.

27 Kasım 2014 Perşembe

Franck Boli


Franck Boli, 7 Aralık 1993 Fildişi doğumlu. Abidjan'da dünyaya gelmiş. Babası Basile Boli'de Fransa Milli formasını 45 defa giymiş, Auxerre-Marsilya gibi takımlarda yakaladığı istikrarla Fransa futboluna adını altın harflerle yazdırmış bir isim. Amcası Roger Boli'nin Lens'te oynadığı dönemde Fransa Lig 1 gol krallığı ünvanı olduğunuda belirtelim. Önceden yaptığımız oyuncu analizlerinde aileden futbol terbiyesine sahip olmanın çok özel bir durum olduğundan bahsetmiştik. Buna göre bir yönlendirilme şansınız ve ufak yaştan itibaren bir kültür edinebilme ihtimaliniz artıyor. Ailesel etkenin en büyük göstergeside Boli'nin Fildişi efsaneleri arasında gösterilen Joel Tehi'nin formasyon merkezinde eğitim alması diyebiliriz. Boli, 6-7 yaşlarındayken daha büyüklerle oynama şansı edinmiş. Yetenekleriyle ön plana çıkarmış ve iyi bir oyuncu olabileceği söylenmiş. Abidjan'a gözlemcilerini gönderen Norveç'li yetkililer bir turnuva ayarlamışlar ve 15 yaşındaki Boli'de bu organizasyonda dikkat çeken yetenekler arasındaymış. 

2011'in sonlarından itibaren Stabaek'in genç takımında denensede prof imzayı 3 Ocak 2012'de atıyor. Çok iyi hatırlıyorum, o zaman bu transfer olduğunda oyuncunun adam akıllı bir özgeçmişi bile yok diye şaşırmıştım ve belkide eleştirmiştim. Boli çok sıkıntılı bir anda Stabaek kadrosuna katıldı. 2008'de Tippeliagen şampiyonu olsada ekonomik sorunların kulübü çevrelediği bir kulüptü Stabaek. Daha 1-2 yıl öncesine kadar kulübün forvetini Daniel Nannskog, Gunnarsson gibi belli dönemlere damga vurmuş isimler yer alırken Boli'nin sırtına bırakılan yükü tahmin etmek zor olmasa gerek. Tabi genel anlamda sıkıntılıydı Stabaek kadrosu ve vasat ekiple Tippeligaen'e tutunamadılar. Boli ilk sezonunda ligde 28 maçta forma giyerken 5 gollük bir performans sergiledi. Maç temposu/tecrübesini kazanması adınada aynı zamanda B takımında 10 maçta oynadı ve 7 gol attı. Stabaek, 1. Lige daha derli toplu bir  yapıyla başladı. Kulüp ekonomik olarak nefes almak için genç yapısını bozmamaya çalıştı. Telenor gibi büyük bir mali yükümlülük getiren stadyumdan kaçıp Nadderud gibi vasat bir stadyuma geçtiler. Luc Kassi, Fredrik Brustad gibi gençlerle beraber daha tecrübe kazandığı bir sezondu. Aynı yapıdan Mads Stokkelien gibi farklı takımların gündemine aldığı bir yeteneğide çıkarmışlardı. A ve B takımlarında attığı 15 gol sonrası takımla beraber özgüven kazanmış bir Boli'yi izleyecektik. Boli, 2 yıllık tecrübe kazanma sürecinden sonra çok kritik bir yıla başlamak üzeredeydi. Bob Bradley'i hocalıpa getiren Stabaek, MLS kulüpleriyle ciddi çalışmalar içerisine girdi ve takımın gelişimi adınada bu çok önemliydi. Geride bıraktığımız sezonda Stabaek ligin göze hoş gelen futbolunu oynarken Boli'de 15 golle sezonu damgasını vuran isimlerden oldu. Tabi bu performansta takıma büyük bir ofansif hareketlilik kazandıran Bob Bradley'in payı fazla. Geldiği ilk günden itibaren takıma ofansif karakterli futbol oynattı ve bir an olsun bu görüşünden vazgeçmedi. Sezon içerisinde Brustad, Thorsby gibi yetenekleri Avrupa'nın çeşitli liglerine pazarladığı gibi Boli, Kassi gibi isimlerin gelişimdede önemli bir rol oynadı. 

Özellikler

Boli, 1.80 boyunda zıplama özelliği orta seviyenin üstünde olan bir oyuncu. Kafayla müthiş top indirme özelliğine sahip değildir belki fakat 10 topun 8 tanesinde ikili mücadeleye girer ve rakip stoperinde ilk müdahaleyi yapmasını zorlaştırır. Dayanıklılık ve gücününde yüksek oluşu ikili mücadelelerde ayakta kalmasını sağlar. Aynı zamanda dengeli bir oyuncudur. Golcü kimliği açısından en önemli özelliği ise sprinter bir oyuncu oluşu. Bu açıdan ülkemizde Karabük ve Fenerbahçe formalarıda giyen Emmanuel Emenike'ye benzetilir. David Accam yada Mathis Bolly gibi İskandinav futbolunun içinden geçmiş, olan oyuncular gibi ekstra bir sprinter değildir belki ama futbol düzeyinde fark yaratmasına yetecek durumdadır. Atletizminin iyi olmasının faydalarınıda çok fazla görmüştür. Defansif açıdan ise set oyuna çok büyük katkıları olan bir oyuncu değil. Önde doğru pozisyon aldığını söyleyebiliriz ve buna bağlı olarak yaptığı en önemli iş gezici rolde olduğundan ve süratine güvendiğinden 3. alan baskısıdır. Diğer özellikleri defansif açıdan vasat. Ayrıca pozisyona girme ve bitiriş olarakta istatistik tutmasamda tahminimce iyi bir yüzdeye sahiptir. Son vuruşu yaparken genelde sakin gözüküyor. Bazı iyi yönlerini gösteren görüntü-analiz sunalım.


Brann deplasmanında Boli yüksek topta önce 2 rakibini bozuyor. Ardından merkezden tekrar kafayla yükseltilen ilk topta pozisyon alışı ortada. Top onun bölgesine yaklaştığında ve yanındaki arkadaşı sektireceği anda savunma arkası koşusuna başlıyor. Süratiyle rakibini geçtikten sonra tersten gelen stoperi tabiri caizse pazara gönderip sakin bir vuruşla golü yapıyor.


Burada ise orta sahada topu alıp hücuma taşıyan isim. Ceza sahası yakına geldiğinde Odds BK ön liberoları baskıya geliyor ve Boli doğru anda sağdan bindiren bekinin önüne topu atıyor. O ise 6 pas içerisine kararlı bir koşu yapıyor. Nitekim gelen güzel ortayıda kafa ile tamamlıyor. Oyunu hızlandırma - dağıtım ve bitirişi gösteren önemli bir an..


Rosenborg deplasmanında Stabaek savunması topu ileriye şişiriyor. Stoperi sırtına alan Boli yukarıda belirttiğimiz gibi direk müdahale etmesede markaj edeni bozuyor ve topun açık alana düşmesini sağlıyor. Arkadaşı Brustad çok doğru bir pas veremesede süratini konuşturan Boli ceza sahası içine kadar gidiyor ve sade vuruşla maçı koparan golü atıyor. 

Zamanında Stabaek'in kulüp yapısına göre Boli transferini anlamsız buluyordum hatta zaman içerisinde kötü takımda onuda eleştirmiş olabilirim (tam hatırlamıyorum) fakat 2 yıl içinde geçirdiği gelişimde ortada. Özellikle bu yıl çok olgun, görevini yapan ve istikrarlı bir oyuncu haline geldi. Boli, üst seviyelere çıkabilecek bir potansiyelde oyuncu değil belki ama uyum sorunu yaşamazsa özellikle PTT 1. Ligde iş yapabilecek bir yabancı. Bu tip golcülerin yıllardır 1. Ligde estirdiğini düşünürsek Boli'de denenebilir bir isim. Belkide uyum sağlar ve gelişim gösterirse alabilecek takımada güzel bir para kazandırabilir. Ligin aranan tarzda golcüsü olabilir. Henüz 20 yaşında olduğunu unutmamak gerek. Piyasa değeride 300 bin euro civarında. Tippeligaen gol krallığında ilk 5'te yer almış bir isim için oldukça düşük miktar diyebiliriz. İlgilenenlere..







Hiç yorum yok:

Yorum Gönder