.

13 Ocak 2015 Salı

Hem Stoper Hem Bek | Linus Wahlqvist



Norrköping'de amatör bir takım olan Eneby IF takımında yetişen Linus’un Norrköping alt yapısına gelişi 13 yaş civarıydı. Hemen o dönemde ara ara da olsa A takımla antrenmanlara çıkma şansı yakalamıştı Linus. 2014 sezonun Nisan ayında Norrköping formasını ilk kez Allsvenskan seviyesinde sırtına geçirdi. Helsingborg maçında sonradan oyuna girmişti son dakikalarda ki o maç bir başlangıcı da beraberinde getirdi Wahlqvist için. 17 yaşındaki bek, sezon sonuna kadar toplamda 24 maçta oynayacaktı. İlk sezonu için hiç de fena olmayan bir sayı diyebiliriz. Hele sezonun 2.yarısındaki 0-0 biten Helsingborg maçında ortaya koyduğu performans parmak ısırtan cinstendi zira karşısında fırtına gibi bir Accam vardı. Accam'ı sezon boyunca durdurabilen ender isimlerden birisi oldu Wahlqvist. Zaten o performans sonrasında da kulübüyle olan sözleşmesini 2018’e kadar uzattı genç yetenek...

11 Kasım 1996 doğumlu olan Linus Wahlqvist 1.83 boyunda. Alt yaş kategorilerinde fazlasıyla stoper oynayan bu genç isim, İsveç milli takımının alt yaş kategorilerinde de fazlaca forma giydi. U17’de 28, U19’da 14 kez forma giymiş bu zamana kadar ki buralarda da genellikle stoper oynadığını hatırlatmak lazım. Onu daha çok bekte oynatan ise Norrköping’deki hocası Janne Andersson.

Norrköping ile sözleşmesini uzatırken yaptığı bir açıklama var. ‘ Kendimi stoper olarak görsem de, sağ bekte oynarken hücum yönünde kendimi epey geliştirdim.’ Haklı. Hücuma katkısı inanılmaz arttı 1 sene içinde. Defansif meziyetleri stoper olmanın getirdikleri nedeniyle zaten üst düzeydeyken, ofansif anlamda da kendisine kattıkları onu ayrıcalıklı bir oyuncu haline getirmeye başladı. Son 1 senedeki gelişimiyle de bu satırlarda yer vermek istedim kendisine. Ara ara mecburiyetten sol bekte oynadığını ve o halinin de asla yadırganacak seviyede olmadığını söylemek isterim. Savunmanın her bölgesini bu yaşına kadar yeterli sayıda gezmesi ve gezerken de sırıtmaması benim için harika bir detay...

Kendisini sürekli geliştiren ve Norrköping kulübüne büyük saygısı olan bir futbolcu Linus. Küçük yaşlarda kendisine avrupadan gelen teklifleri, sırf buraya olan güveni nedeniyle reddettiği biliniyor. Hocasının genç yaşta kendisine formayı vermesini de yadırgamadı ve kendisine duyulan güveni boşa çıkarmadı. Şimdilik hedefinin 19 yaşını tamamlayana kadar mavi – beyaz formayla ligde en az 50 maç oynamak olduğunu söylüyor...

U17 Dünya Kupası’ndaki performansı, A takıma yükselişi ve U19’da da değişilmezlerden oluşu ile de zaten Linus’un potansiyelini görebiliyorsunuz. Benfica, Sunderland ve Arsenal gibi takımların radarına da boşa takılmadı zamanında zaten. O Dünya Kupası'nı 3.olarak tamamlayan takımın kadrosundaydı ve savunmasıyla ön plana çıkan takımın parçalarından biriydi...

Biraz oyun tarzından bahsetmek lazım Linus’un. Öncelikle yaşına göre çok olgun karakterde olduğunu söylemeliyim. Sahadaki duruşu, tavırları ve konuşmaları bunu net olarak kanıtlıyor. Rakibine her daim yakın oynayan ve ilk müdahaleyi yapan kişi olmaya çalışan bir yapıda. Markaj anlamında puanım epey yüksek olur kendisine. Stoperde kazandıklarını bek oynarken de çok iyi uyguluyor. Aklını iyi kullanması alanı iyi kontrol etmesine de epey yardımcı oluyor. Bunu hücuma katkısına henüz yeterli seviyede yansıtamasa da, zamanla bunu da geliştireceğine inanıyorum. Hava toplarına da hakim ve oyun kuralları içinde sertliğini her daim rakibine hissettiriyor. Bekte oynarken, arkada ara ara boşluklar bırakıyor ancak orada da geri dönüşü sıkıntı olmuyor pek. Çözümü şöyle yapıyorlar; stoperlerin beke kayması sonucu merkezde oluşan boşluklara yaptığı kademeler. Savunma düzeni bilinci ufak yaşlardan itibaren kendisine çok iyi kazandırılmış.

Bek oynarken savunma yönünden çok fazla sıkıntısını sayamam Wahlqvist’in ama hücuma verdiği katkı anlamında bazı negatif yönlerini belirtebilirim. Mesela ayak konusu. Çizgiyi iyi kullanıyor, pas alışverişleri yapıp bindirmelerini devam ettiriyor olsa da, finishing noktasında bariz sıkıntıları olduğu görülebilir. Enerjisi, aklı ve oyundan kopmayışını son pas noktasıyla birleştirememesi bazı topların heba olmasına neden olabiliyor. Bu da stoperden devşirme diyebileceğimiz bir bek olmasından kaynaklı. Hücuma verdiği katkı ve savunmadaki duruşunu birkaç resim ile örnekleyelim istiyorum;


Kırmızı daire içindeki Wahlqvist. Rakibine yine çok yakın. Dikkat ederseniz sol bekte görev alıyor. Dediğim gibi her iki kanatta da oynamışlığı var ilk sezonu olmasına rağmen. Pas kendisine yakın olan rakibine atılıyor.


Wahlqvist tabiri caizse ‘kene’ gibi direkt yapışıyor rakibine. Müdahaleden asla kaçınmıyor. Top rakibe gelir gelmez müdahalesini yapıyor ve...


Sonuç. Top kapıldı, şimdi hücuma çıkma vakti. Enerjisi dediğim gibi yüksek, stoperden çıkma bir isme göre. Topu kapıp takımını hücuma kaldırıyor şimdi de.


Boşa çıkan yeşil arkadaşına pası verdikten sonra durmak yok, pozisyonunu alıp topu tekrardan istiyor ve istediği pası alıyor.


Pası almadan önce Linus ne yapacağına karar verdi bile. Yeşil daire içindeki beyazlının çevresindeki 3 sarılının arasından kendisini gösteren arkadaşını görüp oyunu bir anda başka bir noktaya taşıyor.


Henüz bitmedi. Savunmada topu kapan Linus atağı yönlendirdikten sonra da hücuma katkısını sürdürüyor. Mavi daire içindeki arkadaşına verip hücumu geliştiren Linus, rakip savunmanın dengesini bozmaya yaptığı bindirmeyle devam ediyor. Top bu arada mavi daireli takım arkadaşından yeşil daireliye aktarılyor.


Ve son kare. Linus’un yer aldığı kanadın çizgisini kullandığını gösteren bir başka detay. Takımı yükleniyor ve Linus’u yine o kadrajın içinde görmeniz mümkün.


Top mavi daire içindeki arkadaşa aktarıldıktan sonra olacakları anlayan Linus çizgiye kadar iniyor.


Geliştirmesi gereken noktalardan biri olarak gösterdik Linus’un ortalarını ama burada iyi iş çıkarıyor. Thelin’in altı pas içinde doğru yer alması da işini kolaylaştırıyor ama top golle sonuçlanmıyor.


Hücuma katkısını son 2 kare ile örnekleyeyim. Aynı maçtan dikkat ederseniz kareler. Almadığım daha nice kareler vardı. Norrköping yine atakta ve Linus önünde oynayan arkadaşına alternatif yaratıyor.


Pasın Linus’a atılması ya da atılmaması noktasını tartışabiliriz burada ancak şu bir gerçek; Linus bu koşu sayesinde hem kendisini takip etmesi gereken rakibi kendi sahasına taşıyor, hem de takım arkadaşına farklı tercihler yaratıyor.


Bunların sonuç noktasında kendisine bu yıl çok şey katacağını ve iyi bir takıma transfer yapacağına inanıyorum Linus’un. İsveç Allsvenskan’da sezonun en dikkat çekenlerinden olabilir sakatlık vs olmazsa... 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder