15 Ekim 2015 Perşembe

Bjørn Inge Utvik



Rekabetin saha dışına içinden dışına taşındığını hissettiren hikayelerden birinin başrolünde yer alan oyuncudan bahsedicez. Haugesund-Sogndal birbirlerine yakın şehirler ve özel seviyede olmasa bile arada bir rekabet söz konusu. Bjorn Inge Utvik, Haugesund alt yapısında yetişirken profesyonel seviyede sadece 1 maç yapıp (kupa maçı) Sogndal'a Fosshaugane Campus'ün yolunu tutmuştu. Haliyle bu transfer o dönemlerde Norveç basınında yer edinmişti, Türkiye'de bu tip olaylar yaşandığında çıkan patırtıyı düşündüğümüzde burdaki kıvılcım seviyesinde tabi ama önemli bir transfer gelişmesiydi. Utvik'i keşfeden, gençleri oynatmaktan çekinmeyen anlayışıyla bilinen eski Göteborg menajeri Jonas Olsson. Zaten transfer tamamlandıktan kısa bir süre ilk 11 şansı vermeye başladı ve 2. maçında Haugesund deplasmanında oynatarak bir nebze oyuncusunu mental olarak test etme şansı buldu. Utvik'in zihinsel olarak sıkıntı yaşamaması oyununa pozitif etki etmiş ve alınan galibiyette ödülü olmuştu. Utvik bu galibiyeti henüz başında olduğu futbolculuk kariyerinin önemli yerlerinden birine koyduğunu belirtiyor.

28 Şubat 1996 doğumlu genç yetenek böyle bir transfer hikayesinin içerisinde yer alırken yaptığı seçimden asla pişman olmadığını söylemişti. Ayrıca Sogndal'ın geçmişte Per Egil Flo ve Even Hovland gibi isimleri pazarlaması ayrı bir etki yaratmış. Onun futbol oynama hayali kurduğu Bundesliga için Sogndal'ın ilk basamak olabileceğine inanıyor. Devamlılık kazandığı bir kulüpte oynaması büyük avantaj. 19 yaşında olan yetenekli savunmacı şimdiden 64 maçta görev almış durumda. Ayrıca 2011'den itibaren 15-21 yaş milli takımlarında 37 defa görev aldı. Bu yaştaki oyuncu için önemli tecrübeler. Yazının başında Haugesund'ta sadece 1 resmi maç oynadığını yazmıştım. Onu da ilk kulübü olan Avaldsnes'a karşı oynaması ilginçti. İngilizce kaynaklarda pek rastlamadım ama Utvik Haugesund'tan önce Avaldsnes'ta da eğitim almış. Kendisini sadık, sakin ve kararlı düşünce yapısına sahip olarak görüyor. Gerçekten bunu oyununda hissetmek mümkün. Norveç Ligi'nde izlediğim agresif oyunculardan biri ve pozisyon içerisinde kararlı. Henüz kırmızı kartla tanışmadığınıda aktarayım. Utvik'in favori takımı Chelsea iken rol modeli ise Thiago Silva. Bu arada daha önceki yazılarımızda bahsettiğimiz MOT Prisen ödülüne aday gösterilmişti. 18 yaş milli takımıyla kazandıkları İskandinav master ünvanı dışında kariyerinde yer alan en önemli anlardan biriside budur.
Özellikler-Transfer Durumu

Öncelikle yaşının üstünde olgunluk ve sakinliğe sahip olduğunu söylememiz gerek. Ayrıca lider özelliğine fazlasıyla sahip. Takımın savaşan ve arkadaşlarını motive eden oyuncularından. Düşünün Hannu Patronen veya Azar Karadas gibi bu seviyelerde artık papazın tecrübelisi durumuna gelen isimlerle yan yana oynadığı dönemde saha içi varlığını hissettirmişti, kolay bir şey olmadığını düşünüyorum. Liderlik özelliklerinin yanına agresiflik ekleyebiliriz. 1,83 boyunda olan Utvik'in yüksek toplarda etkili olabildiğini söyleyebiliriz. Duran toplarda 6 pas ve çevresinde joker oyuncu olabiliyor. Temastan kaçınmayan ve her topa kafa, tekme koymaya çalışan bir görüntüsü var. Güçlü ve hızlı bir oyuncu olduğunu söyleyebiliriz fakat fiziksel gelişimini sürdürmesi gerekiyor. Bahsettiğimiz pozitif durumlar önemli olsada çatısını kuvvetlendirmediği sürece daha üst sınıf liglerde sıkıntı yaşama ihtimali artacaktır. Aynı zamanda topla ilişkisi daha iyi seviyelere gelmeli ve sol stoper oynatıldığını düşünürsek sol ayağı üstüne biraz daha eğilmeli. Özellik ve saha içi tecrübesi olarak atlaması gereken eşikler olduğunu düşünmekle birlikte gelişime açık, potansiyelli bir oyuncu olduğu gerçek.Sogndal ile olan sözleşmesi 2015 sonunda bitecek. Takip edilmesini tavsiye ederim.

13 Ekim 2015 Salı

Ole Selnæs


Ole Kristian Selnæs, 7 Temmuz 1994'te Norveç'in Trondheim şehrinde dünyaya geldi. Fakat babası Ivar Selnæs, Skjetten takımının antrenörlüğünü yaptığı için yaşamını Lilleström'de sürdürdü. Ole Selnæs'in babası Rosenborg'un eski kalecilerinden. Selnæs'in futbol kökenli bir aileden yetiştiğini söyleyebiliriz. Futbol eğitimine Skjetten takımının alt yapısında başlarken ailesi Trondheim şehrine dönüş yapınca Sverresborg kulübüne katıldı. Müthiş sol ayağı ve orta sahada defansif meziyetleriyle dikkat çeken Selnæs, 2009'ta Rosenborg alt yapısına katıldı. Doğduğu şehrin takımına yükselmesi önemliyken 2011'de u19 liginde Norveç şampiyonluğu yaşayarak kariyerinin ilk büyük sevincini yaşadı. Yine aynı dönemde Next Gen Series turnuvasında Rosenborg takımının Mushaga Bakenga ile beraber dikkat çeken isimlerinden biriydi. O turnuvada Aston Villa stadyumu Villa Park'ta oynadığı maçı unutamadığı anların arasında saymayı unutmuyor. Yeteneklerini Rosenborg akademisinde geliştiren Selnæs, 2012'de önce pre season çalışmalarında yer alırken ardından profesyonel yapıldı. Onu A takıma layık gören hoca ise şu an Halmstad'ı çalıştıran Jan Jönsson.

''Çok hızlı gelişim gösterdi. Beni şaşırtmadı.'' Bu sözler İsveç'li teknik adamın ağzından döküldü. Jönsson'un çok başarılı bir Rosenborg kariyeri olmasa bile cesaretli bir koçtu. 1 hafta önce prof yaptığı Selnæs'e Lilleström deplasmanında ilk defa süre tanımış, yine bu maçtan 1 hafta sonrada 11 başlatmıştı. Kadroda şans almaya başladıktan sonra yaşadığı sakatlıklar formadan bir süre uzak kaldı. Önünde Markus Henriksen ve Issah gibi iki önemli kozun olduğunuda hatırlatmamız gerek. Yinede sezon içerisinde bolca süre alan Selnæs, geçen yılın ortalarından beri (Kare İngebrigtsen'in göreve geldiği tarihlere denk gelmesi gerek) takımın değişilmezlerinden biri olmuş durumda. 16 yaş altı Milli takımından itibaren Norveç Genç Milli formalarını düzenli olarak giyen Selnæs, 19 yaş altı takımında kaptanlık yapma şansı da edinmişti. Rosenborg'ta ki başarılı performansı sonrası A Milli formaya layık görülen yetenekli ismin devamını getirmesini bekliyorum.

Bu süreç içerisinde Ole Selnaes'in kazandığı başarılardan biriside Statoils Genç Yeteneği ödülünü alması. Bu ödül TV2, Norveç Futbol Federasyonu ve Statoils tarafından organize edilmekte. 2013'ün Haziran ayında bu ödüle layık görülen Selnæs, gelişimi adına kullanması için verilen 50 bin kronluk ödülüde Trondheim'da yetiştiği kulüp olan Sverresborg'a bağışlamış. Vefasını gösteren Ole Selnæs'in idol olarak gördüğü oyuncuların başında Xabi Alonso geliyor. Çoğu Norveç'li gibi bir İngiliz takımını seven Selnaes'in Premier Lig'ten tuttuğu takım Manchester United, sevdiği oyuncu ise Rooney. Arkadaşlarıyla FIFA oynamayı sevdiğini söyleyen Selnæs'in ufakken en çok hoşlandığı şey ise Hotel Caesar televizyon dizisini seyretmekmiş. Hatta iş farklı boyutlara gitmiş ve ufak bir rol alması dahi düşünülmüş. Kendini açık ve meraklı biri olarak tanımlayan Ole Selnæs'in oyun karakterinden bahsetmeye çalışalım.

Özellikler - Transfer Durumu

Avrupa futbolunun fazla takip edilen ligler arasında Norveç olsa, Rosenborg en formda takımlar arasında top 5'te gösterilirdi. İzleyenlere zevk veren, üstelik hedef odaklı müthiş futbol oynadıklarına inanıyorum. Lig şampiyonluğunu almak üzerelerken, Norveç Kupası'nda finale yükselip Avrupa Ligi gruplarına kalmayı başardılar. Ole Selnæs'te bu yapının en önemli parçalarından biri durumunda. İyi bir anatomiye sahip, 1.90'a yaklaşan bir boy, kuvvetli ve orantılı bir vücut yapısı. Ligin en iyi pasörlerinden biri olduğunu söylememiz gerek. Raket gibi bir sol ayağı var. Ayrıca pozisyon içerisinde sakin kalmayı başarabiliyor, yaşına göre olgun. Uzun, kısa veya çapraz toplarda başarısı oldukça fazla. Takımı 4-3-3 oynarken sahanın enine doğru yayılmada attığı uzun pasların faydaları hissediliyor. Bu konuda istatistiklere ulaşabilsek eminim çok iyi seviyelerde çıkardı. Ceza sahası dışından önemli bir şut tehtidi. Tekniği yüksek ve oyun görüşü iyi olan bir yetenek. Kuvvetten bahsettik fakat oyunundaki en büyük eksiklik saldırganlığının yeterli düzeyde olmaması. Milli takıma yükseldiği ve Avrupa Ligi oynadığı bu süreçte agresifliğini arttırması gerekiyor. Pozisyon alma konusunda iyi olduğunu düşünsemde markajda özel meziyetleri yok. Biraz daha saldırgan oynadığında bu konuda gelişim gösterebilir.. İdol olarak gösterdiği Xabi Alonso'ya göre kuvvet ve hız konusunda daha iyi olsa bile teknik anlamda henüz o seviyelerden geride. Tabi henüz 21 yaşında olduğunu ve gelişime açık olduğunu unutmamak gerek. Zaten karşılaştırma yaptığımız oyuncu da elit seviyede bir isimdi. O seviyelere gelmek kolay değil fakat Avrupa futbolunun yüksek kalite liglerinde forma bulabilir. Mevcut eksikleri az ve kapatılabilecek düzeyde. Takibe değer bir isim olduğuna inanıyorum. Rosenborg ile kontratı 2017 sonunda bitecekken muhtemel değeri 2-3 milyon euro arası.