.

19 Mart 2014 Çarşamba

Tippeligaen Rehberi - Brann SK


Tippeligaen'in başlamasına 10 gün gibi kısa bir süre kalırken, yeni sezondan futbol adına beklentilerimiz fazla. Sezon öncesi klasikleşen analizlerede Bergen şehri takımı Brann ile başlamak istedim. Brann kulüp ve şehir yapısı itibari ile bana Trabzonspor'u oldukça anımsatan bir camia. Takımını içerde, dışarda yanlız bırakmayan gönülden bağlı bir taraftar, uzun yıllar süren şampiyonluk hasretleri, benzer şehir kültürleri, limanı herşeyiyle andırır. Bergen şehri Norveç'e geçmiş zamanda başkentlik yapmış, şu an ülkenin en büyük 2. şehri. 1908 yılında yapılan toplantıda şehrin yeni bir heyecana ihtiyacı olduğu düşünülüp futbol ve kayak dallarında kulüp kurulması kararı alınıyor. Sonra tamamen futbol odaklı Brann SK oluşturuluyor. İlk resmi maçını 1909'da oynayan Brann kulüp bazında ilk resmi finalinide 1917'de Norveç Kupası'nda Sarpsborg'a karşı oynarken 4-1 kaybederek kupayı 2. bitiriyor. 1960'lı yıllara kadar kupada başarılarla idare eden Brann stadyumun yenileme çalışmalarıyla beraber atağa geçip o yılların başında 2 şampiyonluk elde etti. Fakat sonradan tekrar iniş dönemiyle beraber üstünlük rakiplere kaptırılınca uzun yıllar şampiyonluk hasreti çekildi. Taa 2007'de Mons İvar Mjelde dönemine kadar.


Şampiyon kadroda şu an Lilleström'ü tek başına taşıyan Petter Vaagan Moen, ardından Monaco-Le Mans formalarıda giyen özel skorer Helstad, Valerenga'da menajerlik adına ciddi bir deneyim kazanan, iyi işler yapan Martin Andresen gibi özel isimler kadroda yer alıyorlardı. Şampiyonluk sonrası gerileyen bir Brann izledik. Her sezon taraftarın beklentisi altın madalya oldu belki ama Avrupa biletini zorlamaktan öteye gidemeyen bir kurgu ve kupa ile kısıtlandırılan hayaller gördük. Bu süreçte en büyük artılar kupada birer kere oynanan final ve yarı final oldu. O zamanda takımın başında Rune Skarsfjord bulunuyordu. Brann seyircisinin bir kısmı Skarsfjord'a güvenilmesi gerektiğini söylesede bir kısmı hep eleştirer tavırdaydı. Yönetimin gösterdiği vaatlerle yapılanların örtüşmediği belirtiliyorduki hedefe mecburen teknik heyette giriyordu. Düşünün hedef bir kulübün son 2 sezonda yılın oyuncusu seçilen ismi kaleci Leciejewski ise gerçekten irdelenmesi gereken bir şeyler vardı. Özellikle geçen sezon dış saha maç kazanmakta zorlanan, her takımın kolay gol atabildiği bir takım haline gelen Brann'da değişim şart gözüküyorduki taraftar ve oyuncusundan kopmaya başlayan Rune Skarsfjord sezon bitmeden görevi bıraktı. Kenneth Mikkelsen lig bitene kadar takımı idare ederken yıl sonunda göreve Malmö'ye 2013 yılında lig ve Süper Kupayı kazandırıp, İsveç'te yılın hocası seçilen Rikard Norling getirildi.

Rikard Norling Yönetiminde Brann


Rikard Norling 2012 sezonundada Malmö ile şampiyonluğu kılmayı kaçırmıştı. Elfsborg'un evinde puan kaybettiği son haftada onlarda AIK'e yenilince zirveden oldular. Bir sonraki sezon ise adeta eze eze bu hüsranı unutturduklarını söyleyebiliriz. Rikard Norling büyük bir sakatlık, ceza sıkıntısına yakalanmadığı, kadro kurmakta sıkıntı yaşamadığı sürece 4-4-2'den vazgeçmeyen bir teknik adam. Sisteminde vazgeçemediği şey ise hızlı, kıvrak kanatlar isteği - merkezde benzer özellikli olsalarda serbestlik tanınan orta sahalar, ilerde ise bir tane aralara kaçan yardımcı forvet ve merkez golcü. Savunmadan beklerin katılımınada ciddi şekilde önem veriyor. Rune Skarsfjord yönetimindede 4-4-2 oynayan bir Brann izliyorduk, Norling sistemsel değişim yapmayacak belki ama oyuncu sorumluluklarını değiştirmesi gerekiyor, ayrıca mantelitesi gereği bölgeler arası mesafeyi azaltmaya çalışacak. 


Skarfjord yönetiminde yapılan en büyük yanlışlardan bir tanesi takımın kilit noktasında oynayan Stephane Badji'e yanlış görev verilmesiydi. Senegal'li oyuncunun Sogndal'da parlayıp Avrupa'nın ciddi takımlarının dikkatini çekmesindeki en büyük pay, merkez orta sahada hem defansif hemde ofansif rollere girebilen bir isim oluşuydu. Ona tanınan rahatlık oyununa yansıyordu. (Badji Analizi) Yandaki şablonda anlatmaya çalıştık ama tekrar okuyucularımıza belirtelim. Rune ve ekibi Badji'nin savunma önünde çıkmasına izin vermiyor, hatta stoperlerine daha fazla özgürlük tanıyordu. Stoperler orta yuvarlağa kadar çıktığında Badji'nin bir çok kez stopere kayışını izledik. Aslında bu tabiki bir takımın sisteminde olabilecek etkenlerden ama Brann'da alışkanlık haline gelmişti. Buda kaptırılan toplar sonrası Brann savunmasını epey yıpratıyor, bir top kaybı olmasada Haugen ile savunma arasındaki bağlantının açılmasına sebebiyet veriyorduki başlı başına bir risk demek bu. Badji'ye tanınan özelliklerden biride beklere yapılan kademelerdi. Özellikle Erdin Demir'i gösterdimki onun kaybettiği alanlara Senegal'li kayınca merkez orta sahada öyle boşluklar oluyorduki Haugen'in de defansif olarak ciddi bir katkısı olmayınca rakipler Brann savunması önünde rahatlıkla yığılma yaratabiliyordu. Norling'in kısmen ofansı iyi olan takımda savunma kurgusunda değişiklikler yapması gerekiyordu. Nitekim daha imzasının kurumadığı saatlerde Badji hakkında yaptığı olumlu yorumlarda ona vereceği sorumluluğun bir işareti gibiydi. 

Transfer Hamleleri

Gelenler; İbrahim Drame (Casa Sports), Erlend Hanstveit (Helsingborg), Vadim Demidov (Anzhi), Jakob Orlov (Gefle), Andreas Vindheim-Emil Hansson-Adne Nissestad (Brann U19)

Gidenler; Jörgen Mohus (Baerum), Bard Finne (Köln), Martin Pusic (Esbjerg), Simen Wangberg (Tromso), Henrik Gjesdal (Nest-Sotra)

yapılan hamlelere bakarsak Norling'in işine çalıştığı belli oluyor. Geçen sezonun ortalarında Korcsmar'ın ayrılığı sonrası dağılan bir savunma hattı vardıki buraya tecrübeli isimlerin gerekliliği gün gibi ortadaydı. Önce Erdin Demir pasivize edilerek Helsingborg'tan Erlend Hanstveit getirildi. Bununlada yetinilmeyip tecrübeli bek kaptanlığa getirildi. Tabi yeni transfere bu sorumluluk nasıl verilir diye bir soru gelebilir ama Brann'ın son şampiyonluğunda kadroda olan ve oynayan bir bekti Hanstveit. Savunmanın göbeğine ise Frankfurt, Sociedad, Celta Vigo, Anzhi gibi Avrupa kulüplerinde üst seviye tecrübeler edinen, Rosenborg ile 2 Tippeligaen şampiyonluğu yaşamış olan Vadim Demidov transfer edildi.  Norling bu imzalarla Badji'yi rahatlatma işini kağıt üstünde başardı diyebiliriz. Martin Pusic Brann kariyerinde istatistiksel olarak başarılı gözükebilir ama oyun kalitesi olarak asla hedef takımda forvet olabilecek bir oyuncu değildi. Kendisi ayrılığı seçerken forvete Casa Sports'un dikkat çeken dev forveti İbrahim Drame getirildi. Brann'ın Kim Ojo'yu pazarlama tekniğini hatırlar, Afrika'lı oyuncular hakkında iyi bir araştırma ekibi olduğunu düşünürsek bu uzun süre takip edilip aldırılan ismin boş bir transfer olmadığını düşünüyorum. Belki hemen büyük katkı vermez ama uzun vadede iş yapacaktır. Norling'in çok istediği Jakob Orlov'da alınınca yardımcı, aralara kaçan forvet yokluğuda giderilmiş oldu. 

9  hazırlık maçında sadece 2 defa kazanabildi Brann, bunlarda en dikkat çeken eksik sol kanatta yaşandı. Amin Askar'ın bir kanattaki yeri garanti belki ama 2. oyunu değiştirebilecek ismi bulabilmiş değil Norling. Sokolowski , Larsen, yeni sözleşme uzatan Skaanes alt yapıdan çıkan Emil Hansson (98 doğumlu), ara ara bekler hepsini denedi ama beklentiler tam karşılanamadı. Erik Huseklepp orada kullanılabilir düşüncesi var bir kesimde, doğru belki ama Norling'in kafasındaki onu Orlov ile yan yana oynatmak. Drame'yi alternatifler arasına sokacak. Muhtemel Brann kadrosuda şu şekilde olacak. Saha içerisinde halledilecek eksikler sonrası-takviyelerle beraber daha derli toplu bir Brann bekliyorum. Ligin başında uyum sürecini az sıkıntıyla atlatıp devre arasına kadar belli bir çizgide kalabilirlerse sezon ortasında ligin hedef takımı haline gelebilirler. Madalya'ya aday takımlar arasındalar ama henüz şampiyon olabilirler demek içinde çok erken. 


Not; 15 yaşındaki Emil Hansson ile 3 yıllık sözleşme imzalandı fakat bu sezon A takımda görev alması büyük sürpriz olmazsa beklenmiyor. Yinede Norling kampta denediği için yazmak istedim. Sezon ortasında sürpriz şekilde şans bulursa şaşırmayalım.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder