.

13 Ocak 2015 Salı

Nabil 'Nabbe' Bahoui


İsveç Banliyoleri, hatta olayı biraz daha daraltayım Stockholm banliyöleri biraz olsun futbolu yada farklı konuda İsveç'i araştırma gereği duyan insanların denk geldiği bir kavram olabilir. Genelde göçmenlerin yaşadığı, maddi olarak düşük seviyede olan kesim diyebiliriz. Burada yaşayan gençlerin bir çoğu zor şartlarda futbolla hayatlarını kurtarmaya çalışıyorlar fakat bu şans bazılarına gülebiliyor. Beşiktaş'ın son transferi Alexander Milosevic bu şansı bulan isimlerden. Ülkemize uğrayan diğer isimlerden biride Martin Mutumba.. Bugün yazıda bahsedeceğimiz namı değer 'Nabbe' yani Nabil Bahoui'de 5 Şubat 1991'de Stockholm'de dünyaya gelmiş Fas'lı bir ailenin oğlu. Vastertorp'ta büyüyen Nabbe, futbola küçük yaşta Stockholm'ün Hagersten ilçesinin Malarhöjdens IK takımında başlarken ardından şehrin büyük takımlarından Hammarby ve Tellusborg bölgesi takımı IK Tellus'un alt yapısına dahil oluyordu. Hem okul eğitimini sürdürürken hemde futbolu bu takımlarda öğrenme şansı edindi. Arkadaşları ilk okul zamanlarında ona Nabbe lakabını takmışlar. Röportajlarının birinde 'Keşke Ronaldinho deselerdi' demişti. Lakapta o zamandan geliyor. Normalde böyle bir yeteneğin Hammarby'de devam etmesi beklenebilirdi.

Şehrin efsane takımlarından biriyle eğitim görmek varken tarihinde önemli bir başarısı olmayan Brommapojkarna'ya geçiş yapması sorgulanabilir fakat en mantıklı hareketlerden birini yapıyor. Brommapojkarna, Stockholm'ün 4. büyük takımı fakat büyük kitlelere hitap etmeyen yetiştirici rolde olan bir kulüp yapısına sahip. Onları ön plana çıkaran en önemli özellik 2007 yılında her yaş kategorisinden 247 takıma ve 3000 oyuncuya sahip olmalarıydı. Alt yapı eğitimine ne denli önem verdiklerini buradan görebiliriz. Zaten o zaman bu açıdan Avrupa'nın en büyük futbol kulübü unvanını almışlardı. Geniş bir oyuncu yelpazesinde yetenek çıkarmalarını doğal karşılaşayan kesim olmasını anlayışla karşılıyorum fakat bunları gözden kaçırmayıp ön plana sunmakta başlı başına bir yetenektir. Nabil Bahoui burada yaklaşık 5 yıl kadar eğitim alırken yetenekleriyle dikkat çekiyor. A takıma ise 2008 yılında yükseliyor. İlk kez Superettan'da Qviding'i 3-0 yendikleri maçta 3 dakika görev alıyor. 16 yaşında prof seviyede oynaması tabi onun adına önemli bir gelişme fakat o yıl en büyük başarıyı JuniorAllsvenskan'ı kazanarak elde ediyor. 26 Ekim'de Vasalunds karşısında finalde 3 gollü bir galibiyet alırlarken Nabil Bahoui attığı 2 golle maça damgasını vuruyor. (Fotoda kupa sevincinde ok işaretiyle gösterdiğim isim Nabbe.)

Brommapojkarna o sezon sonunda A takım ile Allsvenskan biletini alma başarısıda gösteriyor. Genç isim ilk Allsvenskan deneyimini  Hacken karşısında bulurken ilk golünü Gefle filelerine gönderiyor. O sezon lig ve kupada toplam 9 maçta forma bulurken 2 gol atıyor. Bir sonraki sezon ise yine direk oynamakta zorlanınca tecrübe kazanması için Stockholm şehri takımlarından Vasby'e kiralanıyor. Yeni adıyla AFC United, Stockholm takımlarından gençleri kiralayıp A takıma seviyesine hazırlayan rolde olan bir kulüp. Bahoui burada 8 maçta forma bulurken 1 gol buluyor. Trollhattan ağlarına gönderdiği golü kariyerinin en iyi golü olarak adlandırmakta.

Kariyer Golü

Vasby tecrübesinden sonra yavaş yavaş Brommapojkarna seviyesine gelmeye başlıyor. 2011'de 13 maçta görev alırken 2012'de 28 maçta attığı 15 golle tüm dikkatleri üzerine topluyor. Kulübüyle sözleşme uzatmayan Nabbe, şehrin yarışmacı ve en büyük takımlarından olan AIK'e 3.5 yıllık imza atıyor. O zamanın şef scoutı şimdinin sportif menajeri Björn Wesström onun için '' Nabil'i yıl boyunca izledik, bir çok pozisyonda oynama bilgisine sahip ve özelliklerini gösterdi. Patlayıcı koşuları iyi, bire birlerde etkili ve son vuruş özelliği yüksek bir isim.'' demişti. İlk sezonunda AIK forması ile 29 Allsvenskan maçında 7 gol, 7 asistlik performans sergiledi. Bu yıl ise gol sayısını 2'ye katlarken 7 asist ile sezonu kapattı. Bahoui ilk kez 2010'da İsveç u19 formasını giyerek Milli olurken ilk A Milli deneyimini 2014 yılında geçiriyor. İsveç Milli takımını tercih ederken Mohamed El Kabir ve Tobias Sana'nın fikirlerini almış. Ocak aylarında İsveç'in Kuzey Ligleri'nde forma giyen oyunculardan oluşturduğu Milli takım ile Moldova'ya karşı forma giyerken 1 asist yapıyor. İlk eleme maçını ise Rusya karşısında oynuyor. Normalde Avusturya önünde oynaması bekleniyordu fakat Estonya hazırlık maçında yaşadığı kasık sakatlığı buna engel olmuştu. Naboui, AIK'ten Milosevic, Mutumba ve Quaison gibi isimlerle çok iyi anlaşıyordu. Hayalindeki takım ise Marsilya'mış. Bu beğenisinin temelinde ülke futbolunda Kuzey Afrika'lı oyunculara eğilim göstermesi yatarmış.

Alerji Sorunu

Nabil Bahoui'nin parladığı dönemlerde akıllarda kalan büyük bir sakatlık sorunu yaşadığını söyleyemeyiz. Bir kaç satır önce kasık problemi yaşadığını söylemiştim fakat 1 ay sonra Milli maç oynayarak bu durumun çokta büyütülecek bir şey olmadığını gösterdi. Bahoui'nin en büyük sağlık sorunu alerjisi. Polenler başta olmak üzere yazın bazı maddelere karşı ciddi alerji problemleri yaşadı. Hatta bazı maçlarda ve idmanlarda bu yüzden ciddi performans düşüşleri yaşadığını belirtir. Sonradan ilaç tedavisiyle bu sorunun etkilerini düşürmüş. Devam ediyor mu bilmiyorum fakat geçmiş dönemde her gün hap kullanarak alerji sorununu atlatmaya çalışıyordu. 

Pozisyon Artı ve Eksikleri

Nabil Bahoui, 1,88 boyunda ve 80 kilo civarında bir oyuncu. İki kanatta winger olarak yada çift forvet düzeninde serbest/2. forvet rolünde görev alabilir. Zorlanırsa pasör özelliğinden dolayı 4-3-3'ün merkez orta sahasında bile oynar.  Sol üstte Zlatan İbrahimovic ile olan fotoğrafından anlaşılacağı üzere kısa bir oyuncu değil. Bu boyda bir oyuncu için hızlı ayaklara sahip. Ayak oyunları ve fizik hamleleriyle çalımlar atar. Normalde sağ ayağını kullanır fakat sol ayağıda oldukça kalitelidir. Rakibin üstüne sağ ayakla giderken bir bakmışsınız sola çekip ortayı ceza sahasına göndermiş. Uzaktan iyi şut atar, Ronaldo tarzı ayak üstü frikik kullanır ve isabet sağladığında kaleciler açısından tehlike içeren vuruşlardır. Bunları uzun uzun sayabiliriz, izleyeceğiniz maçlar hatta kısa videoları bile daha önce hiç izlememiş olana bir yorum getirme şansı sunar. Ben onun bazı temel eksikleri yada sürekli olarak yapamadığı yanlarından bahsetmek istiyorum. Bahoui'nin en büyük sıkıntısı maç içerisinde kopukluklar yaşamasıdır. Gözlerinizin onu aradığı anlar olur ve oyuna katkısı olmayabilir. Tabi bu anlarda olmadık bir şut ile ortayada çıkabilir veya kendine geldikten sonra sorumluluk alarak maçı alan isimde olabilir. Yinede etkinliğini daha geniş aralıklara yaymalıdır. Bazen savunma yardımları yapar ama bunu sürekli olarak gerçekleştirmez. Maç seçtiğini düşünüyorum. Kısmen zayıf takımlara karşı geri dönüş gereği duymadığı anlar görürüz ama Allsvenskan'ın zorluk seviyesi yüksek maçlarında defansif yardımları olur. Tabi devamlı olarak yapsa çok daha iyi olacak. Zihinsel bir problem olarak algılayabilir miyiz ? Bir wingera göre iyi pozisyon aldığını düşünüyorum.  En büyük eksiği topla fazla oynamasıdır, bu tip yetenekler için klasik hastalık olsa gerek. Bu anlarda baskıda kararsız kalıp denge problemi yaşadığı görülür ve top kayıpları yaşar. Bunu azaltırsa yararına olacak. Allsvenskan seviyesinde çok büyük bir kuvvet problemi yaşadığını söyleyemeyiz fakat Milli takım düzeyinde bu açıdan kendini henüz ispat edemedi. Hala fizik kuvvet açısından eksikleri olduğu söylesek yanlış olmaz. Bu konuda biraz daha gelişime ihtiyacı var. 


Oyun Kurulumu 

Ayaklarına çok güvendiği için bir oyun kurucu gibi savunmaya kadar gelir ve oyun kurar.



Normalde 4-4-2 oynadıkları bir maçta 2. forvet rolünde fakat sol winger olarakta pozisyon alıyor. Defans ve merkez ikili oyun kurulumunda sıkıntı yaşayınca soldan gelip top istiyor.


Topu alıp merkeze geçti. Orta sahaya yanaşacak.



Pası attığı isim hata yapmasa dikine bir hücuma başlamış olacaklardı. Bunu farklı maçlarda yapar. Örnekleri çoğaltmak mümkün. Çizgide beklemeden oynayan bir kanat olduğunu gösteriyor.

Savunma Yardımı

Belli maçlarda yaptığına şahit olduğumuz savunma yardımlarına 2 örnek vermek istiyorum.


Göteborg deplasmanında ev sahibinin baskılı olmaya çalıştığı ilk anlar diyebiliriz. AIK'in saha içi dizilişi ortada. 4'lü savunma önünde merkez ikili ve önde kalmış ofans elemanları. Eğer hücumdan savunmaya destek olmazsa merkezin pozisyona doğru kaymasıyla beraber merkez alanda ciddi boşluklar oluşabilecek. Nabbe yardıma yetişiyor.


İlk baskı sonrası takımının pozisyon almasına yardımcı oldu. Mahlangu bu seferde bekini oyuna sokmaya çalışacak. Bahoui'nin yardımı sürüyor.

Topun kapılmasında ve hücumun başlamasında başrol oynuyor.


Savunma yardımına bir örnek yine aynı maç içerisinde yaşanıyor. Kendisinin ufak bir pas hatası sonrası topu takibi bırakmıyor.


Kararlı şekilde rakibini takip ediyor ve hamle gelecek.


Yaptığı hamleyle topu Milosevic'e kazandırırken pozisyonun geldiği nokta ortada. Dönüşte ufak bir yardımı daha oluyor. Bahoui'nin defansif yardımını gördüğümüz gibi Beşiktaş'lılar Milosevic'in korkusuz çıkışlarından birine daha şahit oluyor.


Video ile yazıyı sonlandırmak planındaydım ama bu sezon izlediğim en güzel Bahoui gollerinden birini daha kısada olsa analiz etmek istiyorum. Göteborg maçında savunmadan gelen diyagonal pası kontrol etti ve ayağına indirdi. 

Göteborg'lu oyuncular baskıya gelince topu merkezden gelen Moro'ya atarken onlarda Johansson ile duvar yaparken merkeze kayıyor.


Topla buluştu. Kennedy'e aktaracak ve ceza sahasına koşu yapacak.


o güzel koşuyu aynı güzellikte bir aşırtma vuruş ile sonlandırıyor. Bire bir oynamasını beklerken aklını kullanıp pasör role geçtiği pozisyonda 40 metrelik oyun mesafesini kısa sürede akıllıca daraltarak takımını 2 farklı üstünlüğe taşıyor. 

Nabil Bahoui, kısa süre önce AIK ile olan sözleşmesini uzattı. Kontratı 2016 sonunda tamamlanacak. 23 yaşındaki yetenekli isim Avrupa'nın elit liglerine açılacaktır, Premier Lig ekipleri başta olmak üzere önemli takımların listesinde olan bir isim. Tahmini bonservis bedeli 1 milyon euro civarında. Bu yıl kuvvet artışı yakalarsa ve oyun içi etkinliğini geniş sürelere yaydığı gibi ekstra işleri fazlaca yaparsa daha özel bir ayak olacaktır. Milli takımın Abu Dhabi kampıyla çalışmalara başladığını belirtip güzel bir video ile analizi tamamlayalım.




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder