.

30 Mayıs 2018 Çarşamba

Hosam Aiesh

Hosam Aiesh (14 Nisan 1995 - Östersunds - Kanat Bek, Sağ Kanat, Kanat Forvet)



14 Nisan 1995’te, vakti zamanında Filistin’deki savaş nedeniyle İsveç’e göç eden Ürdünlü bir anne ile Suriyeli bir babanın çocuğu olarak dünyaya gelmiş Hosam Aiesh. İsveç’in Göteborg şehrinde büyüyen bu genç arkadaş, futbol konusunda belli bir seviyeye gelince milli takım tercihini Filistin yönünde kullanmayı tercih etmiş. Sosyal medyadan kendisine Filistin milli takımını seçmesi yönünde birçok mesaj almasının kendisini çok duygulandırdığını söyleyen Aiesh, bu yıl Arsenal karşısında attığı golle, Avrupa Ligi’nde gol atan ilk Filistinli futbolcu olarak da tarihe geçmişti.




Henüz 15 yaşına gelmemişken Werder Bremenle, sonrasında ise sırayla Lyon ve Twente ile deneme antrenmanlarına çıkan Aiesh, özellikle Twente denemelerinde çok beğenilmesine karşın kalçasındaki sakatlık nedeniyle transferin kıyısından döndü. Aslına bakarsanız bu ve benzeri sakatlıklar Aiesh’in en büyük handikaplarından biri ki benim de kendisiyle alakalı düşeceğim olumsuz notların arasında var bu.

Hacken alt yapısına gelip A takım seviyesine ulaştıktan sonra bir türlü beklenen patlamayı yapamayan Aiesh’in imdadına yetişen, son dönemin fenomen hocalarından Potter olmuştu. 2013 yılında katıldığı Mariedal Kupası’nda oynadığı 13 maçta 31 gol atarak herkesin dikkatini çeken fakat Hacken’da bir türlü hak ettiği süreleri alamayan Aiesh, Göteborg’ta tanıştığı Potter’in kendisini sadece futbol olarak değil zihinsel olarak da çok geliştirdiğini söylüyor. Östersunds forması giymeye başlayıp oyununu bu denli geliştirmesindeki en büyük yardımcılarından biri Potter olmuş. Potter hocanın kendisini kanıtlayıp geldiği noktayı düşünürsek bu pek şaşırtıcı değil. Potter’in, potansiyeli bu kadar yüksek bir genci 2014 yılının sonunda bedavaya transfer ettiğini de söyleyelim zira şimdilerde birçok takımın dikkatini çeken Aiesh’in o dönemde bir ücret ödemeden kadroya katılmış olması benim nazarımda büyük bir başarıdır.



Kariyerinin başlarında, henüz 17-18 yaşlarındayken gereksiz agresif bir futbolcuydu Aiesh. Hatta Hacken alt yapısında forma giydiği bu yıllarda fazlaca kırmızı kart görmüşlüğü de vardı. Yaşı ilerledikçe ve özellikle de Potter ile çalışmaya başladıktan sonra kendisini bu konuda dizginledi. Sağ kenar çizgiyi boydan boya kullanmayı çok seven Aiesh, birebir pozisyonlarda rakibinin üstüne gitmekten hiç çekinmiyor. Çalım yeteneğini kullanma arzusu kendisini fazlaca ikili mücadelelerin içinde bulmasına sebep oluyor. Kısa boyuna rağmen fizik açıdan ayakları sağlam şekilde yere basan genç oyuncunun bu yönüne hızını da katarak rakiplerine üstünlük kurduğu pozisyon sayısı bir hayli fazla.

Sağ çizgiyi kullanmayı sevdiğini söylediğimiz Aiesh, kaleden uzaktan ortalar yerine daha çok sıfıra inerek ortalar yapmayı seviyor. Hatta sıfıra indikten sonra yaptığı eylemi ortak yapmak değil pas vermek olarak nitelersek daha doğru olur. Görerek, bilerek arkadaşlarını gol bölgesinde topla buluşturmayı düşünüyor. Serseri ortalardan ziyade görerek verilen gol paslarının bir hayli değerli olduğunu söyleyebiliriz. Zaten istatistiklerdeki orta denemelerinin %77’sinin yere yakın olması da bu yönünden dolayı.



Çizgide oynamayı seven bir kanat oyuncusu olmasına rağmen Quaresma gibi topsuz oyunda tehlikeli bölgeye girmeyen bir yapısı yok Aiesh'in. Ters kanattan gelen topları değerlendirmek amacıyla ceza alanına koşular yapıyor. Attığı birçok gol var bu şekilde. Östersunds’daki taktik esnekliği bir getirisi olarak bir çok maçta winger back olarak da oynadı. Potter hocanın kendisine kattığı değerlerden biri bu. Ofansif bek rolünde fazlaca rol alan Aiesh, bu defansif rolü de zamanla benimsedi. Bunun özellikle kendisine savunma anlamında kattıkları çok fazla. İkili mücadelelerde ayakta kalmayı başarması bu yönünün gelişmesiyle olmaya başladı diyebilirim. Gerek 3’lü, gerekse 4’lü savunma düzenlerinde bolca oynamışlığı var. Yine Östersunds taktik esneklik buradaki ana etken.

Rakibini 1’e 1 yakaladığında çalım denemeleri fazlalıkta. Bu çalımları göze hoş gelen estetik hareketlerle değil daha ziyade hızı ve gücüne güvenerek yapıyor. 3.bölgede yaptığı çalım denemelerinin %70’e yakın kısmında başarılı olduğunu görüyoruz. Bunları içe doğru değil daha ziyade çizgiye doğru yapıyor yukarda da belirttiğim gibi. Bu çalımların çizgiye doğru ağırlıkta olmasının ana sebeplerinden biri olarak sol ayağını fazla kullanmamasını gösterebilirim. Sağ çizgideyken sağ devrilerek çalımlar atması bu bakımdan.



Kendisini sağ çizgide sık sık unutturmayı başaran Aiesh için düşebileceğim olumsuz notların başında sakatlık durumu var. Detaylarını çok bilemesem de uzun yıllardır takip ettiğim lig özelinde birçok maçı sakatlığı sebebiyle kaçırdığını hatırlıyorum. Transfer etmeden önce sakatlık geçmişini iyi kontrol etmek lazım. Sol ayağını fazla kullanmaması, zaman zaman ikili mücadelelerde aşırıya kaçan müdahaleleri ve bitiricilik sıkıntısı diğer sayabileceğim olumsuz yanları. Gol atmaktan ziyade gol attırmak önceliği olan oyuncu olduğunu net olarak ifade edebilirim. Çizgide oynamayı sevdiğinden kenardan savunma arkası koşusu pek yapmıyor. Attığı gollerin büyük kısmı ters kanattan gelen ve diğer kanada yakın düşen ortalar.

Sakatlık sorunu yaşamayan bir Aiesh, mevcut yetenekleriyle oynadığı takıma önemli katkılar verebilecek bir isim. Transfer eden takımın, oyuncuyu kendisiyle yakından ilgilenen bir hocaya emanet etmesi bence önemli. Kafa olarak uyum sorunu yaşayan bir Aiesh bu anlamda sıkıntı yaşayabilir. Kafası rahat olduğunda ise verebileceği çok şey var. Özellikle ligimizde belli ölçüdeki takımlara iyi katkı verebileceğine inanıyorum. Kendisinin birkaç maçını sadece ona odaklanarak izlerseniz bana hak verirsiniz. Henüz yaşı genç, daha iyi bir takıma transfer yapacağını düşünüyorum.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder