.

22 Nisan 2014 Salı

Johan Larsson


Yazıya başlamadan bir süre başlık düşündüğüm bir arkadaş. 

Ekşi sözlük entrysi gibi bir girişle başladık ama gerçekten üzerinde düşündüm. O kadar çok sıfatlar yüklediğim bir isim için 'doğru başlıkta' kararsız kalınca blogtaki oyuncu tanıtıcı yazılarımızda olan klasik formatla devam etme kararı aldım. Kendisine sorsanız böyle bir sağ bek olacağını hayal edebilirmiydi ? Forvete yakın oynarken kendini çizgiyi bu kadar dolduran bir isim olarak düşünüp, Avrupa'nın büyük liglerinde oynamaya yaklaşacağını düşürmüydü ? Sanmıyorum. Bu seferde yazımızda bir bekten bahsedicez fakat futbolculuk kariyerine ofansta görev alarak başlamış sonrada kendini defansın solunda ve sağında oynamayı öğretmiş bir isimden. Onun ismi  Johan Larsson.

Kinna, Boras'ın 30 kilometre güneyinde ufak, şirin bir yer. Johan Larsson 5 Mayıs 1990'da burada dünyaya geldi. Futbolada yerel kulübünde başlayıp, 60 kilometre uzağındaki Göteborg şehri takımları yerine bölgenin diğer büyük takımı Elfsborg'un alt yapısına geçiş yaptı ve 5 yıl burada ciddi bir eğitimden geçti. Alt yapı eğitimini aldığı sırada Sven Eriksson okulunda spor eğitimi aldı ve 2009 yılında mezun oldu. Burada Larsson'a kariyer için futbolu neden seçtiniz ve Sven Eriksson okulunun eğitimdeki farkı sorulmuş ; ''Futbol her zaman benim için bariz bir seçim olmuştur, her zaman gayretliğim ve aşkla bağlıyım. Okul benim futbola daha fazla odaklanmamı sağlamama yardımcı oluyor ve gelişimim için önemli'' yorumlarında bulunmuş. 

Özel bir eğitimden geçen Johan Larsson 2010 yılı başında 19 yaş altı takımından Elfsborg A takımına yükseltilir. O zamanda takımın başında şu an Lilleström'ü çalıştıran ve daha önce yazısını yazdığımız Stian Ringstad 'ın şimdiki hocası Magnus Haglund vardı. 4 numara sarı saçlarıyla körpe bir genç olduğu belli olan Larsson Haglund'un korkusuz seçimi sonrası direk 11'e konuluyor. 4-2-3-1sistemi olarak seçen deneyimli adamın kurgusunda net bir forvet yok. Gezici, kanat oynayabilen, ikinci golcü pozisyonundaki İngiliz Keene önde bir kanatta Johan Larsson diğerinde Emir Bajrami yada İshizaki (köklü iki geçmişe sahip isim). Bu yapıda Larsson'u ileri uçta izlememiz kaçınılmaz sonuçtu. Kariyerinin ilk A takım gollerini attığı 6-0'lık Halmstad maçında ilk golde fırsatçılığıyla 6 pastan bitirdi, ikinci goldede soldan müthiş bindirmesi sonrası tereddütsüz bir net vuruşla fileleri sallamıştı. Yüzüne baktığınızda temiz, sakin bir görüntüsü var Johan'ın ama o zamandan agresif yapısı gol sevinçleri ve oyun karakterinde belli oluyordu. İlk sezonunda 6 gol 5 asistlik performans 20 yaşına adım atan bir genç için büyük bir onurdu..Bir sonraki yıl ise 4 gol 3 asist yaptı. İki yılda oynadığı Allsvenskan maç sayısı ise 59..


Yeni Bir Bek Doğuyor

Magnus Haglund ayrıldıktan sonra Elfsborg'un yeni menajeride yıllarını alt yapı gruplarında harcamış, önemli teknik adamların asistanlığını yapmış Jörgen Lennartsson oldu. Sakız çiğnemesi, kenarda soğuk yapısı itici bir adamdır Jörgen fakat her zaman farklılıklar üretebilmeyide başarmıştı. Elfsborg kulüp tarihine geçen bek Johan Karlsson'un futbolu bırakmasından sonra haliyle bek pozisyonu için arayış içine girdi. 2012 sezonunda ligin ilk maçında, hemde üst seviye bir rakip olan Djurgarden'e karşı Johan Larsson'u sol bekte oynatırken sağda Klarström'e şans verdi. Sezonun genelinde ise sağda Larsson oynadı, arada sol bekte denendi. Uzun bir dönem winger olarak kullanılan bir oyuncunun savunma yaptırılmaya çalışılması kolayca alışılabilecek bir şey değil. Larsson'da ilk dönem sıkıntılarını yaşadı belki ama asla istikrarını kaybetmedi yine maç kaçırmadığı sezonda 3 gol, 2 asistlik performansla oynadı.  Sezon sonunda ise takım arkadaşlarıyla beraber şampiyonluğu kutlamanın sevincini yaşıyordu, 6 yıllık özleme son veren kupa ve Johan Larsson ;


Şampiyon olunan yıldan sonrada Elfsborg'un en istikrarlı oyuncularındandı Johan Larsson. Jörgen Lennartsson'un kovulmasıyla başlayan kötü dönemdede takımın en çok çalışan isimlerindendi ve bu zamana kadar Allsvenskan ve Kupada toplam 135 maç oynayıp 24 gol attı, 16 kerede servis yaptı. Elfsborg'ta yükselişe geçtiği kariyer başlarında 21 yaş altı Milli takımından davet alırken toplamda 11 maç oynadı 2 gol üretti. 2014 yılında ise ilk defa A Milli takım forma giymesi onurunu yaşadı ve Moldova ile oynanan hazırlık maçında 90 dakika görev yaptı. Elfsborg'ta bu başarıyı taçlandırma ihtiyacı hissettiki gençlerle yeni bir yapılanmaya gittiklerini söyleyeceğimiz bu yılda Johan Larsson'u kaptanlığa getirdi.

Özellikler ;

Eğitimli sporcu olmasının özelliğide olsa gerek disiplinli ve konsantrasyonu her daim en yüksek seviyede olan, işini kendisininde söylediği gibi severek yapan bir oyuncu Johan Larsson. Çok sinirlenmediği sürece rakiple , hakemle ikili diyaloğa girmeyen, gereksiz kart görmekten kaçınan bir isim. Bu yılıda eklersek 5 yıllık Allsvenskan geçmişinde gördüğü toplam sarı kart sayısı 7, kariyerinde ise henüz kırmızı kartla tanışmadı. Johan Larsson ilk yıllarında sürati, yüksek top tekniği ve bitmek tükenmek bilmeyen enerjisiyle dikkat çekiyordu. Savunma 4 lüsüne geçirilmesiyle beraber fizik kuvveti tavan yapmaya başladı. Elfsborg 86'da kontra yapıyorsa ve maçta farkla öndeyse aktif roldede Larsson varsa geri dönüşüde aynı kuvvetle yapmaya çalışan bir bek haline geldi. Oyun disiplinini, özelliklerini artık sadece hücum için değil sahanın tamamında kulvarında kullanmaya çalışıyor. Kolay kolay pozisyon hatası yapmaz, muz tabiri kullandığımız ortalarıyla dikkat çeker, iki ayağını kullanması en önemli özelliklerinden biriyken attığı ''ara ara efsane moduna geçen' şutlarıylada taraftarı kendinden geçirir. Aslında beke geçiş dönemlerinde hep soru işaretiyle baktığım bir oyuncu için artık tam olur notunu verdim diyebilirim.


5. haftası geride kalan Allsvenskan'da Elfsborg'un en golcü isimlerinden birisi Johan Larsson. Boras ekibinin mevcut sisteminde bekler o kadar kilit hale geldiki bunu anlatmaya çalışsak sayfalar dolusu yazı çıkar. Hult'un sol bek oynadığı bir takım oldu Elfsborg, çok kısa bir belirti olsun bu. Milli takım ve kaptanlık sonrası performansı tavan yapanda bir sağ bek var. Larsson'un Hacken filelerine attığı jeneriklik golüde yanda paylaşma ihtiyacı hissettim. Sağ ayakla açılan bir orta, karambolden seke topa müthiş bir açıyla yatıp sol ayakla örümcek ağlarını almak. İşte o efsane modundaki gollerden birisi daha. İki ayağınıda nasıl kullandığını, mesafe tanımadan attığı özel şutları gösteren özel bir gol.  Bu sezon analiz ettiğim, sizlerle paylaştığım yazılardaki oyuncularda dahil olmak üzere bu denli bir komple oyuncu izlediğimi düşünmüyorum.  Geriye dönük gitsek ve özelliklerinden çıkan görüntü yada fotoları paylaşmaya başlasak inanın çok özel şeyler yakayabiliriz. Benim için sadece biri yetecek. Bu sezonki Johan Larsson temalı özel anlardan birisi..

Kağıt üstünde 3 orta saha 3 ofans özellikli oyuncuyla maça başlıyorsunuz. Öne de geçiyorsunuz ve aklınızdaki tercih ne olurdu. Rakip duran top kullanırken, süratli ofans oyuncularını defans dışında bırakır kontra ararım birinci seçenek. İkincisi topa yapılan şok baskılarla bir anda rakibi 3-1, 4-2 gibi varyasyonlarla canına okumak. Elfsborg'ta bunları yapması beklenen isim bence Johan Larsson olamaz ama arkadaş yapıyor. 

Helsingborg maçında skor 1-0 Elfsborg lehine ve kontra şansı yakalıyor Boras ekibi. Savunmanın solundan Lasse Nilsson'a uzun bir top atılırken Johan Larsson'da yayın üstünde koşuya başlayan isim. Yanındada Helsingborg'un ani topları savunsun diye bıraktığı isim, ne mi oluyor ? koşuya geride başlayan Johan yaklaşık bi 50 metrelik deparın ardından rakip sahada boş alanı yakalıyor ve rakibi 3-4 metre geride kalmış ve nefes almak için bence hali dahi kalmıyor.  Lasse Nilsson'un topukla attığı pas olumlu sonuçlanıyor ve yardım gelmeden Larsson'un ceza sahası önünden yaptığı şutu üst direkten dışarı çıkıyor. Eğer golcü oyuncu pası biraz daha koşu alanına doğru yapabilse karşı karşıya vuruş belkide boş kaleye gol kaçınılmaz olacaktı. İnanılmazdı bana göre bir bek oyuncusu için. Bu tür örnekler o kadar çoğaltılabilirki ooo diyorum içimden. Bunları anlatmaya kalksak sayfalar yetmez, Avrupa futbolunun en formda ve potansiyelli beklerinden biri şu an Elfsborg forması giymekte. Bindiren, şut atan, ceza sahasına girerken doğru hareketler yapan, bek savunması iyi olan ve enerjili bir oyuncu isteyen takımların muhakkak listesine eklemesi gerekiyor. Fiyatı 2 milyon euro civarı ve önümüzdeki transfer döneminde Bundesliga, Premier Lig gibi üst seviye liglerin takımları Elfsborg'un kapısını çalacak. Geç olmadan adım atmak gerek, bu kadar yazıya hala düşünülüyorsa güzel bir videosu bunca yazının toparlaması olabilir;

http://www.youtube.com/watch?v=4gD0NotmCoY



5 yorum:

  1. Beşiktaş'tan para iste bence. İyi dediğin ne kadar oyuncu varsa yamandık takımcana.
    Eline gözüne sağlık :)

    YanıtlaSil
  2. Sizce Johan Larsson mu yoksa Martin Linnes mi daha iyi bir futbolcu? Elinizde yetki olsaydı Beşiktaş'a Larsson'u mu yoksa Linnes'i mi alırdınız?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 2 analizi de okudum.Larsson yorumunda yazar, Linnes e göre çok daha fazla etkilenmiş görünüyor

      Sil
    2. 1 yıl önce seçim yapmış olsam Larsson'u seçerdim ama şu an ufak farkla olsa da Linnes önde. Defansif dengesi biraz daha iyi. Yani bana aynı bonservisle hangisini alırsın deseler şu an Linnes'i seçerdim. Yazıyı yazdığım dönemde Larsson daha öndeydi. Dediğiniz gibi yazı karakterine yansımış. Haklısınız

      ama Linnes olmaz Larsson'u alırsanız o da doğru seçim olur.

      Sil
    3. Özgür Yılmaz16 Ocak 2015 10:04

      Öyleyse Beşiktaş öncelikle Martin Linnes'i almak için uğraşmalı, eğer Linnes transferi gerçekleşmezse o zaman Johan Larsson'u almaya çalışmalı. Cevaplar için teşekkürler.

      Sil