28 Kasım 2014 Cuma

Alhassan 'Crespo' Kamara


Rapora direk 'six pack'lerle hızlı bir giriş yaptık ama Crespo'nun fitness seviyesine dikkat çekmek adına önemli. Günümüz futbolunda çoğu oyuncu fiziksel kuvveti sadece futbol ve kamp dönemlerinde yaptıkları yükleme kondisyonlarla kazanıyorlar. Ayrıca fitness çalışan ve belli bir seviyeye ulaşan oyuncu bulmak zor bir iş. Fitness, dayanıklığı-esnekliği ve gücü arttıran bir spor dalı. Futbolculuk temelinizde bu yanlar varsa üstünüze koyduğunuzda farklı bir yapının oluşacağı kesin. Alhassan Kamara, 13 Ocak 1993 Sierre Leone'nin Freetown şehrinde dünyaya gelmiş. Ülkesinin yaşadığı iç krizden dolayı futbolu öncelik haline alamadıkları bir dönemden çıkarak bu noktaya gelmesini açıklamalarından anladığım kadarıyla bir şans görüyor. 'Crespo' lakabı ise arkadaşları tarafından takılmış. Aslında onu hedef almazdım ama söylendikçe hep onun gibi büyük bir oyuncu olabilirim diye kendimi alıştırmaya başladım diyor. Futbola bir dönem Bursaspor formasıda giyen Teteh Bangura ile şu an Balıkesir'de oynayan Khalifa Jabbie'nin de yetiştiği Kallon'da başladı. Onu İsveç futboluna tanıtan takım ise Boden. Orada 10 maçta attığı 5 golle dikkatleri topluyor. Aslında o dönemde sadece takip eden İsveç takımlarıda değil. Arsenal ve Hull, Alhassan Kamara'yı takip eden takımlar arasında fakat çalışma izni problemi girişimlere engel olmuş. Boden'deki başarılı performansı sonrası İsveç'ten ciddi talipleri oluyor fakat Teteh Bangura'nın tavsiyesiyle AIK'i seçiyor. O dönem AIK'te şef scoutlık yapan ve şu an sportif direktör pozisyonunda olan Björn Wesström'ün onun için yaptığı yorum ;'' Crespo'nun gelişmiş bir vücudu var ve patlayıcı potansiyele sahip. O tam bir teknik tasarıma sahip, yarım dönüş koşularıyla oyunu derinleştirebildiği gibi sırtı dönükte çok iyi top tutuyor.'' demişti. AIK'te bir türlü 11'de şans verilmeyen Crespo kendini Orebro'da buldu diyebiliriz. Superettan'da forma giydiği 12 maçta 6 gol atarken bu yıl Allsvenskan'da 14 gol, 1 asistlik performansıyla takımı taşıyan isimlerin başında geldi. (ilk 14 maçta sadece 4 defa kenardan geldi)

Özellikleri 

Crespo, 1.80 boyunda sağ ayağını kullanan sprinter bir forvet. Fitness gelişiminden bahsetmiştik, Yanda durumu daha net gösterecek bir fotoğrafta göreceksiniz. Yüksek gövde kuvveti ayaklarının üstüne çok iyi basmasına ve genelde bu tip oyuncularda gözükmeyen sırtı dönük oyunu iyi oynamasına sebep olmakta. Bu sezon Allsvenskan'da oynadığı bir çok maçta kendisinden iri stoperlere karşı iyi savaştığına şahit olduk. Kısa mesafe patlayıcı koşuları ve ani hızlanmaları çok iyi olan Crespo'nun bu koşuları yaptığı pozisyonlardaki dengeside yüksek. Bunuda omuz omuza temaslarda gücünün kullanarak yıkılmamasına borçlu. Pozisyona çok rahat giden Kamara'nın bir önceki oyuncu raporunda yer verdiğimiz Boli'ye göre farkı son vuruşlarda yaşadığı zaman zaman stres problemi. Aslında genelde net vuruşlar yapar ama bazende çok kolay pozisyonları bitiremeyebiliyor. Uzun metrajlı şutları vasattır belki ama özellikle 18 içerisinde yakaladığı fırsatlarda topa kuvvetli yön verir. Klasik bir sprinter gibi 3. alanda rakibe yaptığı baskıda iyidir ve buna göre iyi pozisyon alır. Defansif anlamda en büyük farkı bu kısımda yaratır fakat set oyununada mümkün olduğu kadar ayak uydurur. Zaman zaman onu 2. bölgede alanı daraltarkende görebiliriz. Çalışkan bir oyuncudur. Alhassan Kamara'nın 150-200 bin euro civarında bir bonservis bedeli bulunmakta. Yine pazarlamayı seven PTT 1. Lig takımları için iyi bir koz olabilir. Transfer durumunun sonuna kadar incelenmesi gerektiğine inanıyorum. Üstelik yine AIK takımının çıkardığı Karikari-Lalawele gibi isimlerin lig performanslarıda ortada.  Bir takımımızın gündemine girerse geniş bir görüntü-analizi de sizlere sunarız. Gerek defansif yönleri gereksede ofansif yanları açısından..




27 Kasım 2014 Perşembe

Franck Boli


Franck Boli, 7 Aralık 1993 Fildişi doğumlu. Abidjan'da dünyaya gelmiş. Babası Basile Boli'de Fransa Milli formasını 45 defa giymiş, Auxerre-Marsilya gibi takımlarda yakaladığı istikrarla Fransa futboluna adını altın harflerle yazdırmış bir isim. Amcası Roger Boli'nin Lens'te oynadığı dönemde Fransa Lig 1 gol krallığı ünvanı olduğunuda belirtelim. Önceden yaptığımız oyuncu analizlerinde aileden futbol terbiyesine sahip olmanın çok özel bir durum olduğundan bahsetmiştik. Buna göre bir yönlendirilme şansınız ve ufak yaştan itibaren bir kültür edinebilme ihtimaliniz artıyor. Ailesel etkenin en büyük göstergeside Boli'nin Fildişi efsaneleri arasında gösterilen Joel Tehi'nin formasyon merkezinde eğitim alması diyebiliriz. Boli, 6-7 yaşlarındayken daha büyüklerle oynama şansı edinmiş. Yetenekleriyle ön plana çıkarmış ve iyi bir oyuncu olabileceği söylenmiş. Abidjan'a gözlemcilerini gönderen Norveç'li yetkililer bir turnuva ayarlamışlar ve 15 yaşındaki Boli'de bu organizasyonda dikkat çeken yetenekler arasındaymış. 

2011'in sonlarından itibaren Stabaek'in genç takımında denensede prof imzayı 3 Ocak 2012'de atıyor. Çok iyi hatırlıyorum, o zaman bu transfer olduğunda oyuncunun adam akıllı bir özgeçmişi bile yok diye şaşırmıştım ve belkide eleştirmiştim. Boli çok sıkıntılı bir anda Stabaek kadrosuna katıldı. 2008'de Tippeliagen şampiyonu olsada ekonomik sorunların kulübü çevrelediği bir kulüptü Stabaek. Daha 1-2 yıl öncesine kadar kulübün forvetini Daniel Nannskog, Gunnarsson gibi belli dönemlere damga vurmuş isimler yer alırken Boli'nin sırtına bırakılan yükü tahmin etmek zor olmasa gerek. Tabi genel anlamda sıkıntılıydı Stabaek kadrosu ve vasat ekiple Tippeligaen'e tutunamadılar. Boli ilk sezonunda ligde 28 maçta forma giyerken 5 gollük bir performans sergiledi. Maç temposu/tecrübesini kazanması adınada aynı zamanda B takımında 10 maçta oynadı ve 7 gol attı. Stabaek, 1. Lige daha derli toplu bir  yapıyla başladı. Kulüp ekonomik olarak nefes almak için genç yapısını bozmamaya çalıştı. Telenor gibi büyük bir mali yükümlülük getiren stadyumdan kaçıp Nadderud gibi vasat bir stadyuma geçtiler. Luc Kassi, Fredrik Brustad gibi gençlerle beraber daha tecrübe kazandığı bir sezondu. Aynı yapıdan Mads Stokkelien gibi farklı takımların gündemine aldığı bir yeteneğide çıkarmışlardı. A ve B takımlarında attığı 15 gol sonrası takımla beraber özgüven kazanmış bir Boli'yi izleyecektik. Boli, 2 yıllık tecrübe kazanma sürecinden sonra çok kritik bir yıla başlamak üzeredeydi. Bob Bradley'i hocalıpa getiren Stabaek, MLS kulüpleriyle ciddi çalışmalar içerisine girdi ve takımın gelişimi adınada bu çok önemliydi. Geride bıraktığımız sezonda Stabaek ligin göze hoş gelen futbolunu oynarken Boli'de 15 golle sezonu damgasını vuran isimlerden oldu. Tabi bu performansta takıma büyük bir ofansif hareketlilik kazandıran Bob Bradley'in payı fazla. Geldiği ilk günden itibaren takıma ofansif karakterli futbol oynattı ve bir an olsun bu görüşünden vazgeçmedi. Sezon içerisinde Brustad, Thorsby gibi yetenekleri Avrupa'nın çeşitli liglerine pazarladığı gibi Boli, Kassi gibi isimlerin gelişimdede önemli bir rol oynadı. 

Özellikler

Boli, 1.80 boyunda zıplama özelliği orta seviyenin üstünde olan bir oyuncu. Kafayla müthiş top indirme özelliğine sahip değildir belki fakat 10 topun 8 tanesinde ikili mücadeleye girer ve rakip stoperinde ilk müdahaleyi yapmasını zorlaştırır. Dayanıklılık ve gücününde yüksek oluşu ikili mücadelelerde ayakta kalmasını sağlar. Aynı zamanda dengeli bir oyuncudur. Golcü kimliği açısından en önemli özelliği ise sprinter bir oyuncu oluşu. Bu açıdan ülkemizde Karabük ve Fenerbahçe formalarıda giyen Emmanuel Emenike'ye benzetilir. David Accam yada Mathis Bolly gibi İskandinav futbolunun içinden geçmiş, olan oyuncular gibi ekstra bir sprinter değildir belki ama futbol düzeyinde fark yaratmasına yetecek durumdadır. Atletizminin iyi olmasının faydalarınıda çok fazla görmüştür. Defansif açıdan ise set oyuna çok büyük katkıları olan bir oyuncu değil. Önde doğru pozisyon aldığını söyleyebiliriz ve buna bağlı olarak yaptığı en önemli iş gezici rolde olduğundan ve süratine güvendiğinden 3. alan baskısıdır. Diğer özellikleri defansif açıdan vasat. Ayrıca pozisyona girme ve bitiriş olarakta istatistik tutmasamda tahminimce iyi bir yüzdeye sahiptir. Son vuruşu yaparken genelde sakin gözüküyor. Bazı iyi yönlerini gösteren görüntü-analiz sunalım.


Brann deplasmanında Boli yüksek topta önce 2 rakibini bozuyor. Ardından merkezden tekrar kafayla yükseltilen ilk topta pozisyon alışı ortada. Top onun bölgesine yaklaştığında ve yanındaki arkadaşı sektireceği anda savunma arkası koşusuna başlıyor. Süratiyle rakibini geçtikten sonra tersten gelen stoperi tabiri caizse pazara gönderip sakin bir vuruşla golü yapıyor.


Burada ise orta sahada topu alıp hücuma taşıyan isim. Ceza sahası yakına geldiğinde Odds BK ön liberoları baskıya geliyor ve Boli doğru anda sağdan bindiren bekinin önüne topu atıyor. O ise 6 pas içerisine kararlı bir koşu yapıyor. Nitekim gelen güzel ortayıda kafa ile tamamlıyor. Oyunu hızlandırma - dağıtım ve bitirişi gösteren önemli bir an..


Rosenborg deplasmanında Stabaek savunması topu ileriye şişiriyor. Stoperi sırtına alan Boli yukarıda belirttiğimiz gibi direk müdahale etmesede markaj edeni bozuyor ve topun açık alana düşmesini sağlıyor. Arkadaşı Brustad çok doğru bir pas veremesede süratini konuşturan Boli ceza sahası içine kadar gidiyor ve sade vuruşla maçı koparan golü atıyor. 

Zamanında Stabaek'in kulüp yapısına göre Boli transferini anlamsız buluyordum hatta zaman içerisinde kötü takımda onuda eleştirmiş olabilirim (tam hatırlamıyorum) fakat 2 yıl içinde geçirdiği gelişimde ortada. Özellikle bu yıl çok olgun, görevini yapan ve istikrarlı bir oyuncu haline geldi. Boli, üst seviyelere çıkabilecek bir potansiyelde oyuncu değil belki ama uyum sorunu yaşamazsa özellikle PTT 1. Ligde iş yapabilecek bir yabancı. Bu tip golcülerin yıllardır 1. Ligde estirdiğini düşünürsek Boli'de denenebilir bir isim. Belkide uyum sağlar ve gelişim gösterirse alabilecek takımada güzel bir para kazandırabilir. Ligin aranan tarzda golcüsü olabilir. Henüz 20 yaşında olduğunu unutmamak gerek. Piyasa değeride 300 bin euro civarında. Tippeligaen gol krallığında ilk 5'te yer almış bir isim için oldukça düşük miktar diyebiliriz. İlgilenenlere..







26 Kasım 2014 Çarşamba

Viljar Vevatne


Viljar Helland Vevatne, 7 Aralık 1994 Stavanger doğumlu. Doğduğu şehirden ayrılmamış genç bir kardeşimiz. Futbol yaşantısını sürdürdüğü gibi Stavanger Üniversitesi'nde Endüstri Ekonomisi alanında eğitim almakta. Futbol dışında ekstra bir alanda kendini geliştirmeside önemli, Milli takım seviyesine yükselip, ülke futbolunda adından söz ettirmeye başlayan isimlerin Beden Eğitimi okuyup eğitim hayatını diploma ve direk aldığı lisanslara bağlamasıda gördüğümiz bir gerçekken gelişim açısından etkileyici bir durum olarak duruyor. Kjell Jonevret, Kuzey'de sevilen bir futbol karakteridir. Sistemli çalışmaya ve eldeki imkanlarla en iyisini sunmaya özen gösteren bir koçtur. Vevatne'yi de Norveç futboluna hazırlayan isimlerin başında geliyor. Vevatne alt yaş kategori eğitimlerinide Stavanger'de alırken en ciddi eğitiminide haliyle şehrin en büyük takımı diyebileceğimiz Viking'te aldı. 2012'den itibaren 19 yaş altı takımı ve B erkek takımında forma giymeye başlayan yetenekli bek Norveç 18 yaş altınada davet aldı.  İlk milli maçınıda İskoçya karşısında oynarken 90 dakika sahada kaldı. 2012 yılı içerisinde 5 defa Milli formayı terletti. O kadronun içerisindede şu an Molde'nin yıldızlarından olan Mohamed Elyounoussi'de vardı. Alt takımlarda ofansif katkısını sürdürmeyi devam eden ve skora katkı yapan Vevatne'nin bir sonraki yıl yeni durağıda u19 Milli takımı oldu. Bir üst Milli kategoride de 7 defa forma buldu. Viking A takımına dahil edilmeyen Vevatne ücretsiz olarak Bryne takımına verilirken orada direk forma şansı buldu. 23 maçta forma giyerken 4 gol, 5 asistlik performanslada ligin dikkat çeken yeteneklerinden biri oldu ve 1. Lig'in 11'ine aday gösterildi. 

Geçmiş yıllarda 1. Lig, eski adıyla Adeccoligaen'de sezon içerisinde 90 dakikasını izlediğim maç sayısı düşük seviyede kalırdı. Geniş özetler önceliğimiz olurdu. Nedenide Kuzey futbolundaki büyük liglerle çakıştığı içindir. Federasyonun fikstürü biraz daha genişletmesi, tv yayın ağını özellikle son 2 yılda arttırması ve benimde bu yıl fırsat bulmamla epey maç izleme şansım oldu. İşi geniş özetlerin bir tık üstüne attık ve performansını merakla takip ettiğim bazı isimleri dilediğimizde maçların genelinde takip ettik. Görüntü-Analiz yapamıyorum, çünkü Wyscout yada İnstatfotball tarzı programlar kullanmıyorum ve bu ligi tekrar izleyebileceğim ''free' bir sosyal paylaşım ağı yok. Sol bekte görev alan Vevatne, hücum tarafı çok yüksek bir isim. Korkmadan ofansa katılan ve etkileyici performans sergileyen bir oyuncu. Top tekniği yüksek ve ani koşuları can yakabilecek seviyede bir oyuncu. Korkmadan şut atmayı sever, etkili ortalar açar. 1,80'dan fazla boya sahip bir bek, ilk Viking A takım denemelerinde özellikle fiziksel açıdan yetersiz bulunduğunu okudum fakat Bryne A takımıyla oynadığı süreçte fiziksel anlamda gelişim gösterdi. Tippeligaen seviyesine geldi diyebiliriz. Norveç futbolunda çok beğendiğim potansiyelli sol bek Thomas Grogaard ile aynı dönemde Milli formayı giydiler. Normalde sol bektir fakat Grogaard ile beraber sahada olduğunda sağ kulvarıda kullanmışlığı vardır. Sertliği dozunda uygular, bu sezon sadece 1 sarı kart gördü..Vevatne, Martin Linnes'i çok andırıyor. Benzer özelliklere sahip olduğuna inanıyorum. Aldığı temel eğitim ofansif yönünü kuvvetle öne çıkarıyor ve Avrupa futbolunun temelinin beklerde en büyük sıkıntısıda bu. Eğer Linnes gibi defansif dengesini geliştirir ve fiziksel-zihinsel gelişimde üst seviyelere çıkabilirse şu an 50 bin euro civarında gezen bonservisinin 1 milyon euroları görebileceğini söylemek zor olmasa gerek. Tabi bunu söylemek adına çok erken, üst seviyelerin kalitesi paralelinde sıçrama gösteremezse bu seviyedede kalabilir fakat onda bir potansiyelin olduğu gerçek..Bu yüzden mutlaka takip edilmesi gereken bir isim. Beklenen aşamayı kaydederse farklı kulvarlardaki takımlar girişim yapmadan önce bizlerin hareket edebilmesi adına...

3 tanede vine hazırladım Vevatne için