29 Kasım 2013 Cuma

Melker Hallberg


Sir Alex Ferguson uzun süreçte nasıl Manchester United efsanelerinden biri haline geldiyse Nanne Bergstrand'ta İsveç futbolu daha doğrusu Kalmar için o özellikte bir isim. Kalmar'ı alt ligden alıp Allsvenskan seviyesine çıkaran ve Allsvenskan şampiyonluğu yaşatan çok ama çok özel bir tecrübe, hocalıktan çok eğitmen..11-12 yıllık süreçte kulübü iyi seviyelere getirdiği gibi özel yetenekli isimleride Avrupa Futboluna hazırladı. Akla gelen ilk isimler David-Rasmus Elm kardeşler, Lazio yolunu tutan Berisha, AZ Alkmaar'lı Mattias Johansson akla gelen isimler. Tabi bu isimlerim dışında yetenekli olup kendine iyi bakamadığı için önemli yerlere gelemeyen yeteneklerde söz konusuydu. Belki saha için taktik bilgisi tartışılır hatta beğenilmeyebilir ama Nanne Bergstrand İsveç futbolunda her zaman öğretici pozisyonda iyi işler yapmış bir isim. Kalmar'dan ayrılık kararı aldığı bu sezonda Avrupa futbolu için hazır hale getirdiği bir isim var. Aslında 2-3 yıllık yatırımın meyvesi bir isim diyelim, bu yetenek Melker Hallberg...


13 yaşında eğitimini yerel takım Möre BK'ta almaya başlayan Hallberg 2010'da Kalmar tarafından keşfediliyor. 2 yıl boyunca A takım seviyesine hazırlanan genç yetenek 2012'den itibaren Nanne Bergstrand'ın onayıyla A takıma dahil edilmeye başlandı. İlk maçını Malmö karşısında oynayan Hallberg kulüp tarihinin en genç oyuncusu unvanına hak kazandı. Nanne Bergstrand ilk sezonunda Hallberg'e kanatta görev verirken merkez orta sahaya sık sık yardıma gelen Hallberg , yaptığı yüksek ritimli preslede dikkat çekiyordu. Tabi bunları pozitif olarak gösterebilmesini sağlayanda 16 yaşındaki bir 'çocuk' için üst seviye fiziğe sahip oluşuydu. Nitekim ilk defa 11 çıktığı Hacken maçında yaptığı pres sayesinde kapılan top gol olarak sonuçlanmıştı. Nanne Bergstrand sezon içerisinde kadro seçimlerini değişikliği seven ve genç isimlere erkenden büyük sorumluluk veren birisi olmadığından Hallberg  ara ara forma buldu. İlk golünü ise Elfsborg karşısında atarken takımını galibiyete taşıdı. Allsvenskan'daki ilk sezonunda 11 maçta forma giyen Hallberg 1 gol ve 1 asistle sezonu tamamlamış oldu.


İlk sezonunda Kalmar'ın genel anlamda oyun formasyonu bu şekildeydi. Hallberg'te kanatta görev aldı fakat oynadığı maçlarda saha içerisindeki görüntüsü adeta 'serbest oynamak istiyorum' diye bağırıyordu. Pres yaparken merkez orta sahaya yardımları Kalmar'ın sistemini bir anda 4-2-1-3'e döndürebiliyordu. (Gutu'nun ofansif özelliklerinden dolayı) Nitekim Bergstrand 4-3-3 formasyonunu kullandığı dönemlerde Hallberg'e daha rahatlık sağlayıp 3'lünün sağında oynattı. Aslında bunlar zamanla vereceği sorumlulukların göstergesiydiki bu sezon öncesi İsraelsson ve Tobias Eriksson gibi merkez orta sahanın kilit 2 isminin yaşadığı sakatlıklar Hallberg'in o gün yüzüne çıkmayı bekleyen potansiyelinin daha erken sergilenmesini sağladı. Kamp boyunca Bergstrand Hallberg'i bağlantı bölgesinde çalıştırmaya başladı. Doğrusu yüksek fizik kuvveti, top tekniği ve alanı daraltma/presiyle genç yetenek bu bölge için çok ideal bir isimdi. Teknik heyette ona serbestlik tanıyınca bazen rakip ceza sahası içerisi ve etrafında görünen Hallberg bazende savunmada yer alıyordu. 18 yaşında bir oyuncu için nerden baksanız 50-60 metrelik mesafeyi doldurmak çok zor olsa gerek ? Fakat Hallberg yetenekleriyle bunu başarmakta zorlanmayan bir isim, bazen Fredrik Ljungberg'in yumuşak dokunuşlarından örnekler sunarken bazende şu an CSKA forması giyen Rasmus Elm'i andırıyor desek abartı olmaz. Nitekim bu süreçte İsveç genç milli takım formalarınıda terleten isim Elm'in yerine belkide yanına düşünülen ilk isim.



95 doğumlu bir oyuncu için istatistikler oldukça iyi seviyede. Üstelik daha tabloya girmeyen 17 yaş altı Milli takım performansı olduğunuda hatırlatalım. Hallberg Allsvenskan'da tecrübe kazanıp yeteneklerini sergilerken İsveç genç milli takımlarıylada bunu pekiştirip tecrübesini arttırmaya başladı. Hallberg için devreye girecek çok takım olduğunu düşününen Kalmar çokta uzun olmayan bir süre önce 4 yıllık sözleşmeye imza attırmıştı. 2016'da sonunda sözleşmesi tamamlanacak. Yıldız/fosil hale gelmiş isimlerden çok gelecek vaadeden isimlerle geleceğini planlayan takımlarımızın muhakkak listesinde olması gereken önemli bir yıldız adayı. Alacak takımın full donanımlı, bir çok özelliği bulunan önemli bir ismi kadroya katmış olacağı kesin. Yanlız acele edilmezse, sürece bırakılırsa 6 ay bilemedin 1 yıl sonrası çok geç olabilir. Almanya'da oyunu domine eden bir takımın orta sahasında Hallberg'i izleyebilirsiniz. Güzel bir video ile yazı biter...

Güncelleme (1 Temmuz 2016) : 8 Ocak 2014 tarihinde beklediğimiz gibi Udinese tarafından keşfedildi. Kiralık opsiyonlarla gelişimi izleniyor. Gelecek sezon Ascoli forması giyecek.

   


'Zorro' Rasmus Festersen


Yazı başlığındaki 'Zorro' nerden geliyor diye siz kendinize sormadan ben cevaplayayım. Zorro yaklaşık 90 senelik bir hayali, Antonio Banderas'ın canlandırdığı karakter. Onun göz bölgesine taktığı bantın şekli günümüzde sporcuların yaşadığı yüz sakatlıklarında kullanıyor. Danimarka'da Alvaro Santos Kopenhag forması giyerken, ülkemizde Burak Yılmaz ve basketbolcu sayısız yıldız bunu kullanıyor. Festersen bu korumadan ceza alan ilk ve tek oyuncudur muhtemelen. 2011 sezonunda 1. Ligde Viborg ile oynadıkları maçta gol sonrası yaptığı bu sevinç nedeniyle (siyasi anlam içerdiği gerekçesiyle) kırmızı kartla oyundan atılmıştı. O dönemde bu karar tepki çekmişti.

Konunun özüne dönersek; Rasmus Festersen yetenekli olmasına rağmen kariyerinin ortalarında yüksek seviye ligde oynamaya başlamış bir isim. Hedeflediği noktalardan birine geç geldi diyebiliriz. 2007'de Silkeborg teknik heyeti onu keşfedip deneme sonrası prof sözleşme yaparken ' Tam zamanlı bir profesyonel futbolcu olarak oyununu geliştirmesini umuyoruz, 'bazı önemli ofansif yeteneklere' sahip diyerek oyuncu hakkındaki heyecanını dile getirmişti. Silkeborg'ta sonra kendini Slagelse ekibi Vestsjaelland formasında buldu. 2009'da attığı gollerle dikkat çeken yetenekli isim doğu grubunun (3.lig seviyesi) en iyi oyuncusu seçilirken takımınında şu anki adıyla Nordicbet ligaen'e yükselmesinde önemli rol oynamıştı. Aynı zamanda Roskilde Üniversitesinde eğitimini sürdüren Festersen'in oyun olarak gelişiminin gecikmesinde eğitim sürecinde rol oynadı diyebiliriz.  Gerçi kendisi eğitim hayatında geliştirdiği bilgi donanımıyla, futboldaki yeteneklerinin birleştirdiğinde daha etkili olduğu görüşünde.

Festersen ilk Superliga golünü Odense maçında attı, son saniyelerde attığı golün takımına 1 puanı getirmeside ayrı bir özgüven getirdi diyebiliriz. 4-4-2'nin solundada görev alabilen Festersen'in en verimli olduğu pozisyon ise Vestsjaelland'ın dönem dönem kullandığı 3-4-3'ün öndeki 3'lüsünde diyebiliriz. Bu sistemde serbest rolde oynayan Festersen ceza sahası içerisi ve çevresinde aldığı doğru pozisyonlarda iyi işler yapabiliyor. Left wing olarak gösterilsede serbest oynadığından ara ara sağ kanada yakın bölgedede etkili oluyor. Kopenhag deplasmanında sağa doğru kayarak yaptığı vuruş gol olmuştu. Her ne kadar golde kaleci Wiland'ın hatası olsada solda oynayan bir ismin sağ ayağını bu kadar kuvvetli kullanmasıda önemliydi. Festersen alt liglerde attığı gollerdede pozisyon içerisinde sakin oluşuyla dikkat çekiyordu. Sürati, uzaktan etkili şutları ve pozisyon içerisinde sakinliğiyle dikkat çeken Festersen'in savunmaya yardımıda iyi. Tek sıkıntısı oyun içerisinde yaşadığı devamlılık sorunu.. Süperlige çıkma amacındaki 2. lig takımlarının yada Süperlig seviyesinde olup düşük bütçelere sahip takımların tercih edebileceği bir isim Festersen. Kontratının bitimine 6 aylık bir süreç olduğunu hatırlatalım, az parayla verim alınabilecek dikkat çeken oyunculardan. Alt liglerde attığı golleri gösteren bir videosu ;