9 Ağustos 2013 Cuma

Tromsø IL


Temsilcimiz Beşiktaş'ın Avrupa Ligi Play off turundaki rakibi Norveç'in Tromsø ekibi oldu. Norveç futbolu ülkemizde fazla takip edilmesede, Rosenborg-Valerenga gibi bilindik takımların dışında hafızalarda yer edinen bir diğer kulüp Tromsø. Bunun en büyük sebebide 2005-2006 sezonunda Galatasaray'ı  UEFA dışına itmeleri...Tromso'yu Per Mathias Høgmo ve Agnar Christensen dönemi olarak iki bölümde incelemek gerektiği düşüncesindeyim. Çünkü 2001'de Adecco seviyesine düşen ve 2003'te tekrar Tippeligaen'e çıkıp yapılanmaya giden ekibin bu seviyeye gelmesindeki en büyük pay Per Mathias Høgmo'ya ait. O ayrıldıktan sonrada gerek sistem gereksede oyuncu kalitesinde değişim olduğu bir gerçek.

Per Mathias Høgmo dönemi ;

53 yaşındaki teknik adam Tromsø'de çeşitli dönemlerde 3 defa görev aldı. En verimli yıllarını ise 2009-2012 yılları arasında geçirdi. Steinar Nilsen'in ayrılmasıyla göreve gelen Høgmo 2009'da 6, 2010'da 3, 2011'de 2, 2012'de ise 4. olarak sezonu tamamladı. Yani 2 kere madalyaya hak kazandılar. Bu süreçte 3 defa Avrupa'da yer alan ekip bir kez Norveç Kupası finali oynarken 1 kez çeyrek finalde elendi. Høgmo'nun en önemli yardımcılarından biriside fotodan anlaşılacağı asistanlığını yapan Agnar Christensen'di.

Bize bu analiz için son sezonların bilgisi gerektiğinden Tromsø'nun 2012 sezonuna değinmek gerektiği düşüncesindeyim. Per Mathias Høgmo, 4-4-2 sistemini kullanan bir hoca. Merkez orta sahada Kara Mbodj gibi önemli bir kesici, Ruben Yttergard Jenssen gibi oyunu iki yönlü oynayan isimlere sahipti. İki oyuncuda yeteneklerinin dışında istikrarlı futbollarıyla Avrupa'nın çeşitli takımlarının ilgisini çekmişti. Yine savunmanın ortasında İsveç'li Björck ve Fin Koppinen iyi bir sezon geçirdiler. Club Brugge'e verdikleri Hogli'nin yerine getirilen sağ bek Hans Norbye iyice tecrübe kazanıp istikrarıyla Belçika takımları başta olmak üzere bazı Avrupa takımlarının dikkatini çekti.  Yaşlanan sol bek Ynestad'ın yerine asıl mevkisi stoper olan Ciss'i yavaştan monte etmeye başladılar. Senegal'li hızı ve tekniğiyle bu bölgede hiç sırıtmadığı gibi bir anda gelecek vaadeden sol bekler sınıfına girdi.. Rushfeldt futbola son noktayı koyduğu için 10 numarayı kim alacak sorularının çıktığı ortamda sorumluluk verilerek bu formaya layık görülen Thomas Drage 30 maçta oynayıp 2 gol 6 asistlik performans gösterdi. Yine Çek golcü Ondrasek sezonu gol kralı olarak kapatırken Glasgow Rangers'tan alınan Thomas Kind Bendiksen'de ilk sezonunda pozitif işler yaptı. 2012 sezonu sonunda ligi 4. bitiren ve kupada final oynayan Tromso vardı ortada. Bu başarılar kazanılmadan önce menajer Per Mathias Høgmo göreve devam etmeyeceğini belirtince hocalığa aday isim onun yardımcısı Agnar Christensen oldu. Høgmo'nun da onayıyla Tromso'nun başına genç teknik adam getirildi.

Agnar Christensen dönemi ;

Genç teknik adam uzun bir süreden beri Tromso camiasında yer alan bir isim. Bir ara geçici hocalık yaptığı gibi genelde antrenörlük görevlerinde bulundu. Yaptığı analizler, oyunculara yaptığı katkılarla övgü alan birisiydi. Høgmo ve yönetimin gözüne girip hocalığa layık görüldü, bu onun kariyeri için gerçekten büyük bir adımdı. Fakat Tromso'nün belkide Tippeligaen'e döndüğü 2003'ten beri geçirdiği 10 sezonun en sıkıntılı döneminde bu şansı aldı.

Tromsø yönetimi daha çok yerel, gelecek vaadeden isimlerle yola devam ettiğinden transfere bütçe ayırmadı desek yanlış olmaz. Ön libero Kara Mbodj Genk'e satıldı.  Fredrik Björck ülkesi İsveç'e Hacken'e dönerken bek Ynestad futbola son noktayı koydu. Sıkıntılar bununlada sınırlı kalmadı,  Kara'nın partneri Ruben Yttergard Jenssen'de sezona Tromso'de başlasada Kaiserslautern yolunu tuttu. Mecburen Agnar eldeki oyuncular ve aldığı potansiyelli ama güncel kalitesi düşük seviyede isimlerle bir kadro oluşturmaya çalıştı.Sistemide 4-2-3-1 olarak belirledi.


Björck'ün yerine alınan Jaroslaw Fojut ve Adnan Causevic son derece vasat isimler. Fojut Slask Wroclaw'dan ayrıldıktan Tromso kadrosuna katılmıştı. Causevic'te Vard Haugesund takımından transfer edildi. Koppinen'in 35'ine girdiği ve geçirdiği sakatlıklar nedeniyle yıprandığı bir dönemde partnerinin bu ikiliden birisinin olması yanlış bir seçimdi. Ciss'te bir önceki sezona göre daha kötü bir yıl geçiriyor. Sezon başında yaşadığı sakatlıkta form tutmasını geciktirdi. Her ne kadar hala Tippeligaen'in en değerli 2 sol bekinden biri olarak gözüksede eski performansında olmadığı gerçek. Sağ bek Hans Norbye içinde aynı şeyleri söylememiz mümkün. Kötü olan ise bu iki oyuncununda alternatifinin sadece Ruben Kristiansen oluşu. Orta sahaya gelirsek Kara ayrıldıktan sonra Kara'nın yerine Remi Johansen çekilirken partneride Fulham'dan kiralanan Josh Pritchard oldu. Johansen 6 gol attı , istatiksel anlamda önemli bir veri bu fakat Kara ve Jenssen seviyesinde bir isim değil. Galler'li oyuncu Pritchard'ı menajer Agnar'ın bizzat izlediği belirtilmişti, hatta beklentide fazlaydı fakat ben geride kalan 18 haftada bir artısını göremedim. Nitekim daha geniş alan futbolundan daha dar alan oyununa dönülmesine rağmen pas trafiği çok iyi olmadığından kontrolü tutmakta zorlanıyorlar. Bu hem hücumda hemde savunmada takımı olumsuz anlamda etkiliyor. Stoper değişimi üstüne birde 2 merkez orta saha değiştiren Tromso dirençli oyun oynadığı eski günlerinden uzakta.

Thomas Kind Bendiksen Høgmo dönemine göre gelişme gösteren tek oyuncu Tromso'de..Şu ana kadar yaptığı özel işlerle dikkat çekti. Thomas Drage sezona geçirdiği ağır sakatlığın etkileriyle başlarken 2-5. haftalar arası kadroda yer alsada adam akıllı oynayamadı. Sonra 11. haftaya kadar kadroda yer almadı. 11'e dönüşü ise 13. haftadaki Lilleström maçını bulduğu. Geçen sezon aldığı sorumluluk ve Milli takımda yaptığı iyi işlerin öz güvenine sahip oyuncu yaşadığı sakatlıkla bunları devre dışı bırakmış oldu. 11. haftadan itibaren oynuyor, her geçen haftada gelişim gösteriyor fakat hala beklenen seviyeye gelebilmiş değil. Yine sağ kanattaki Magnus Andersen ve Morten Moldskred'te kalitesi sınırlı isimler. Orta sahada eski kalitede olmayan, Drage'nin geç form tutmaya başladığı bir Tromso ortadayken Ondrasek'in performansıda geçen sezonki seviyesinde değil. Yani hücum hattıda düşüşte. Tabi bu kötüye giden sürecin oyuncu değişimi dışındaki bir nedenide sistemde yapılan değişime oyuncuların ayak uydurmakta zorlanması diyebiliriz.

Dikkat Edilmesi Gerekenler, Beşiktaş Karşısında Şansları

-Tromsø iç sahada hava ve zemin şartlarını kullanan bir takım. Geçen sezon Tippeligaen'de ilk hafta maçlarında Oslo'da günlük güneşlik bir hava varken Tromso'de kar yağışı hakimdi. Gerçi bu dönemde öyle bir durum söz konusu değil fakat değişkenlik gösteren hava durumu sıkıntı yaratabilir. Dikkat edilmesi gerekir, uyum içinde maçtan 3-4 gün önce gidilmesi avantaj olabilir.

-Alfheim stadyumunun suni çim oluşu Beşiktaş'ı zorlayabilecek etkenlerden. Nitekim tempo futboluna yatkın olan bu zemin savunma zaaflarını biraz daha ön plana çıkarabilir.

-Tromsø pas trafiğini tıkayan takımlara karşı uzun ve çizgi toplarını devreye sokabiliyor. Oynayacak stoperlerin Çek forvet Ondrasek'in yanında iyi pozisyon alması gerekiyor. İndireceği toplar ve alacağı fauller sıkıntı yaratabilir. Yine Thomas Kind Bendiksen'e özel önlem alınması gerektiğini düşünüyorum, Bendiksen'in Stromsgodset deplasmanında attığı frikik golüde izlenmeli. Duran toptan ve uzaktan ne kadar az şut şansı verilirse o kadar iyi. Yine dikkat edilmesi gereken bir diğer isimde her ne kadar  geçen sezonki seviyesinden uzakta olsa Thomas Drage. Genç sol kanat oyuncusu olmadık anlarda yapabileceği işlerle can yakabilir, bu potansiyele fazlasıyla sahip. Serdar agresif oynayarak onun etkinliğini aza indirebilir. Takım halinde ise duran toplar ve kornerde iyi pozisyon almak gerekki Tromso bu tip pozisyonları iyi kullanabilen bir takım.

Genel anlamda Tromsø'nün Beşiktaş'a rakip olabilmesi zor. Tur şanslarını çok az buluyorum. Geçen sezonki yapıda olsalar şansları % 50'ye yakın olurdu fakat o yapıdan çok uzaktalar. Yanlız özellikle Norveç'teki maç için yukarda (-)'li maddelere dikkat edilmesi gerektiğini düşünüyorum. Sezonu Kuzey ve Balkan ülkesine göre geç açan takımların en büyük sıkıntısı bu tip ufak ama önemli şeyleri göz ardı etmeleri oluyor. Bunlara dikkat edilirse Beşiktaş'ın turu sorunsuz geçeceği inancındayım.

Kuzey Ligleri Blog ekibi olarak Temsilcimize başarılar dileriz.