.

15 Ocak 2015 Perşembe

Bayrak Adam | Gustav Engvall

Kalmar’da dünyaya gelen ve bu şehrin Färjestadens Goif takımında yetişen Gustav Engvall’ı en çok isteyen iki takım Kalmar ile Göteborg’du 2011 yılında. Aynı yıl içinde İngiliz ekibi Liverpool tarafından da denenen Engvall’ın çocukluk rüyalarından da biri olmuş o dönemde aslına bakarsınız. Avrupa’da desteklediği takım Liverpool, en çok beğendiği futbolcu Gerrard olan bir genç için rüya gibidir o yaşta Liverpool tarafından denenmeye alınmak...


2011 yılında yerel takımıyla gösterdiği performans kendisini 15 yaş altı milli takımına kadar yükseltmiştir. 2011’in Aralık ayında Liverpool ile denemelere çıkan Engvall denemeleri tamamlayıp İsveç’e döner. 2012’nin başında ise İngiltere’den yine deneme teklifi gelir ve genç futbolcu tekrardan Liverpool’un gözetimine girer. Ancak o dönemde İngiltere’ye transferi gerçekleşmez ve kalan 2 seçenekten birini tercih edecektir Gustav. Ya ülkenin doğusunda kalıp Kalmar’a transfer olacaktır ya da düzenini değiştirip batıya, Göteborg’a gidecektir. 30 Ocak 2012’de karar verilir. 1 Temmuz’dan itibaren geçerli olmak üzere Göteborg’un mavi – beyazı ile 3 yıllık anlaşma imzalar Gustav Engvall ve kariyerinin ilk adımlarını bu şekilde atar. Ne tesadüftür ki tarihler 31 Ağustos 2014’ü gösterdiğinde Göteborg’da oynarken Kalmar ağlarına bir de gol bırakacaktır...

2013 yılında Birleşik Arap Emirlikleri’nde düzenlenen U-17 Dünya Kupası’nda dikkatleri iyice üzerine çekmeyi başarmış bir isim aslında Gustav Engvall. O turnuvayı 3.tamamladı İsveç ve ülkesi ile 3 gol buldu Gustav. Bu performansı da Göteborg’un onunla profesyonel sözleşme imzalamasının yolunu açtı. O dönem Göteborg’un sportif direktörü olan Hakan Mild, Gustav’dan epey umutlu olduklarını ve genç oyuncularıyla 4 yıllık sözleşme imzaladıkları için mutluluk duyduklarını dile getirmişti.

Elbette en başta bahsettiğimiz U-17 Dünya Kupası performansı kariyer gelişiminde etkili oldu Gustav’ın ama bana göre onu Göteborg’un as forveti yapan başka bir detay var...

10 Ağustos 2014. Swedbank Stadyumu’nda Malmö’nün konuğu Göteborg. 1-0 geride takım. Hoca Stahre klasik hamlelerinden birini yapıp genç Engvall’ı yine yedekten kurtarıcı golcü olarak sahaya sürüyor. Vibe ile Göteborg 1-1’i yakalasa da, 83’de yenilen gol skoru 2-1’e getiriyor. Sezon başından beri Vibe’nin yanına adam eklemekte zorlanan Stahre’nin kumarı bu kez tutuyor. 59’da oyuna giren Engvall, 85’de takımına 1 puanı getiren golü şık bir vuruşla atıyor ve işte bu gol onun belki de kaderini değiştiriyor. Hysen’in ayrılışı sonrası Mane, Söder, Sobralense gibi isimlerden bir türlü istediği katkıyı alamayan Stahre’nin forvetteki 2.tercihi oluyor Gustav Malmö maçı sonrasında.

Malmö maçında attığı o gol sonrası formayı kapan Engvall’ın performansı da o maçla beraber artmaya başlıyor. 17 haftada golle buluşamayan Engvall sezonun ilk golünü 18.haftadaki o Malmö maçında atıyor ve kalan 11 maçta tam 7 gol daha bulup sezonu 8 golle tamamlıyor. Yaptığı 2 asistin yanı sıra sezonun son maçı olan Halmstad maçında yaptığı hat-trick ile Allsvenskan tarihinin hat-trick yapan en genç oyuncusu ünvanini da kazanmıştır Engvall...

“Oynamak istiyorum. Oynamadığımda hayal kırıklığına uğruyorum ama mücadele edip savaşmaktan vazgeçmem. Hedeflerim var çünkü.

Çalışkan ve güçlüyüm. Agresif olduğumu da söyleyebilirim Oynadıkça da özgüvenim artıyor. Çok iyi bir sonbahar geçirdim ancak gelen başarı beni değiştirmeyecek. 18 yaşındayım ve 1.ligdeki ilk sezonum. Şu an memnunum ama dediğim gibi daha fazlasını istiyorum. Amacım herkes gibi bir gün yurt dışında oynamak.”

Şimdi efendim oyuncuyla alakalı düşüncelerime şöyle başlamak istiyorum. Futbolu takip edenlerin büyük bir kısmı yeteneğe dikkat eder, yeteneği izlemeyi sever. Doğası ‘zamanında’ şov olarak lanse edilen sporun amacı zaman içinde değişti ya da değiştirildi orasını bilemiyorum ama şu bir gerçek ki yetenek konusunda kısıtlı olsa bile, bu organizasyonun içinde olan yüzlerce futbolcu var ve bu tarz futbolcular yıllarca bu piyasanın içinde olmaya devam edecek. Mesela böyle bir kategori oluştursak benim aklıma direkt Dirk Kuyt gelir. Müthiş bir profesyonel. Yaşı ilerledi ve artık verebildikleri belki azaldı ama bu yaşına kadar ne kadar çalıştığını biliyoruz ve yeteneği kısıtlı olsa da çalışarak ne noktalara gelinebileceğini gösterdiğine şahidiz. İşte konumuz tam da bu. Yeteneği kısıtlı ama buna rağmen hiç işten kaçmayan, çalışkan ve iş ahlakı üst düzey olan bir gençten bahsediyoruz; Gustav Engvall. Israrla bana ‘Gustav Engvall yazını bekliyoruz’ diyen Yiğitcan Ertunç’un şu benzetmesi belki size bir şeyler çağrıştırabilir; ‘Kısa Kenneth Andersson’


Gustav kendisini nasıl bulduğu sorulduğunda araya ‘teknik’ kelimesini de sıkıştırıyor ama bu noktada ona katılmıyor olacağım zira kendisinin potansiyelinden bahsedeceksek şayet teknik, yetenek ya da türevi bir kelimelerini kullanmamız mübalağa olur. Teknik anlamda hiç umut vermiyor ve bunu da Kuyt örneği ile açmamın ana sebebi bu. Gücü, futbola olan bağlılığı, arzusu ve çalışkanlığı en öne çıkan özellikleri. Yine Yiğitcan Ertunç ile sohbet ederken kendisinin Engvall için ‘bayrak adam’ ifadesini kullanmasına da katılıyorum. Bahsettiğim şov kısmıyla işi olmayan, tamamen takımına katkı vermeyi hedefleyen ve iş ahlakı üst seviyede olan tarzda bir isim oluşu, onu bayrak adam yapabilir. Gol bölgelerinde Engvall’dan üst düzey beklentide olmamak lazım gerek fakat bunu diyorum diye de çöp demeyelim kendisine çünkü 11-12 haftada bir şekilde 8 gol atmak kolay iş değil 18 yaşındaki birisi için. U-17 Dünya Kupası'nda attığı 3 gol de cabası. Doğru zamanda, doğru yerde ve çalışmanın meyvelerini alıyor.

Karakteri Kuyt gibi olsa da fiziksel olarak daha çok Toivonen tipinde bir isim Gustav. Karar verme mekanizmasının yüksek oluşu bir kenara, güç ve kararlılık özelliklerinin birleşimi kendisini enerjisi yüksek bir isim yapıyor. Forvet bölgesindeki bu tiplemesi ile zaman zaman Diego Costa vari hareketler de görebiliyoruz kendisinden. Merkezden gelen hava toplarında epey üstünlük sağladığını gördüm fakat kenardan gelen ortalarda pek başarılı değil. Zaman zaman burnunuza Elmander kokusu bırakırsa da şaşırmayın. Bu da kendisine sahte 9 rolü verebileceğiniz anlamına geliyor ki küçük yaşlarda daha çok bu rollere büründürülmüş bir isim ve bu dolaylarda oynarken zaten Liverpool & Gerrard hayranlığı baş gösteriyor.

Her röportajında Avrupa’da forma giymek istediğini söyleyen Engvall’a birkaç parantez de biz açmış olduk. Alan takım her işi yaptırabilir kendisine, şüpheniz olmasın. Sağ kulağını her daim sağ eliyle tutar ve hiç ekstra işlere girmez. Unutulmasın ki bu piyasada sağ kulağını sağ eliyle tutan adamlara da ihtiyaç var...

* 2014'ün en iyi çıkış yapan genç oyuncusu olduğunu da belirtelim Engvall'ın.
* Yazıya isim babası olan Yiğitcan Ertunç'a da ayrıca teşekkür ediyorum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder