19 Kasım 2015 Perşembe

Rasmus Falk Jensen


Danimarka A Milli formasını sırtına geçirmiş, u21 takımıyla Avrupa Şampiyonası yarı finali oynayarak vitrinini üst seviyeye taşımış yetenekli bir oyuncu şüphesiz çok önemli kulüplerin radarına girmiştir, Yinede farkındalık yaratabilmek adına Haziran 2016'da sözleşmesi bitecek olan Rasmus Falk Jensen'den bahsedicem. Odense'nin kanat forveti Rasmus Falk, 15 Ocak 1992 tarihinde dünyaya geldi. Futbola Middelfart Gymnastik & Boldklup alt yapısında adım attı. Yetenekleri farkedilince Odense takımının yolunu tutarken 2010 yılının Mayıs ayında ilk defa Aarhus deplasmanında süre alarak A takımda forma giyme şerefine erişti. Bir sonraki sezonun sonuna doğru ise yavaş yavaş kadrodaki yeri netleşmeye başladı. 2011-2012 sezonunda ise takımın değişilmezleri arasında yer almaya başlayarak 27 maçta süre alıp 4 gol, 2 asistlik performans sergiledi. Danimarka futbolunun yetiştirdiği, alt yapılarda tespit edilen özel yetenekleri gibi aniden fırlayan bir kariyeri yoktu belki fakat her geçen sezon daha fazla üstüne koyuyordu. Takvimler 2012'nin Aralık ayını gösterirken geçirdiği sakatlık ile 4-7 hafta arasında futbol oynamaması bekleniyordu fakat neredeyse 7 ay kadar sahalardan uzak kaldı. Kariyerini şekillendirmek isteyen bir oyuncu için çok uzun bir süre olduğu kesin. O dönemde Midtjylland akademisinin vitrin yaptırdığı Pione Sisto'nun gölgesinde kalmaktan kaçamadı. Sisto, Falk'a göre özel yetenekleri daha fazla olan bir oyuncu olabilir fakat o uzak kalma olmasa ligde öne çıkma adına işler biraz değişebilirdi. Rasmus Falk Jensen'in kariyerini tekrar düzene koyabilmesi bile önemli bir şanstı. Açıklamalarından görebildiğim kadarıyla bunda babasının payı fazla.

Babasından bahsetmişken Middelfart dönemlerine geri gitmemiz gerek. Çok önemli sporcuların yetiştiği, 100 yıldan fazla geçmişe sahip olan önemli bir eğitim kulübü diyelim. Rasmus Falk Jensen bu kulüpten yetişirken en yakın arkadaşı şu an Tottenham forması giyen Christian Eriksen'di. Ufak yaşta beraber eğitim gördüler, başarılar kazandılar. Hatta o takımın antrenörüde Eriksen'in babası Thomas'ken, Falk'ın babası Erik'te özel eğitmen olarak destek veriyordu. Birlikte badminton oynayan, tepelere tırmanan, futbol oynayan ve okuyan iki yakın arkadaşın en büyük hayali iyi futbolcu olabilmek ve Danimarka Milli formasını beraber terletebilmekti. Birlikte Odense akademisine adım attıktan sonra 2006'da Chelsea akademisinden davet alıp birlikte denemeye katıldılar. Bir önceki yıl akademi takımıyla yarı final oynamışlar, o turnuvada Eriksen en teknik oyuncu seçilmişti. Eriksen'in Ajax tarafından 2008 yılında transfer edilmesiyle yolları ayrıldı. Zamanla kariyerlerini şekillendirmeye çalıştılar fakat A Milli Takım'da beraber yer almaları 2013 yılında Malta ve Ermenistan ile oynadıkları eleme maçlarını buldu. Sonunda hedeflerini başarmaları önemliydi.

Christian Eriksen kariyerini üst seviyelere çıkarmış bir isim fakat Rasmus Falk'un yaşadığı önemli sakatlıktan sonra tekrar ritim bulması ve eskiye göre çok daha iyi işler yapması çok önemli. Futbolu çok sevdiğini verdiği röportajlarda dile getirirken bunu saha içi karakteriyle görmek mümkün. Bu yıl sezonun yarısı geride kalmak üzereyken 15 maçta 1 gol üretip 8 asist yaptı. Dolu dolu 5 yıldır Odense A takımının formasını terleten Falk, 150 maç sınırına yaklaşırken 50 golede asist yada skor olarak katkı koydu. Lig ve Kupa maçlarında henüz kırmızı kart görmemeside saha içi sakinliğini gösteriyor.

Özellikler & Transfer Durumu

Oyun tarzı olarak Türk Futbolu içerisinde Falk'a en yakın örnek Olcay Şahan olsa gerek. Fakat Olcay'a göre oyun görüşünün, tekniğinin daha gelişmiş olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Yetenek olarak çok daha önde bir oyuncu. Çeviklik ve dengede kalma konusunda da biraz daha öndedir fakat kuvvet olarak Olcay daha baskın olabilir. En büyük benzerlikleri topla hızlanmaları. Falk, ayak yeteneği sayesinde çok zor pozisyonlardan alnının akıyla çıkabiliyor. Olcay'ı Falk'tan daha iyi yapan yön ise şüphesiz savunma anlamında takımına daha fazla katkı vermesi. Fakat 23 yaşında olan ve takım dengesi çok bozuk olan Odense'de oynayan Falk'ın daha doğru kurgusu olan bir takımda defansif anlamda pozitif etkileri olabileceğini düşünüyorum. Çünkü enerjisi çok yüksek ve fiziksel anlamda 90 dakikayı benzer tempoda oynayabilen bir oyuncu. Çok hızlı olan Falk'a açık sahada yetişmek kolay değil. Dar alanlardan da başarıyla çıkabiliyor. Topu rakip kaleye kolayca taşıyan Falk, ikili mücadelelerde ayakta kalmayı başarabiliyor. Geliştirmesi gereken yönlerinden biri şut. Bazen iyi şutlar çıkarırken bazende çok kötü şutlarla emeğini boşa harcayabiliyor. 1.80'e yakın boyu olan ve iyi bir anatomiye sahip olan Falk'ın iyi zıpladığını söyleyebiliriz. Ceza saha içi ve dışına gelen uzun toplara doğru sıçramalar yaparak bulunduğu bölgeyi karıştırabiliyor. Yazının başında belirttiğim gibi Falk'ın sözleşmesi Haziran 2016'da sona eriyor. Odense taraftarı kalması en azından Brondby'e transfer olmamasını (ismi anılıyor) istiyor fakat ne olacağı henüz belirsiz..Falk'ın yine yurt dışından da talipleri var ve bence yeni bir sayfa açmasınında zamanı geldi. Artık kariyerine Danimarka Futbolu dışında yön vermeye çalışmalı. İki çizgide ve forvet arkasında görev alabilen Falk, Türkiye Süperlig'in de her takımın kadrosunda yer alabilecek ve bir çoğunda direk oynayabilecek özellikte bir oyuncu. İncelenmesini tavsiye ederim. Attığı iyi bir golle bitirelim