.

20 Şubat 2014 Perşembe

Danimarka Superliga 2. Yarı Öncesi / 4


Vestsjaelland

Yukarıdaki mutluluk tablosunun oluşmasındaki en büyük pay takım kimyasıydı şüphesiz. Vestsjaelland Superliga'da da bu yapıyı bozmadan hareket edebileceğini ilk bölümde gösterdi. Superliga'da Brondby ile oynadıkları ilk maçta alınan 1-1'lik beraberlikte çok sahada basmadık yer bırakmayan takım ve deplasman tribünündeki kare birlikte bir şeyler başarabilirizi göstermişti. Nitekim kısıtlı bir kalite ile ligde iyi işler yaptığını düşündüğüm bir Vestsjaelland söz konusu. Düşünün takımın en kariyerli ismi sol bekiniz ve o da 6 asistlik katkıyla takımın en yaratıcı oyuncusu. Büyük bir kaliteden söz etsek haksızlık ederdik herhalde. Vestsjaelland ara ara değiştirdiği sistemine (3-5-2, 4-3-3) uygun oyuncuları transfer etti ara transfer döneminde. 4'lü savunmanın sağında oynayabilen, 5 li orta sahada bir Hilbert görevi üstlenebilecek olan Petter Nymann'ı transfer ettiler Djurgarden'den. Kış arasına girmeden önce takımın ileri uçtaki önemli silahlarından olan Thiago sakatlanmıştı. Alternatif olsun ve kalite artsın diye Trelleborg'tan Edward Ofere alındı. Kariyeri bu seviye bir takım için gayet yeterli bir isim. Copa Del Sol turnuvasıda gösterdiki bir şeyleri göstermeye niyetli ve fiziksel açıdan iyi durumda. Vestsjaelland en az alttaki rakipleri kadar ligde kalma şansına sahip. Eğer ligden düşeceklersede kritik maçlarda yaşayabilecekleri tecrübe eksikliğinden olacaktır, başkada bir şey değil.


Esbjerg

Sezon başında ligde ilk 4 maçında 3 galibiyet alan, UEFA Avrupa Ligi'nde Saint-Etienne gibi güçlü bir ekibi 2 maçtada yenerek eleyen Esbjerg için 'o zamanlar düşme hattında olacaklar' dense güler geçerdik herhalde. Güleceğimiz durumdalar belki ama bununda nedenleri var. Özellikle kış arası öncesi artan sakatlık-cezalar ve Avrupa Ligi grubu nedeniyle sıkışan fikstür. Şu an bu satırları yazarken evinde Fiorentina karşısında 3-1 mağlup durumda olan Esbjerg'in Avrupa Ligi'ne veda edeceğini düşünürsek bu yüksek tecrübeden sonra lige odaklanıp çıkışa geçeceğini düşünüyorum. Nitekim bir benzerini geçen sezon gerçekleştirmiş ve Avrupa biletini kapmayı başarmışlardı. Transfer dönemin forvete Brann'ın Polonya'lı golcüsü Martin Pusic'i transfer ettiler. O da boş bir isim olmadığını ilk resmi maçı olan Fiorentina karşısında attığı golle gösterdi. Savunmaya ise ilk yarı Nordsjaelland'ta oynayan Michael Jacobsen alındı. Geçmişi sağlam bir isim olsada son durumunun çok iyi olduğunu söylemek zor. Peter Ankersen-Kian Hansen gidecek mi dedikodularının olduğu arada aceleyle yapılmış bir transfer olduğunu düşünüyorum. As kaleci Ronnow'un tedaviside sürdüğünden kalede sıkıntı yaşamak istemeyen Esbjerg, Zilina takımından Martin Dubravka'yı transfer etti. Esbjerg'in bu ligde maç alabilecek kaliteli kozları var, ligin 2. kısmında çıkışa geçip alt sıralardan uzaklaşmalarını beklediğim gibi 4. sıraya oynamalarıda sürpriz olmaz.



SonderjyskE

Haderslav ekibinin bu sezonki performansından hiç bir şey anlamadım desem yanlış olmaz. Stadları bakımda olduğu için düzgün bir atmosfer oluşturamadıkları gibi (zaten çok fazla yoktu ama tamamen bitik durumdalardı) takım olarakta ortaya bir şey koyamadılar. Anlatmakla bitmeyecek savunma hataları, ofansta 1-2 isme bağlı yaratıcılıktan uzak bir takım. Stadyumunda yapılan çalışmaların son hali yukarıdaki fotoğrafta gözüktüğü gibi. Takımın son hali ise Grodig'e giden Florian Hart en büyük kayıp. En ciddi takviye ise A.Wien'den Okotie'nin alınması. Absalonsen başta olmak üzere 4-5 oyuncu kampın bir bölümünde sakatlıklarla uğraştılar. Maç başına kalesinde yaklaşık 2 gol gören ve gol ortalaması düşük olan SonderjyskE'nin mevcut haliyle lige tutunması zor gözüküyor. Yıllardır ara transfer döneminde gelen oyuncularla beraber ivmelenir ve lige tutunurlardı fakat bu yıl bunu başarmaları için sürprizlere ihtiyaçları olacak.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder