26 Temmuz 2013 Cuma

Danimarka Superliga Sezon Öncesi - III -


Nordsjaelland

Gelenler

Martin Hansen (Kaleci-Viborg)
Bassel Jradi (Orta saha-AB)
Jens Stryger Larsen (Orta saha-Brondby)
Oliver Thychosen (Forvet-Vejle)
Kim Aabech (Orta saha-Lyngby)
Martin Vingaard (Orta saha-Kopenhag)

Gidenler

Jacob Egeris (Defans-Viborg)
Jores Okore (Defans-Aston Villa)
Seejou King (Defans-Sporting Lizbon)
Joshua John (Orta saha-Twente)

Danimarka 21 yaş altına geçiş yapan Morten Wieghorst'un temelini attığı Kasper Hjulmand'ın şampiyonluk ile beklenmedik şekilde çıtayı yükselttiği bir yapı Nordsjaelland. Sadece oyuncu yetiştirme merkezli, onları en azından Avrupa Ligi'nde piyasaya sunmayı amaçlayan ekibin Kopenhag'ı geçiş şampiyon olması büyük yankı uyandırmıştı. O zamandan beri ise kadroda ciddi değişimler yaşadıkları bir gerçek. En önemlisi ise mantelitelerini bozmadan yüksek bedelli transferler yapmamaları. Yinede geçen sezon ortalama bir kadro ile 2. olup Şampiyonlar Ligi vizesini almayı başardılar. Bu yıl ise iyice renk değiştiren, süreç isteyen bir kadro var ellerinde. Bölge bölge inceleyecek olursak ;

Kalede bu sezonda eldivenle Jesper Hansen'a ait. Tecrübeli kalecinin Avrupa'nın daha büyük liglerinde oynama isteği söz konusuydu. Hatta bir ara ülkemizden Karabük ile prensip anlaşmasına vardığı belirtilmişti fakat sonra rafa kalktı. Artık Nordsjaelland'ta son dönemlerini yaşayan bir isim Jesper. Viborg'tan alınan Martin Hansen Brondby alt yapısının sunduğu ürünlerden. Oradan Liverpool alt yapısına geçmiş. Danimarka genç Milli takımlarında ve Viborg'ta yeteneklerini gösterdi. Zamanla eldivenleri kapacaktır. Savunmada geçen sezon sağ bekte 'winger' teriminin karşılığı olan Ticinovic'i oynatmışlardı. Kildentoft ayrılınca böyle bir yolu seçtiler. Bu yıl Jens Stryger Larsen o bölgede oynayabilir. Yada Uffe Bech sakat olduğundan beri sağ açıkta kullanılan Gundelach beke çekilip Larsen öne atılabilir. Ekstra olarak Lorentzen iyileşince farklı dizilişler denenebilir. Şahsi olarak İngiltere Ligi'ne uygun bulmasamda Aston Villa'nın beğenip aldığı , Nordsjaelland'ın kasasını doldurduğu Jores Okore bu ligin önemli savunmacılarındandı. Teknik ve hızıyla Runje'nin açıklarını kapatıyordu. Bu yıl onun formasına aday isim alt yapıdan yetişen Johannesen ki genç oyuncunun ilk maçta hantal oluşu sıkıntı yarattı. Solda Mtiliga'nın yeri ise garanti. Bu 4'lünün kalitesi tartışılırken ciddi alternatiflerinin olmamasıda handikap. Ön liberoda Adu ayrıldığından beri sertlik anlamında sıkıntı yaşıyorlar. Genç Petry için zaman gerekirken SonderjyskE'den gelen Conor O'Brien Gana'lı kadar sert bir isim değil.

Orta sahanın solunda fırtına gibi esen Joshua John'ın ayrılışı ciddi handikaptı. Onun yerine ligin iyi kanat oyuncularından olan Martin Vingaard'ı getirdiler. Vingaard Kopenhag'ta yaşadığı ağır sakatlığa kadar Avrupa'nın yetenekli sol ayaklarından biri olarak gösteriliyordu. Sağ kanatta Lorentzen ve Bech iyileşince o bölgedede sıkıntı kalmayacak. Göbek için ise Christensen'in form tutması gerek. Bu bölgelerde Marcondes, Oğuzhan , Laudrup gibi isimler alternatif olacak. As forvet Nordstrand iken alternatifi genç Lindberg.

Nordsjaelland'ın ideal 11'i fena değil ama alternatiflere kaldıklarında ortaya çıkan tabloyu ligin ilk haftasında izledik. Sakatlar iyileşince hücumu düzeltecekleri görüşündeyim fakat savunmanın şu yapıyla toparlanabilme ihtimali yok denecek kadar az. Nordsjaelland'ın bu sezon Avrupa Biletini alması zor gözüküyor. Sezonun gollü maçlarını oynamaya adaylar.

Oynadıkları Hazırlık Maçları ;

Nordsjaelland 3-1 Vestsjaelland
Esbjerg 3-2 Nordsjaelland
Lech Poznan 4-1 Nordsjaelland
Kaiserslautern 4-0 Nordsjaelland

Sezonun İlk Haftası;

Esbjerg 4-0 Nordsjaelland

Takımın Kilit İsmi ; Nicolai Stockholm
Patlama yapabilecek Genç Yetenek ; Kristian Lindberg



Vestsjaelland


Gelenler

Marc Rochester  (Orta saha-HB Koge)
Dennis Sorensen (Forvet-Cottbus)
Michael Lumb (Defans-Bochum)
Oliver Lund (Defans-AB)
Marc Dal Hende (Forvet-AB)
Jan Kristiansen (Orta saha-Brondby)

Gidenler

Mads Heidelbach (Defans-Helsingor)
Ansu Toure (Forvet-Ayrıldı)
Casper Henningsen (Orta Saha-Bronshoj)
Philip Rasmussen (Orta saha-Lyngby)
Netan Sansara (Defans-Boston)

Vestsjaelland için yapacağım tespitlerde Viborg gibi kısa olacak. Bu iki takımı biraz daha tanıma adına süre veriyorum. İlerleyen zamanlarda gerek twitter gerekse blog üzerinden tespit ettiğimiz detayları paylaşabiliriz. Vestsjaelland'ın savunmaya aldığı Michael Lumb çok önemli bir yetenek. Bir dönem ülke futbolunun en yetenekli sol beklerinden biri olarak gösteriliyordu. Savunmada gençken yeteneklerini Schalke 04'ün tespit ettiği Sladan Peric ve Romen savunmacı Jean Bozga'nın olduğunu belirteyim. Brondby deplasmanında görev alan Oliver Lund'ta iyi bir performans gösterdi. Sol stoperde hatasız oynadı. 3-4-3 sistemiyle oynayan ekipte Peric kadroya katılınca ideal 3'lü oluşmuş olacak.  Vestsjaelland teknik heyeti 3'lü savunma oynatıyor belki ama orta sahanın kanatlarında Lumb ve Thomsen gibi geri dönüşü olan isimleri kullandığından bir anda 5-4-1'ye dönüyorlar diyebiliriz. Orta sahayı 4'leyen isimler ise Aarhus'ta kanat oynayan Soren Berg ve Cottbus'tan gelen Sorensen.

Orta sahada Morten Bertolt gibi önemli bir tecrübe söz konusu. Henrik Madsen ve yeni transfer Kristiansen'de katkı verecek isimler. Pleidrup genelde kenarda oturacaktır ama oda tecrübeli bir oyuncu. Vestsjaelland'ın en büyük sıkıntısı merkez forvet pozisyonunda olacak gibi. Rasmus Festersen ve Nicolas Sandberg bu görevi tam anlamıyla bu seviyede yapabilecek isimler değil diye düşünüyorum. Umarım yanıltırlar. Özellikle dış sahada iyi işler yapacağını düşündüğüm bir sisteme sahip Vestsjaelland. Viborg'a göre ligde kalma şanslarını daha fazla buluyorum. Alt grupta yer almaları çok yüksek ihtimal fakat liginde göze hoş gelen futbolunu oynayacakları inancındayım.

Hazırlık Maçları ;

Hallescher 3-1 Vestsjaelland
Union Berlin 3-1 Vestsjaelland
Nordsjaelland 3-1 Vestsjaelland
HB Koge 1-1 Vestsjaelland
Hansa Rostock 2-0 Vestsjaelland
Vestsjaelland 0-3 Lyngby

Sezonun İlk maçı

Brondby 1-1 Vestsjaelland

Takımın Kilit İsmi ; Dennis Sorensen
Patlama yapabilecek Genç Yetenek ; Oliver Lund



  Randers

Gelenler

Mads Agesen (Defans-Horsens)
Rasmus Hansen (Orta saha-SonderjyskE)
Martin Svensson (Forvet-Silkeborg)
Mikkel Andersen (Kaleci-Reading)
Viktor Lundberg (Forvet-AIK)

Randers’a gelirsek as kaleci Ousted dışında ayrılan isimlerin tamamı alternatif konumundaki isimlerdi. Geçen sezon oynadığı futbolla taraflı tarafsız herkesin alkışını alan Randers aynı çizgiyi sürdürmek hatta bir adım öteye taşımak amacında. Reading’ten kiraladıkları kaleci Mikkel Andersen 24 yaşında olsada gezdiği takımlarda epey tecrübe edindi. İngiliz menajer Colin Todd muhakkak onu takip ettirip almıştır. Silkeborg’tan alınan Martin Svensson hücum hattına alternatif olabilecek bir isim. AIK’ten alınan golcü Lundberg ise kampta oynadığı futbolla katkısı olacağını gösterdi. Brock Madsen’i de düşünürsek geniş bir hücum hattı oldu menajer Todd’un elinde. SonderjyskE’den dönen Rasmus Hansen’de orta sahaya alternatif olacak. Savunmaya ise Horsens’ten Agesen takviye edildi. Geçen sezonki kalitesini koruyan kadro kalitesini ve genişliğini arttıran bir Randers var ortada.

İdeal dizilişleri ;

Andersen
Thomsen, Fenger, Sørensen, Tamboura
Kamper, Keller, Bjarnarson, Rise
Lundberg, Schwartz

Hazırlık Maçları ;

Vejle 0-4 Randers
Hobro 0-3 Randers
Randers 3-0 Aarhus

Sezonun İlk maçı ;

Viborg 2-2 Randers

Geçen sezonun değerli 5 oyuncusundan biri olan Ronnie Schwartz kaldığı yerden devam ediyor. Bu sezon hem takımın kilit ismi hemde lig olarak sınıf atlayabilecek durumda. Viborg deplasmanında attığı 2 klas gol için maçın özetini izlemenizi tavsiye ederim.

Takımın Kilit İsmi ; Ronnie Schwartz
Patlama yapabilecek Genç Yetenek ; Nicolai Brock Madsen



SonderjyskE

 Gelenler

Kenneth Fabricius (Forvet-Esbjerg)
Bo Storm (Orta saha-HB Koge)
Adama Guira (Orta saha-Dacia)
Ayoub Sorensen (Orta saha-Lyngby)

Gidenler

Thomas Hansen (Orta saha-Ayrıldı)
Rasmus Hansen (Orta saha-Randers)
Gill Swerts (Defans-Breda)
Kenneth Stenild (Kaleci-Vard Haugesund)
Lasse Vibe (Orta saha-Göteborg)
Rabiu Afolabi (Defans-Ayrıldı)
Kenan Hajdarevic (Forvet-Jönköpings)

 Kış arasında beklediğim hamleleri yapmayan SonderjyskE buna rağmen çok iyi bir 2. yarı geçirip ligde kalmayı başarmıştı. Bunun baş mimarı olan Lasse Vibe'yi kadroda tutamadılar fakat Bo Storm ve Ayoub Sorensen gibi iki pır pır oyuncuyu kadroya kattılar. Storm'un uzun lig maratonunda katkı vereceğine inanıyorumki en büyük artısıda eski takım arkadaşı Nicolaj Madsen'in kadroda olması. Orta sahaya alınan bir diğer isimde Djurgarden'den tanıdığımız box to box Adama Guira. Bechmann'ın sakatlanması SonderjyskE adına yakın planda sıkıntı fakat Fabricius ile bu boşluğu doldurmaya çalışacaklar. Geçen sezon kış arası sonrası 3-4-3 sistemine dönen ekip bu yılda benzer kurguyla devam edeceğini Odense deplasmanında gösterdi. Genel anlamda iyi bir performans gösterdiler fakat  kadrolarını incelediğimizde en büyük sıkıntınında benchten gelip maç kazandıracak oyuncunun olmaması gözüküyor.

Hazırlık Maçları ;

SonderjyskE 2-2 Holstein Kiel
SonderjyskE 1-1 Viborg

Sezonun İlk Maçı ;

Odense 1-1 SonderjyskE

Takımın Kilit İsmi ; Henrik Hansen
Patlama yapabilecek Genç Yetenek ; Andreas Oggesen

19 Temmuz 2013 Cuma

Danimarka Superliga Sezon Öncesi - II -


Brondby, Aalborg, Aarhus ve Esbjerg analizlerimizden sonra Sezon öncesi yazılarımıza devam ediyoruz.


Midtjylland

Gelenler

Eyfoljur Hedinsson (Orta saha-SonderjyskE)
Mads Pedersen (Orta saha-Skive)

Gidenler

Kristjan Ipsa (Defans-Reggina)
Mads Hvilsom (Forvet-Hobro)
Mads Albaek (Orta saha-Reims)
Noah Ojuola (Defans-Ayrıldı)

Midtjylland geçen sezon Aalborg'un attığı son dakika golüyle Avrupa biletini kaçırmıştı. Genç ve potansiyeli yüksek isimlere sahip olan Herning ekibi Avrupa'da izlemek zevk verecekti. Kadrolarına bakıyoruz; bir dönem Beşiktaş'la adı anılan Slyvester Igboun, bir dönem ülkemizde Sivasspor forması giyen Morten Duncan Rasmussen, Fransız takımlarının yakından takip ettiği Nijerya'lı orta saha Izunna Izuchukwu, yine bir ara ülkenin dev takımı Kopenhag'ın ciddi şekilde ilgilendiği geçen sezonun top 5 oyuncularından olan Petter Andersson ( Danimarka Superliga Sezonun En İyileri )ve son olarak adı Bordeaux ile geçen bek Juelsgard gibi önemli isimlere sahipler. Bu liste dahada uzayabileceği gibi ürünlerininde Avrupa piyasasına sunulduğu Mads Albaek transferiyle ortada.

Herning temsilcisini Norveç'in Lilleström takımına fazlasıyla benzetiyorum. Potansiyeli yüksek göze hoş gelen hücum futbolu, basit savunma hataları..Midtjylland'ın en büyük artısı daha güçlü bir orta saha yapısına sahip olmasıki bu ligde pozitif işler yapmalarının temelide buraya bağlı. Lilleström bu bölgede daha zayıf olduğu için kendi liginde zorlanıyor. Midtjylland geçen sezonun ortasında kış arasından çıktığımız dönemde ülke futbolunda ciddi şekilde yer edinen Hedinsson'u almayı başarmıştı. Afrika ülkelerinde ciddi bir alt yapı yatırımı olan Midtjylland'ın ülke futbolunuda avcunun içine alan bir scout sistemine sahip olduğu gerçek. Arkasında ciddi bir taraftar desteğide olan bu ekip hedef takım halinede gelebilir fakat yönetimin biraz daha mantelitesini değiştirmesi gerek. Bu yetenekli gençlerin yanına 3-4 tane tecrübe ve özel yetenekli oyuncuları getirebilseler en azından Şampiyonlar Ligi vizesini sonuna kadar kovalayabilecek bir takım ortaya çıkabilir. Yanlız yönetimin bu transfer döneminde ayrılan Ipsa'yı daha önce sözleşme uzatmayarak gönderdiğini sonra mecbur kaldıktan sonra kadroya tekrar dahil ettiğini düşünürsek bunu beklemekte hayal olacaktır. Midtjylland yine Avrupa Ligini zorlayan, biletide kapabilecek bir düzeyde ligi tamamlayacaktır.

Hazırlık Maçları ;

Fredericia 2-2 Midtjylland
Midtjylland 2-0 Holstein Kiel
Silkeborg 2-2 Midtjylland
Midtjylland 4-2 Horsens

Kampta defansif açıdan hazır gözükmeyen Midtjylland'ta en skorer isim Morten Duncan Rasmussen oldu.

Takımın Kilit İsmi ; Petter Andersson
Patlama yapabilecek Genç Yetenek ; Pione Sisto


  Kopenhag

Gelenler

Kristjan Floki Finnbogason (Forvet-Hafnarfjordur)
Youssef Toutouh (Orta saha-Esbjerg)
Olof Mellberg (Defans-Villarreal)
Marvin Pourie (Forvet-Silkeborg)

Gidenler

Daniel Jensen (Orta saha-Ayrıldı)
Sölvi Ottesen (Defans-Ayrıldı)
Andreas Cornelius (Forvet-Cardiff)
Martin Vingaard (Orta saha-Nordsjaelland)
Andreas Baes (Orta saha-AB)
Casper Nielsen (Defans-Bronshoj)
Christian Grindheim (Orta saha-Valerenga)

Son şampiyon Kopenhag'ı Şampiyonlar Ligi bekliyor. Kulüp tüm hazırlıklarını bu hedef doğrultusunda yaparken hata yapmamak adınada transferde ince eleyip sık dokudu. Kamp döneminin başlarında ailesel nedenlerden dolayı menajer Ariel Jacobs'un ayrılabileceği beklentisi ufakta olsa vardı fakat şu an bu durum gündemde değil. Jacobs'un eşi Belçika'da ki işini bırakmak istemediğinden dolayı Danimarka'ya gitmeye soğuk bakıyıor, Ariel'de ailesiyle birlikte olmak istediğinden azda olsa sıkıntılıydı. Bu sezon Kopenhag adına son derece önemli. Belki sistem olarak 4-4-2 oynamayı sürdürecekler fakat saha içinde oyun formatında değişiklikler olduğunu Nord Cup'ta oynadıkları maçlarda gösterdiler.

Kopenhag son yıllarda sırtı dönük oynayan, özel yetenekleri fazla , top tutma yeteneğiyle orta sahayıda oyuna dahil etme özelliğine sahip forvetlerle oynamaya alışmıştı. Dame N'Doye gibi Avrupa futbolunda kısa sürede adından söz ettiren önemli bir golcü vardı. Onun arkasından gelen Andreas Cornelius İskandinav futbolunda Zlatan'ın sahip olduğu en fazla bonservis ödenen futbolcu rekorunuda kırıp Cardiff'e gitti. Cornelius'ta N'Doye'a benzer özellikte daha genci, 1 sezonda potansiyelini ortaya koyan müthiş bir forvetti. Cornelius'un Cardiff'e transferi daha önce basında geçmemişti, kısa sürede sürpriz bir transfer oldu diyebiliriz. Hatta o ayrılmadan önce İspanya La Liga hayali olan Brezilya'lı Santin'e APOEL'in talip olduğu oyuncu ile yolların ayrılabileceği belirtiliyordu fakat Cornelius gidince buda rafa kalktı, Santin'de La Liga hayalim sürüyor ama Şampiyonlar Ligi farklı bir kulvar diyerek kulüpte kalacağının sinyalini vermişti. Eldeki Cesar Santin-İgor Vetokele ve 19 yaş altından çıkarılan Danny Amankwaa'nın Cornelius ve N'Doye'un tarzında olmadığı bir gerçek. Haliyle uzun ve kenar toplarıyla etkili olan Kopenhag'ın biraz daha yerden oynaması gerekiyordu. Almanya'da ki kamptada bunun üzerinde durduklarını gördük. Kaleci Wiland'tan başlamak üzere Barcelona'nın bizlere öğrettiği pas futbolunu oynamaya çalıştılar, başarılıda olduklarını gördük fakat sistemin tam oturması içinde zaman gerekli. Bu sistemde yapılan en bariz hatalardan birisi Claudemir-Delaney yada Kristensen'in savunmadan uzak oynaması. Orta sahanın göbeğinde oynayan bu 3'lüden birinin biraz daha savunmaya yakın oynaması gerekiyor. Ayrıca hem yerden hızlı hemde fizik kuvveti iyi olan bir forvete ihtiyaç vardı.

Hollanda'nın Den Haag takımından Mike Van Duinen'in ismi forvet için geçiyordu fakat Ariel Jacobs Belçika'da çalıştığı dönemden beri takip ettiği Duinen'in iyi bir oyuncu olduğunu söylesede aklındaki sisteme uymadığını açıklamalarıyla gösteriyordu. Kimi getireceği merakla beklenen Kopenhag sürpriz bir şekilde Superliga'dan düşen Silkeborg'un forveti Marvin Pourie'yi transfer etti. Alman golcü alınabilecek yetenekli isimler listemde başı çekiyordu. Süratli, son vuruşları iyi, kaliteli bir takımda oyununa sınıf atlatabilecek kuvvetli bir isim. Doğru bir transfer yapıldığı inancındayım. Sol kanatta geçen sezon ayrılık haberleri çıkmaya başlayan, yetenekleri yüksek ama ağır sakatlık sonrası bir türlü toparlanamayan Martin Vingaard Nordsjaelland'a gitti. Esbjerg'te tecrübe kazanan Youssef Toutouh bu bölgede alternatif olarak düşünülüyor fakat Nicolai Jorgensen henüz hazır olmadığı içinde acil bir takviyede gerek. Bunun içinde Nordsjaelland'ta kiralık izlediğimiz Twente'nin yetenekli oyuncusu Joshua John'ın adı geçmekte. Bu transferde olursa savunmasını Mellberg gibi bir deneyimle güçlendiren Kopenhag'ın Şampiyonlar Ligine büyük ölçüde hazır olacağı düşüncesindeyim. Ekstra olarak orta sahanın ortasına bir isim alınırsa Şampiyonlar Liginin sürpriz takımı olmaya aday bir Kopenhag olur..

Hazırlık Maçları ;

Kopenhag 1-1 Lyngby
Kopenhag 6-1 Trelleborg
Kopenhag 0-2 PAOK
Wolfsborg 1-2 Kopenhag
Hamburg   2-0 Kopenhag

Takımın Kilit İsmi ; Nicolai Jorgensen
Patlama yapabilecek Genç Yetenekler ; Danny Amankwaa ve Christoffer Remmer



Odense

Gelenler

Martin Spellman (Orta saha-Horsens)
Jeppe Hansen (Forvet-Naesby)
Ari Skulason (Orta saha-Sundsvall)

Gidenler

Nicolai Jorgensen (Kaleci-B93)
Christian  Sorensen (Orta saha-Silkeborg)
Marcus Pedersen (Forvet-Vitesse)
Michael Silberbauer (Orta saha-Young Boys)

Troels Bech yönetimindeki Odense geçen sezon oynadığı futbolla hayal kırıklığı yaratmıştı. Bu yıl daha farklı olması amacıyla işi sıkı tutuyorlar. Ligin teknik anlamda usta hocalarından olan Bech oyuncularının toparlanması için elinden geleni yapıyor. Orta sahadan Michael Silberbauer'i kadroda tutamasalarda bir ara Reading ile transfer görüşmeleri yapan Horsens'in yetenekli orta sahası Martin Spellman'ı alarak kalitelerini korudukları gibi daha efektif bir isimle güçlendilerini söyleyebiliriz. İsveç futbolunda kalitesi belli olan ama üst sınıf takımların bunu analiz edemediği Ari Skulason da transfer edilen bir diğer isim. Ocak ayında Odense'ye katılınca Bech'in eli bu bölgede daha güçlü olacak. Odense'de bu sezonun en büyük transferi geçen yılı tamamen sakatlıklarla geçiren Falk olabilir. Geçen sezon kış transfer döneminde alınan Darko Bodul iyi beslenirse bu ligde gol kralı dahi olabilecek tipte bir forvet. Larsen, Kadrii gibi kozlarıda olan Odense'nin iyi bir kadrosu var. İlk 3'ü zorlayacakları inancındayım fakat bunu başarabilmeleri için öncelikle iyi bir takım olmaları gerekmekte.

Hazırlık Maçları ;

Tarup 1-13 Odense
Naesby 0-4 Odense
Bochum 2-1 Odense
Goslarer 1-5 Odense
Odense 1-2 Fredericia

Takımın Kilit İsmi ; Darko Bodul
Patlama yapabilecek Genç Yetenekler ; Bashkim Kadrii



Viborg


Gelenler

Kristoffer Pallesen (Defans-Hobro)
Jacob Egeris (Defans-Nordsjaelland)
Christopher Poulsen (Defans-Silkeborg)
Michal Peskovic (Kaleci-Ruch Chorzow)
Lukas Lerager (Orta saha-AB)

Gidenler

Kasper Stiller (Defans-Blokhus)
Martin Hansen (Kaleci-Nordsjaelland)
Jens Sörensen (Defans-Hjorring)
Mads Lauritsen (Defans-Thisted)
Carlos Shiralipour (Orta saha-Ayrıldı)
Razak Pimpong (Orta saha-Futbolu bıraktı)

Ligin yeni takımı Viborg'u lig maçlarında daha iyi analiz edebiliriz diye düşünüyorum. Yinede kısa bir şekilde kadrolarından ve yaptıkları transfer hamlelerinden bahsedelim. Takımın en önemli oyuncusu 1. ligin gol kralı olan Thomas Dalgaard. 29 yaşındaki oyuncu bir dönem Manisaspor'da oynamış fakat tutunamamıştı. Valencia alt yapısından yetişme olan Şili'li Danilo Arrieta'da bu ligde iyi işler yapabilecek bir isim. Alt yaş Milli takımlarının bir çoğunda oynayan Kevin Mensah, tecrübeli Simon Nagel, eski Randers'lı Sarr sezon boyunca istikrarlı şekilde katkı vermesini beklediğim isimler. Yapılan transferler ise aceleci ve transfer bütçesinni yetersiz olduğunun bir göstergesi. Nordsjaelland'a giden kaleci Hansen'in yerine alınan 31 yaşındaki Peskovic vereceği katkı belirsiz bir isim. En doğru transfer sol beke Poulsen'in getirilmesi olarak gözüküyor. Lukas Lerager'de patlama yapabilecek bir genç yetenek. Viborg bu yapısıyla düşmeme mücadelesi verecektir fakat tutunmasıda zor gözüküyor.

Hazırlık maçları ;

Viborg 0-1 Aarhus
Aarhus 2-2 Viborg
Skive 1-0 Viborg
SonderjyskE 1-0 Viborg
Viborg 1-2 Blokhus

Takımın Kilit İsmi ; Thomas Dalgaard
Patlama yapabilecek Genç Yetenekler ;  Lukas Lerager

17 Temmuz 2013 Çarşamba

Danimarka Superliga Sezon Öncesi - I -


Danimarka Superliga'da sezonun başlamasına kısa bir süre kaldı. Takımlar tüm hızlarıyla yeni sezon hazırlıklarını sürdürürken kurdukları kadrolar hakkında analiz yapma ihtiyacı hissettik. Sıkılmadan okuyacağınız, sezon öncesi aydınlanacağınız bir yazı olması için çaba sarfettik, umarım başarılı olabilmişizdir. Başlayalım ;


Aalborg BK


Gelenler ; Transfer yapılmadı. 19 yaş altı takımından Christian Rye, Jakob Blaabjerg, Lukas Spalvis ve Andreas Bruhn A takıma çıkarıldı.

Gidenler ;

Kayke Rodriguez (Forvet-Serbest bırakıldı)
Nicklas Helenius (Forvet-Aston Villa)

Geçen sezonun son haftası olması gerek..Aalborg için mali yapıdan çok iyi durumda değiller, Avrupa-Lig ve Kupa 3'lüsünü aynı anda götürmelerinin zorluğundan söz etmiş Avrupa biletini almak için çokta istekli olmayabileceklerini söylemiştik. Nitekim Randers'ı yenememişler Midtjylland Aarhus'u gol yemeden yense Avrupa biletini kaptırmışlardı. Hatta Rasmus Thelander'in son dakikada gelen golü olmasa Midtjylland'ın tek farklı galibiyeti bile yeterli olacaktı.

Bu sezon önceside sıkıntılı Aalborg. 2010-2013 yılları arasında 102 maçta oynayıp 40 gol atan ülke futbolunun değerli golcüsü Nicklas Helenius'u Premier Lig ekiplerinden Aston Villa'ya yaklaşık 1.5 Milyon Euro'luk bedelle sattılar. Zaten beklenen bir transferdi fakat Aalborg'un gelen parayı transfer yerine ekonomik planlamada kullanması biraz sıkıntıya yol açmış durumda. Nitekim taraftarın beklediği ideal forvet hala alınabilmiş değil. Takımın bir diğer yıldız adayı , muhtemelen kış transfer döneminde Avrupa'nın üst sınıf liglerine yelken açacak olan Kasper Kusk'un suratı şimdiden düşmüş durumda. Kulübün hedefsiz kalması, ona ayak uydurabilecek yetenekte isimlerin azlığı canını muhakkak sıkıyordur. Aalborg forvet hattına bakıyoruz, istikrarlı şekilde oynayan ama istatistiksel olarak ortalama bir forvetin verdiği katkının bile altında işler yapan Soren Frederiksen, geçen sezon son dönemde reserve takımda dahi oynamaya başlayan arka plana atılan Jeppe Cürth ile sezona hazırlandılar. Alternatifleri Kayke serbest bırakılırken Rolf Toft ve Lukas Spalvis'in bu seviye için henüz hazır olmadıklarıda bir gerçek.

Forvette ideal bir golcüsü olmayan Aalborg'un bu sezon öncesi en büyük kozu Kasper Kusk. Fakat genç kanat oyuncusunun bir takımı tek başına taşımasıda zor. Orta sahadaki partnerlerinden Thomas Augustinussen artık veteran futbolcu sınıfına girmeye başladı. Geçen sezonun ortasında yaşadığı ağır sakatlık sonra eski performansına ulaşmasıda zor gözüküyor. Rasmus Würtz bu sezonunda değişilmezlerinden olacak gibi. Solda oynayan Anders Due ile bir dönem kontrat yapılmayacağı haberleri çıkıyorduki kulübün mali yapısı eldeki nimettende olmayalım mesajını verdi. Due bu sezonda Aalborg forması giyecek.  Savunmanın değişilmezi Lasse Nielsen ile ciddi şekilde ilgilenen kulüpler söz konusu. Petersen ile bu sezonda göbekte görev alacaklar. Alternatifleri ise genç Kasper Pedersen ve Rasmus Thelander olacaktır. Beklerde yeri garanti olan isimlerde Ahlmann ve Dalsgaard fakat bunların yerini dolduracak kalitede isimler olmadığı bir gerçek.

Aalborg sezona sıkıntı yaşayabilecek bir savunma, Kasper Kusk'a bağlı rotasyonu dar bir orta saha ve ideal forvetsiz başlıyor diyebiliriz. Geçen sezon özellikle iç sahadaki yüksek performanslarıyla üst sıralara tutunmuşlardı fakat bu sezon aynı başarıyı yakalamaları zor gözüküyor. Özellikle kış arasına kötü girerler ve Lasse Nielsen-Kasper Kusk'u elde tutamazlarsa ligi düşme hattının çevresinde tamamlamaları sürpriz olmaz.. Bu görüntüleriyle orta sıra takımı olacaklar gibi gözüksede sezon içerisinde yaşanacaklar kaderlerini belirleyecek.

Sezon öncesi oynadıkları hazırlık maçlarında aldıkları sonuçlar ise şu şekilde ;

Aalborg Freja 1-5 Aalborg BK
Velbert 0-2 Aalborg BK
Braunschweig 0-0 Aalborg BK
Silkeborg 0-1 Aalborg

Kampın en golcü ismi Soren Frederiksen oldu.

Takımın Kilit İsmi ; Kasper Kusk
Patlama yapabilecek Genç Yetenek ; Rasmus Thelander


AGF Aarhus

Gelenler ; 

Danny Olsen (Orta saha-Midtjylland)
Jesper Lange (Forvet-Esbjerg)
Marcus Solberg (Forvet-Aarhus u19)
Alexander Juel Andersen (Defans-Horsens)

Gidenler ;

Atle Roar Haland (Defans-Futbolu Bıraktı)

Son dönemde Norveç futbolunda sıklıkla gördüğümüz olay Rosenborg ve Molde'nin ligin değerli oyuncularına saldırması oluyor. Danimarka'da ise ortada Şampiyonlar Ligi oynayacak İskandinav futbolunun devi Kopenhag ve Farum ekibi Nordsjaelland dururken yaz boyunca sıklıkla adı transferle geçen kulüp Aarhus oldu. Biraz şaşırtıcı geliyor haliyle ama geçen sezon Aron Johansson satıldıktan sonra ortaya çıkan tabloylada bunu yapmaları gerekiyordu. Özellikle Midtjylland odaklı olmak üzere bir çok oyuncuya teklif götürdüler. Kadroda Vatsadze ve Soren Larsen var fakat yaşadıkları sakatlıklar geçen sezon verdikleri katkının düşmesine neden olmuştu. Belki Avrupa'ya pazarlayamayacaklar ama ülke futbolunun ortalama golcülerinden olan Jesper Lange'yi transfer ederek merkez golcü sıkıntısını çözmeye çalıştılar. Bu ciddi bir adımdıki pazarlama kısmında ise geçen sezonda arada denenen 'Hulk' lakaplı Marcus Solberg'i alt yapıdan çıkarmayı tercih ettiler. Solberg bu sezon biraz kendini gösterirse Avrupa'nın üst sınıf ligleri için adım atmış olacak.

Soren Larsen-Jesper Lange-Mate Vatsadze-Marcus Solberg-David Skhirtladze

5'lisinden oluşan geniş ve kaliteli , lig için yeterli düzeyde bir forvet hattı görüyoruz. Orta saha Aarhus'un en iyi bölgelerinden birisi. Solda ligin istikrarlı ve özel yetenekli oyuncularından Akharraz, sağda süratli , yaratıcı Stephan Petersen vardı. Casper Sloth orta sahada iyi yönlendiren bir isimken  Kopenhag tarihininde Avrupa'da en fazla forma giyen 2 oyuncudan biri olan Norregaard'ın tecrübeside ortada. Yine eski Fiorentina'lı Martin Jorgensen'de en azından tecrübesiyle takıma büyük katkılar verebilecek bir isim. Genç oyuncuları konsantre tutmak için yapacağı konuşmalar bile yeterli olacaktırki yönetimin sözleşmesini uzatarak ona gösterdiği saygıyıda cevaplaması gerekiyor. Daha Kasper Povlsen, Scheel gibi iyi göbek oyuncularınında elde olduğunu belirtelim. Bu yapıya kanatlara ciddi bir güç katacak Danny Olsen'in dahil edilmeside yerinde bir hamleydi. Olsen Ocak'a kadar Midtjylland'ta oynamayı sürdürecek fakat kış arasıyla beraber Aarhus'a geçiş yapacak.

Aarhus'un en zayıf yerinin ise savunma olduğu görüşündeyim. Pasanen belki önemli bir tecrübe olarak gözüküyor ama fiziksel açıdan eski seviyesinde değil. Genç Jönsson'un sakatlıkları Haland'ın futbola son noktayı koymasıda işlerini zorlaştırıyor. Arthur Sorin'i arada stoper oynattıklarını düşünürsek elde 4 stoper gözüküyor ama bunların neredeyse tamamının vereceği katkı tartışılır durumda. Sol bekte Eckersley-Kirkeshov güven verirken Horsens'in sağ beki Andersen'in alınmasıda yerinde bir hamle. Genç Putros'un kampta sağ bekte iyi oynadığını not olarak geçelim.

Aarhus ilk 6'yı zorlayacak takımlar arasında fakat daha üst sıralar için hala takviyeye ihtiyaçları var. Ligin gollü maçlarını oynayabilecek takımların başında geliyorlar. Hazırlık maçlarında aldıkları sonuçlar ;

Vejle 1-2 Aarhus
Viborg 0-1 Aarhus
Aarhus 2-2 Viborg
Randers 3-0 Aarhus

Superliga'ya yeni yükselen Viborg karşısında 1 beraberlik 1 galibiyet alırlarken Randers'a farklı kaybettiler. Jesper Lange ve Soren Larsen'in gösterdiği performans sezona umutla bakmalarını sağlıyor.

Takımın Kilit İsimleri ; Stephan Petersen ve Osama Akharraz
Patlama Yapabilecek Genç Yetenek ; Marcus 'Hulk' Solberg


Brondby

Gelenler

Lukas Hradecky (Kaleci-Esbjerg)
Martin Ornskov (Orta saha-Viking)
Michael Almeback (Defans-Club Brugge)
Riza Durmusi (Orta saha-Brondby u19)

Gidenler

Anders Raundrup (Defans-Ayrıldı)
Dennis Rommedahl (Orta saha-Waalwijk)
Jan Kristiansen (Defans-Vestsjaelland)
Jens Stryger Larsen (Orta saha-Nordsjaelland)
Clarence Goodson (Defans-San Jose)

Ocak ayının ilk günlerindeyiz...Kış arası gelmiş  Brondby içinden çıkılması zor bir sürece girmiş. Sportif direktör basının karşısına çıkıp ülkemizde Beşiktaş'ın uyguladığı Feda projesinin bir benzerini anlatıyor. Oyuncu maaşlarında indirimler, çalışanların ücretlerinde kesintiler vs. liste uzar gider. O dönemde bu uygulamaya Ordu'ya transferi gündemde olan Goodson dışında karşı çıkan oyuncu olmadı desek yanlış olmaz. Ordu transferi yatınca oda mecburi olarak kabul etmişti. Kısa bir süre geçti Brondby yatırımcılarında desteğiyle ekonomik olarak seviye atlamaya başladı. Yinede belli bir kaos ortamı hakimken sportif direktör bu sezonki hedeflerinin ligde kalmak, sonra ilk 6 ardından ilk 3'ü hedefleyeceklerini belirtti. Gelecek sezonun planlamasını yapan ekibin bu sezon hedef göstermesi bana biraz saçma gelmişti, neye güvenerek plan yapıyor sorularının aklımda oluşmasını sağlamıştı. Neyse işin bu kısımlarını geçersek son Horsens maçında ligde kalmayı başaran bir Brondby vardı. Eminim tarihlerinin en ağır sezonlarından birini geride bıraktılar.

Auri Skarbalius görevden alındı, yerine 39 yaşındaki Frank Hansen getirildi. Lyngby'de görev almış, Danimarka 16-17 ve 19 yaş altı takımlarını belirli aralıklarla çalıştırmış gençlere çok önem veren bir isim Hansen. Göreve geldiğinden itibaren yaptığı ilk icraatlerden birisi Maikon Orellana ve Riza Durmusi gibi alt yapıdan isimlere şans vermesi oldu. Özellikle Riza'nin kampın en etkili isimlerinden biri olduğunu belirteyim. İlginç olan ise menajer Hansen'in onu orta 3'lünün solunda oynatması. Normalde bek orjinli olan Riza kadroda aynı alt yaş grubundan olan geçen sezon son dönemde şans bulan Patrick Da Silva'da olduğu için açıkta kullanılıyor. Çünkü Da Silva da sol bekte oynuyor. Bu sezonun sürpriz çıkış yapacak isimlerinden biriside geçen sezonun son maçında oynayan Lebogang Phiri olabilir. Üst seviye fiziği olmamasına rağmen mücadeleden kaçmayan teknik seviyesi yüksek bir ön libero. Hansen'in istediği isimlerden biriside Milli takımdan tanıdığı Lyngby'li Yussuf Poulsen'di fakat girişimler sonuçsuz kaldı. Poulsen Alman ekibi RB Leipzig'e transfer oldu.

Bu genç isimlere yönelik adımlardan sonra kulübün ideal transferlerde neler yaptığına bakalım ; Brondby geçen sezon kaleci-savunma sorunsalından bir türlü kurtulamadı. Yıllardır doğru dürüst kalecileri olmadı. Her ne kadar ben çok fazla beğenmesemde Stephan Andersen yine durumu idare ediyordu fakat o ayrıldığından beri hiç dikiş tutturamadılar. Neyseki transferde ilk adımı buraya atıp ligin en iyi kalecisi olan Lukas Hradecky'i kadroya kattılar. Club Brugge çok uzun süre Fin kaleciyle ilgilendi fakat MLS'ten bir isme yönelince Hradecky yedek kalabilirim düşüncesiyle transfere yanaşmadı. Gelecek vaadeden ve şu anki seviyesi ligin üstünde olan önemli bir eldivenle kale sağlama alınmış oldu. Savunmada Goodson'u bu yıl kadroda tutmak mümkün olmadı. Stenderup-Albrehtsen-Dumic 3'lüsüyle devam edeceklerini düşünüyordumki sürpriz şekilde Michael Almeback gibi fark yaratacak bir isim getirildi. Geçen sezon sıklıkla stoper sorunu yaşayan Brondby hem kaliteyi yükseltti hemde rotasyonu genişletti. Sağ bekte ise Raudrup'un ayrılması sonrası sıkıntı var. O bölgede alternatif olarak düşünülen hızlı kanat oyuncusu Larsen'de tutulamayınca transfer şart oldu. Menajer Hansen son hazırlık maçında o bölgede Holst'u denerken Viking'ten Bjordal'ın transfer edilebileceği söyleniyor.  Ön liberoyada yine Viking'ten Martin Ornskov'u alan ekip bu bölgeyide güçlendirmiş durumda. İyi bir sağ bek almaları durumunda savunmaları oturacaktır.

Yanlız Brondby'nin orta sahada sıkıntı yaşayabileceğini düşünüyorum. Her ne kadar Avrupa Şampiyonası sonrası eski verimliliğinde olmasada Dennis Rommedahl bu kulüp için önemli bir isimdi. Solda alt yapıdan çıkan Riza, sağda yine 95'li Hjulsgaer ile hedef takımı haline gelmeleri zor. Antipas sakatlandığı için ilk maça yetişme şansı yok denecek kadar az. Ornskov bu bölgede kullanılıp ilk maçta Thygesen daha serbest rolde oynatılabilir. Sezonun genelinde ise böyle yaratıcılık sorunu çekmeleri kaçınılmaz gibi duruyor. En büyük skor kozları ise Makienok olacak.

Brondby'nin kadrosunu iyi yapılandırmaya başladığını düşünüyorum fakat hala eksikler söz konusu. Sezonun ilk maçlarında kısır skorlu maçlar oynayabilirler. Genç oyuncuların vereceği katkı ligdeki durumları için belirleyici olacak. Transfer yapmaları durumunda işler değişebilir fakat şu yapılarıyla maksimum hedef ilk 6 olacaktır.

Hazırlık maçı sonuçları şu şekilde ;

B1973 1-5 Brondby
Brondby 2-0 Bronshoj
Osnabruck 1-1 Brondby
Meppen 0-1 Brondby
Brondby 2-0 Flota

Takımın Kilit isimleri ; Quincy Antipas ve Makienok
Patlama Yapabilecek Genç Yetenek ; Riza Durmusi







Esbjerg FB

Gelenler

Jeppe Andersen (Orta saha-Vejle)
Mick Van Buren (Forvet-Excelsior)
Frederik Ronnow (Kaleci-Horsens)

Gidenler

Jesper Lange (Forvet-Aarhus)
Nicolai Hogh (Defans-Valerenga)
Steven Sommers (Defans-Ayrıldı)
Lukas Hradecky (Kaleci-Esbjerg)
Steffen Ernemann (Orta saha-Defans)
Kenneth Fabricius (Forvet-SonderjyskE)
Youssef Toutouh (Orta saha-Kopenhag)
Arnor Smarason (Forvet-Helsingborg)

Geçen sezon kış arasında Hans Henrik Andreassen Esbjerg'e geldiğinde takımın sınıf atlayabileceğini söylemiştikki düşme hattında 2. yarıya giren ekip müthiş bir çıkışla ligi 4. bitirdiği gibi kupayı kazanarak Avrupa Ligi biletini kapmıştı. Bu başarıda en büyük pay sahibide menajer Jess Thorup'tu. Beklenmedik bana göre her zaman rastlanmayacak bir olayı gerçekleştirdiler. Bakıyorsunuz eldeki savunma kalitesi iyi değil ama ekstra mücadele ve müthiş bir kaleci ile ligin en az gol atan takımı oluyorsunuz. Andreasen'in katılımıyla orta saha level atlıyor sağ çizgi rakiplerin sol tarafını koridora çeviriyor. Arnason-Lange gibi isimleride müthiş katkısıyla skor üreten bir takım.

Az çok analtmak istediklerim zaten transfer tablosunda oyuncuların gittiği yerlerden anlaşılıyor. Sezona büyük bir değişim yaşayarak başlayan bir Esbjerg söz konusu. Başarının temeli olan antrenör Jess Thorup Danimarka 21 yaş altı takımının başına getirilirken Esbjerg'in hocası son olarak Lyngby'i çalıştıran Niels Frederiksen oldu. Frederiksen Lyngby'de savunma sorunlarına bir türlü çare bulamamıştı, Aabech'in bireysel olarak girdiği bir bahis olayından aldığı cezada vardı. Çok iyi tanımasamda disiplinide sağlayamadığı anlaşılıyor. İlginç bir seçim oldu bu. Takımın temel taşı olan Lange-Hradecky ve Hogh'ün gidişi büyük kayıp. Hradecky'nin yerine alınan Ronnow potansiyelli ve iyi bir kaleci. Kulübün kaleci izleyen scoutlarının çok iyi oyuncu seçtiği bir gerçek. Yinede değişimin etkileri bir süre sürebilir. Forvete getirilen Van Buren Lange'nin yerini doldurabilir mi ? zaman gösterecek. Smarason gibi önemli bir ismin ayrılışı handikap. Forvette yararlı bir isim ama orta saha içinde önemli bir alternatifti. Yine Ernemann kadroda tutulamadı. Andreasen geldiğinden beri forma giyme şansı azalmıştı ama rotasyonda tutulsa iyi olurdu. Smarason gitti Ernemann gitti gelen isim Jeppe Andersen. Tartışılır tabi bu durum.

Hazırlık maçlarında şu skorları aldılar ;

Horsens 1-2 Esbjerg
Esbjerg 3-2 Nordsjaelland
Hallescher 1-2 Esbjerg
Vejle 0-1 Esbjerg

Esbjerg bu sezon güven vermiyor. Geçen sezonki havayı sürdürme ihtimallerini zor görüyorum. Çünkü o temeli bozdular, gelen isimler çok ekstra katkı vermezlerse bu sezon düşme hattıyla orta sıralar arasında gidip gelmeleri olası.

Takımın Kilit ismi ; Hans Henrik Andreasen
Patlama Yapabilecek Genç Yetenek ; Fredrik Ronnow



16 Temmuz 2013 Salı

Stefan Johansen



Gelişen Dünya futbolunda sadece 10 numaralı özelliği bulunan orta sahalar takımların sistemlerinde yük olmaya başlayınca biraz daha kenara itilirken, oyunun iki yönünüde oynayan isimler ortaya çıkmaya başladı. Genelleşmiş terimleriyle merkez orta saha, yabancıların dünya futboluna sunduğu ismiyle 'box to box'. Emre Belözoğlu, Manuel Fernandes, Selçuk İnan Ülke futbolumuzda bu tarzda başı çeken isimler. Avrupa'da Xavi, Lampard, Gerrard gibi isimler herhalde bu listede kafaya oynar.
Norveç futboluda son dönemde yetiştirdiği bu tarz isimlerle dikkat çekiyor. Manchester United alt yapısında ciddi bir eğitimden geçen ve Alex Ferguson'un Solskjaer'e tavsiyesiyle Molde'ye kazandırılan ardından kısa bir sürede müthiş bir gelişim gösterip Heerenveen'e giden Magnus Wolff Eikrem, Rosenborg'un AZ Alkmaar'a pazarladığı Markus Henriksen, Rennes'e giden Anders Konradsen bunun en güzel örnekleri olsa gerek. Tippeligaen'in bu anlamda parlayan yeni ismi ise Stromsgodset'li Stefan Johansen


Johansen 8 Ocak 1991 Norveç Vardo doğumlu. Alt yapı eğitiminide burada alıyor. 14 yaşında Norveç'in Kuzeyinin Tromso'den sonraki hit takımlarından olan Bodo Glimt'i alt yapısına dahil oluyor. 2007'de A takıma yükseltilirken o zamanki arkadaşlarından biriside yukarıda bahsettiğimiz isimlerden olan Anders Konradsen. Tippeligaen'e çıkışla alakalı olarakta ilk yıllarda şans bulmakta zorlanan bir Stefan Johansen vardı. Konradsen 2009'dan itibaren formayı sıklıkla giymeye başlamıştı fakat Johansen'in sürekli oynaması Bodo'nun tekrar Adeccoligaen'e düşmesiyle başladı. Yani 2010 sezonunda. Konradsen'de o sezon attığı 10 golle Bodo'nun en çok gol atan 2. ismi olmuştu. İki oyuncunun da adı ülke futbolunun önemli takımlarıyla anılmaya başlamıştı. Stefan Johansen için Aalesund, Fredrikstad ve bölgenin en büyük takımı Tromso devredeydi. Bende dahil olmak üzere çoğu kesim genç yetenek avcısı Tromso'ye dahil olmasını bekliyordu fakat Stromsgodset daha ciddi olduğunu gösterince bu ikili 1 Ocak 2011'den itibaren Drammen ekibine dahil oldu. 

Stromsgodset'te Neler Yaptı ?

Son dönemde ülke futbolunda ciddi şekilde söz sahibi olmaya başlayan bir ekibe adım atmak bu ikili için çok önemliydi. Başlarında Ronny Deila gibi babacan, müthiş bir taktik bilgisi olan, genç yetiştirmeyi seven birinin olması avantajdı. Konradsen biraz daha kolay sivrilen taraf oldu. Kadroda Abu gibi önemli bir yetenekte olunca Johansen ilk sezonunda genelde 2. takımda şans buldu. 13 maçta 1 gol üretti. 2012'de Mohamed Abu ayrılana kadar genelde kenarda oturdu, sonradan şans buldu fakat 13. haftadaki Honefoss maçından itibaren düzenli oynamaya başladı. 15. haftada Sandnes'a attığı frikik golü görülmeye değerdi. Sezon boyunca 27 maçta şans bulan Johansen 3 gol üretirken 5 asist  yaptı. Bu yılda takımın en istikrarlı oyuncularından birisi konumunda. 15 maçta 2 gol atarken 2'de asist yaptı.

Johansen'in kulüp futbolu dışında Milli takımın her yaş grubunda sürekli oynayan bir isim olduğunu hatırlatalım. Oyun okuyuşu, teknik seviyesi mükemmel, savunma-orta saha arası bağlantıyı eksiksiz yapan, pas organizasyonlarında düşük hatayla oynayan, yaptığı servislerle akılda iz bırakan bir isimden söz ediyoruz. Defansif açıdanda savunma-forvet arasındaki 50 metrelere varan mesafeyi yerinde dolduran bir isim. Johansen'in Aralık sonunda Strosmgodset ile olan kontratının bittiğini, Everton başta olmak üzere ciddi takımların peşinde olduğunu hatırlatalım. Bir kaç sene içerisinde Avrupa futbolunda adından sıklıkla bahsettirecek bir isim. Güzel bir videosu ilede yazımızı sonlandıralım. İzledikten sonra tespitlerim için bana hak vereceğiniz inancındayım. İyi seyirler.





9 Temmuz 2013 Salı

Lars Christopher Vilsvik


Bu yazımın konuğu Stromsgodset'in sağ kanadı Lars Christopher Vilsvik...

Vilsvik, Batı Almanya doğumlu Annesi Alman vatandaşı Babası Norveç'li ..Araştırdığım kadarıyla Norveç dilini akıcı konuşmasına rağmen ufak yaşları Almanyada geçirdiği ve oranın kökenine sahip olduğu için telaffuz sıkıntısı yaşayabiliyormuş. Vilsvik'in ufaklık yıllarına dönersek futbolculuğa ilk adımı 6 yaşında Tennis Borussia Berlin takımıyla attı. Bu alt yapıya girdiği zamanlardaki  arkadaşlarından birisi giriş fotosunda gördüğünüz, şu an Alman Milli ve Bayern Münich'in değişilmez isimlerinden Jerome Boateng'ti. Alman ekolünün son yıllarda çıkardığı müthiş yeteneklerini düşünürsek bir anda üst sınıf liglere sıçrayabilmek kolay olmuyor. Vilsvik'te Norveç'te verdiği demeçlerden birinde Jerome kadar iyi değilseniz, bir yıldız değilseniz Berlin'de profesyonel olmanın zorluğundan bahsediyordu. Düşünün bu alt yapıda Hermann Gerland, Mirko Slomka gibi çok ciddi hocalar çalışmış. Ülkenin genelinde bu tür alt yapıları düşünür, oyuncu çokluğunu hesaba katarsak sıçramakta zor oluyor.

4 yıl Tennis Borussia'da eğitim alan Vilsvik 10 yaşında ciddi bir genç potansiyeline sahip olduğunu öğrendiğim amatör küme takımlarından Lichterfelder'e geçiş yapıyor. Burada 6 yıl alt yapı eğitimi alan Vilsvik 2006'da A takıma yükseltilirken 4 yılda 79 maç oynayıp 18 gol üretiyor. Lichterfelder'deki son sezonunda hem futbol oynuyor hemde 9 saat kamu hizmetinde çalışıyordu. Geçimini sağlamaya çalışan yetenekli bek oyuncusunun tüm yaşamı Ocak 2010'dan itibaren değişmeye başlıyor. Stromsgodset amcası aracılığıyla Vilsvik'i denemeye davet ediyor. Doğrusu menajer Ronny Deila'da bu testten pek umutlu değilken Vilsvik'in gösterdiği performansa şaşırıyor. Vilsvik'i daha önce Rosenborg ve Hamburg'ta ciddi şekilde takip etmiş fakat yeterli bulmamışlar.
Menajer Ronny Deila'nın en çok beğendiği yönü iki ayağınıda çok iyi kullanması olmuş.


Vilsvik geldiği Alman ekibinde (eski bir saha dizilişi yukarda) sol bek oynuyor fakat Stromsgodset'te ilk sezonununda sıklıkla sağ bekte kullanılıyor. İlk sezonunda 22 maçta oynarken 2 penaltı golü atıp 2'de asist yapıyor. İkinci sezonunda savunmadaki partnerlerinden olan ayrıca takımın kaptanı Aas Vilsvik için ;

'Şaşırtıcı şekilde iyi oldu, geçen yıl potansiyelini göstermişti. Bu senede iyi bir adım attı. Defansı kaya gibi sağlamken becerili ve hızlı' diye yorumda bulunmuştu.

2. sezonun sonunda 27 maçta oynamış 2 gol atmış 5'te asist sunmuş bir oyuncu vardı karşımızda. Vilsvik her geçen gün üstüne koymaya devam ederken Drammen ekibinin değişilmezlerinden biri olmaya başlamıştı. Hızını harika kullanıp çok iyi bindirmeler yapıyordu, rakiplerin sol beki adeta karşısında şaşkın ördeğe dönüyordu desek yanlış olmaz. Stromsgodset'in şaşırtıcı bir şekilde ligi 2. bitirdiği geçen sezon ise 30 maçta oynayıp 3 gol 5 asistlik bir performans sergiledi. Bir sağ bek için gerçekten ilgi çekici istatistikler diye düşünüyorum.


Yazı içerisinde okundukça anlaşılacaktır ama ufak bir tekrar yapalım, Vilsvik oyununun üzerine her geçen sene dahada ekleyen, istikrarı bozulmayan, sakatlıktan uzak Norveç Milli Takımı onuruna kavuşmuş bir oyuncu halina geldi. Bu sezonda istikrarlı futbolunu sürdürüyor. Tippeligaen'in 15 haftası geride kalırken 5 gol 3 asist yaptı. İlginç olan ise Deila'nın onu pivot golcü Kovacs'ın yanında kalıplaşmış terimiyle 'Winger' olarak kullanması. Bunun nedeni Diamonde, Keita, Storflor gibi isimlerin son dönemde yaşadığı sakatlıklar nedeniyle formdan uzaklaşması ve oynayamaması. Vilsvik zaten bek oynarkende ofansif anlamda iyi işler yapıyorduki rakip kaleye yakın oynamaya başladığı zamanda boş alanda etkili olacağını gösterdi.

24 yaşındaki oyuncu şahsi fikrime göre Norveç Ligi'nin en iyi bek oyuncusu konumunda. Norveç Milli Takımında hakkının yendiğini arka planda bırakıldığını düşünüyorum. Çift pasaporta sahip oyuncu kısa bir sürede Bundesliga, Eredivisie gibi liglerde boy  gösterecektir. Sağ çizgiyi, gerek görülürse sol çizgiyide kullanabilen bu kadar yetenekli bir oyuncuyu Türk takımlarımızın takip etmesi gerektiği inancındayım. Kontrat bitimine 2 yıllık bir süre olduğunu yaklaşık değerinin 1.5 Milyon Euro civarında olduğunu belirtip  yazıyı noktalayalım.

8 Temmuz 2013 Pazartesi

Stephane Badji



Stephane Badji 29 Mayıs 1990 Senegal Ziguinchor doğumlu. Futbola abisi İsmail Diarra Badji (şu an Casa Sports forması giyiyor) ile Mamadou Faye Futbol Ekolünde başladı. 2008'de eğitim aldığı futbol okulundan ayrılıp Senegal 1. Lig takımlarından Xam Xam'ın kadrosuna katıldı. Alt lig ekibinde yeteneklerini geliştiren ve tecrübe kazanan Badji doğdu şehrin takımı Casa Sports'a transfer oldu. Casa Sports'ta kısa sürede dikkat çeken isimlerden birisi olan Badji takımıyla 2011'de Lig Kupasını kazandı. Ligin en değerli oyuncusu seçildi. Ayrıca yine aynı sezon Afrika'da Ekonomik ve Parasal birliğinin yetenekli oyuncuları teşvik amacıyla düzenlediği uluslar arası turnuvada (UEMOA) Senegal Milli formasını giydi. Mali ile oynadıkları final maçında 90+4'te attığı golle Senegal'e şampiyonluğu tattırdı. Her yıl dahada üstüne koyduğu futboluyla kısa sürede Avrupa Kulüplerinin dikkatini çekerken Norveç Kulüpleriyle yaptığı iş birliğini yakından bildiğimiz Casa Sports tarafından Sogndal'a verildi.

Tippeligaen'de neler yaptı?

Badji 2 sezondur  Tippeligaen'de forma giyiyor. İsveç'li Jonas Olsson'un çalıştırdığı Sogndal 2012'de kurduğu kadroyla ligin düşmeye en büyük aday takımlarındandı. Badji merkez orta sahada daha çok kesici rolde oynayan bir isim olsada Sogndal'da hücumda da sıklıkla izlediğimiz bir isimdi. Olsson ona bu rahatlığı tanıyordu. Badji, Mane, Brochmann ve Ulrik Flo'nun üst seviye performansı çoğunluğun düşer dediği Sogndal'ı ligde bırakmıştı. Badji 24 maçta forma giyerken 6 kez sarı kart gördü 1 asist yaptı. Çoğu kesim tarafından Tippeligaen'in sezon sonundaki en iyi 11'in de gösteriliyordu. Ayrıca Milli takımda Olimpiyatlardaki başarılı oyunu artık A takım seviyesinin değişilmezlerinden biri olması için adım atmasını sağlıyordu.  Lig seviyesinin üstünde olan ve geleceği parlak bu isim için Tippeligaen takımları devreye girdi. Leeds'e gönderdiği Rodolph Austin'in yerini doldurmak isteyen Brann ciddi bir teklifle Sogndal'ın kapısını çalınca Badji'nin Bergen yolculuğu başlamış oldu.


Badji hafızam beni yanıltmıyorsa Brann'ın yaptığı geç transferlerden biriydi. Geçten kastım kamp döneminin sonlarında kadroya katıldığı için Rune Skarsfjord Valerenga ve Rosenborg maçlarında onu kenarda oturttu. Baktıki bu iş kronik sakat Sokolowski ile olmayacak Badji'yi 11'e monte etmeye başladı. Badji Molde maçıyla beraber Brann'ın değişilmezlerinden olmaya başlasada onu takip eden kesim Sogndal'da ki dinamik görüntüsünden kayıplar oluştuğunu düşünmeye başladı. Fakat bu noktada iki kulübün sistemini ayırt etmek gerektiğini düşünüyorum. Badji Sogndal'da oyunun iki tarafındada aktif gözükmeye çalışırken Brann'da defansif açıdan daha çok rol üstleniyor. Çünkü Sogndal'da onun yaptığı görevi Brann'da genç Fredrik Haugen üstleniyor. Doğrusu aksayan sol beke yardımı, stoperleri oyuna dahil edişi, savunma-orta saha arasındaki yaptığı bağlantılar şu ana kadar gayet iyi, hatta iç saha maçlarında kusursuz. Valerenga maçını şansa kazanan, defansta kötü bir performan sergileyen ardından Rosenborg deplasmanında dağılan Brann'ın dengeli oynamasını sağladı. Badji'nin teknik seviyeside bir ön liberoya göre gayet iyi seviyede fakat ara ara atmak istediği ince paslarda sıkıntılar oluşabiliyor. Buda Brann'ın zaman zaman kontra yemesine neden oluyor ama bu dönüşlerdede pozisyon alışı gayet iyi durumda. Madem Brann dengeli deplasmanda niye maç kazanamıyor ? soruları gayet doğal şekilde gelebilir. Bunun nedeni bireysellikten çok Brann'ın takımını genel anlamda ilgilendiren bir konu. Sadece ön liberonun kalitesi maç kazandırmaya yetmeyebiliyor.

Brann taraftarıda Badji'nin performansından memnunken takımın bu yapı üstüne yapılacak 2 doğru takviye ile şampiyonluğu zorlayabileceği görüşünde. Alınmasını istedikleri ilk isim eski oyunculari Seyi Olofinjana. Nijerya'lı oyuncuda ön libero pozisyonunda oynayabilen bir isim. Onun katılımıyla Badji-Olofinjana ikilisinin oluşturulup önlerine Haugen'in atılması isteniyor. Solda Huseklepp sağda Amin Askar ve Kim Ojo gibi ideal bir forvetle şimdikinden daha iyi bir Brann izleyeceklerini düşünüyorlar. Yani Badji Brann'da verilen görevi layığıyla yerine getirirken oyun olarakta gelişimi sürdürüyor.

Badji'nin ileriki 1-2 sezon içerisinde Avrupa'nın üst sınıf liglerinde forma giyebileceğini düşünüyorum. Ciddi bir potansiyele sahip. Bir dönem Rennes'in de yakından takip ettiği bir isimdi. Yaklaşık 1-1,5 Milyon Euro'luk bir bedelle kadroya katılabilecek, ülkemizde çoğu takımın yaşadığı merkez orta saha sıkıntısını giderebilecek önemli bir yetenek var ortada.

4 Temmuz 2013 Perşembe

Kwame Amponsah Karikari & Balıkesirspor





2010 ve sonrasındaki 2011 sezonunda Mohammed ve Tetteh Bangura'dan oluşan forvet hattıyla rakiplerinin korkulu rüyası haline gelen AIK, o dönemde bu iki ismini de kaybetme riskiyle karşı karşıya kalınca yeni isimler aramaya başladı. Henüz daha 2011 sezonu başlamadan önce alternatifleri değerlendiren kulüp, sezon öncesinde Türkiye'de kamp yaparken iki transfer yetkilisi Jens Andersson ve Björn Wesström'ü Gana'ya gönderip Karikari'yi transfer etti. Gana'da 1-1.5 buçuk sezonda gösterdiği performansla dikkati çeken Karikari ile o dönemde 2014 sezonu sonuna kadar sözleşme imzalandı.

58 bin Euro gibi düşük bir ücret karşılığında AIK kadrosuna katılan Karikari, AIK formasıyla bugüne dek 42 maça çıktı, 9 golün altına imzasını
. attı. Gana U20 milli takımının o dönemde formasını da giyen genç golcüyü en çok öven ise kendi menajeri Patrick Mörk idi. "10 yıl önce keşfettiğim Asamoah Gyan'dan sonra bana en çok heyecan verici oyuncu" cümlesini bizzat Karikari için söyleyen Mörk'ün kendi oyuncusu için bunu söylemesi ne kadar inandırıcı bilinmez ancak aynı isim Mörk'ün, Gyan gibi Gana'nın son dönemdeki en ön plandaki ismini de Avrupa'ya pazarlayan isim olduğunu belirtmemiz gerek

Karikari, Banguraların bir bir takımdan ayrılması sonrasında 'forma giymeye hazırım' mesajları verdi hep demeçlerinde. Önce Tetteh takımdan ayrıldı. Karikari'de fırsattan istifade Mohammed Bangura ile birlikte şans almaya başladı takımda. O dönemde fırsat bulduğundaki performansıyla AIK taraftarının da sevgisini kazanan Karikari, bazı takımların da takibine girdi. Ancak menajeri Patrick Mörk yine verdiği demeçlerde, AIK'in potansiyelini bildiği için Karikari'yi satmayı düşünmediğini söylüyordu açıklamalarında. Taraftarlarda aynı Karikari için besteler dahi yapar duruma gelmeye başlamıştı.


Tüm gelişmeler Karikari'nin lehine gidiyorken beklenmedik bir anda İsveç 2.ligine kiralık gönderildi Karikari. O dönemde çok iyi hatırlıyorum kendisi bile şaşkınlık yaşamıştı bu gelişme sonrasında. Degerfors'a kiralık gidişi hak etmediği birşey olmasına rağmen gerek performansıyla, gerekse açıklamalarıyla AIK'e tekrardan iyi bir şekilde döneceğinin sinyalini verdi Karikari. Bu konuya sonradan geleceğim ancak teknik direktör Alm'ın bu transferdeki amacını anlamak cidden güç. Oyuncu gelişsin, ritmini bulsun açıklaması bile beni tatmin etmiyor çünkü o dönemde cidden takımın en önemli gol silahı olmaya başlamıştı Karikari. 2.ligde çıktığı 15 maçta attığı 6 gol ve yaptığı 1 asistin yanı sıra, oyun içindeki aksiyonlarıyla da Degerfors'u taşıyan isim olan Karikari, sezon ortasında tekrardan AIK'e geri geldi. Degerfors'daki kiralık süresi uzun olmayan golcü futbolcunun o dönemde kendisini geliştirdiği düşünüldü ve tekrardan kadroya dönmesi istendi. Gerek ilk geldiği günlerdeki performansı, gerekse kiralık gönderildiğindeki performansı beklentilerin üzerinde olmasına rağmen bir türlü teknik direktör Andreas Alm'ın gözüne giremedi. Alm'ın gereksiz kaprisleri ve saçma oyuncu tercihlerinden fazlasıyla nasibini aldı Karikari anlayacağınız.


Viktor Lundberg gibi AIK'in Semih Şentürk'ü kıvamını almış futbolcusuna bile Karikari'den fazla şans veren teknik direktör Alm, kiradan dönüşü sonrası bu katı duruşunda yumuşamaya gitmiş gibiydi. O dönemdeki üst düzey performansını AIK'de de sürdüren Karikari çıktığı 12 maçta 5 gol atarak 1.ligde de iş yapabileceğini kanıtladı. Sadece ligle de kalmadı bu performansı. Daha 1-2 ay kadar önce teknik direktör Andreas Alm tarafından İsveç 2.ligine 'sürgüne' gönderilen Karikari, 2012'nin Ağustos sonunda CSKA Moskova'yı Avrupa Ligi'nden eleyen adam olacaktı. Deplasmandaki o golü, AIK'e turun kapısını açan gollerden biri olurken, aynı Karikari gruplara kalan takımının formasıyla PSV'yi de boş geçmeyecekti..

Gerek ligdeki, gerekse Avrupa'daki performansıyla farklı ekiplerin iyiden iyiye dikkatini çeken Karikari, o dönemde Hollanda ekibi Vitesse'nin de radarına girdi. Hatta Gana futbolunun söz sahibi internet sitelerinden bir tanesi bu transferin bitme aşamasına geldiğini dahi yazdı. Wilfried Bony'i elinde tutamaması muhtemel Vitesse için yerinde bir hamle olabilecek gibi duruyordu Karikari. Ancak Bony'nin transferi başka bahara kalınca, Karikari'nin hayalleri de erteleniyordu. Taraftarlar arasında popülaritesi git gide artan Karikari'nin o dönemde elden çıkarılması halinde elde edilecek bonservis bedelinin 3-4 milyon eurolar civarında olabileceği dahi konuşuluyordu ki İsveç seviyesinde son yılların en önemli miktarlarından biri olabilirdi bu.


Ancak gelin görün ki Karikari yine teknik direktör kurbanı olacaktı. 2012'yi Banguraların ayrılışı sonrası AIK'de en gözde forvet olarak tamamlayan Karikari, Goitom'un da sakatlığını iyi değerlendirmişti. Hatta gelecek yıl Goitom'un tamamen iyileşmesiyle forvetteki yeri değişilmez olarak görülüyordu. Goitom & Karikari forvet hattı kafalardaki ilk ikili olarak beliriyordu. Djurgarden'dan alınan Kennedy Igboananike'ye formayı kaptırması ilk bakışta zor görünse de, işler hiçte onun istediği gibi gitmeyecekti. Alm'ın Karikari'yi değil de Kennedy'i ilk kadroya yazması belki de en büyük sürprizlerden oldu. Bir sezon önce neredeyse hiç forma giymeyen ve sürekli eski kulübüyle sorunlar yaşayan Kennedy, nasıl olduysa Karikari'den formayı kaptı ve bir daha da vermedi. Goitom'da sakatlık dönüşü ritmini bulunca Karikari'nin forma bulması daha da zor hale geldi. Sonradan girdiği anlarda da isteksiz görününce, yolun sonuna yaklaşmış oldu Karikari. Borges'i orta alanda oynatan Alm, forvetten bir isim eksik olduğunda dahi Karikari'yi 11'de düşünmedi. Borges'i o bölgeye çekip orta alanda rotasyon uyguladı. 11 başladığı ender zamanlarda da konsantrasyon sorunu yaşadı zaten Karikari. Bundan çok eminim ki o da artık hocasının 'adaletli' forma dağıtmadığını düşünüyordu. Alm'ın tercihlerinden bunu ben bile çıkarmakta zorlanmıyorum çünkü. Alm'ın zaten onu harcamaya niyetli oluşu da tüm bu söylediklerime eklenince AIK'den ayrılması normal hale geldi Karikari'nin.

Ayrıca bu arada ufak bir notta aktaralım. Gereksiz bir bilgi gibi görünse de, aynı Karikari'nin henüz 1-2 ay kadar önce Danimarka Süper Lig ekiplerinden Randers'a transfer olacağı haberleri de vardı. Hatta o transferin de gerçekleşmesinin an meselesi olduğu söyleniyordu. O dönemde de forma giymekte zorlanan Karikari'nin transferi ne hikmetse gerçekleşmedi.


Belki 2013'de forma bulamayışı kendi performansıyla ilişkilendirilebilir fakat ondan önceki 1.5 yılda elinden gelenin en iyisini yapmasına rağmen gerekli şansların ona tanınmadığını net olarak söyleyebilirim. Kariyerindeki basamakları birer birer tırmanırken, en ufak hatasında çevrilen sırtlar buna en güzel örnek. Yaptığı onca olumlu hareketin, tek olumsuz harekette silinmesi onun da takımda mutsuz olmasına sebebiyet verdi. İlk oynadığı dönemlerde, fiziki açıdan yaşadığı eksiklik gidenlerin yerini doldurmasıni mümkün kılmamasına rağmen, katettiği onca aşama sayesinde bambaşka bir isim haline dönüştü zamanla Karikari. Tüm bunlara günler, aylar hatta yıllar geçerken bizzat şahit olmama rağmen Alm'ın bunları göz ardı etmesi de asla gözümden kaçmadı..


Bugüne gelişini enine boyuna aktarmaya çalıştık Karikari'nin. Şimdi gelelim oyun yapısına. Sol ayağını kullanan Ganalı 1.90 ile de uzun sayılabilecek bir boya sahip. Uzun boyuna rağmen yüksek hızıyla da dikkati çeken Karikari'nin en önemli kozlarından bir tanesi ise günden güne geliştirdiğini yukarıda yine söylediğim fiziki durumu. Kondisyon olarak ritmini yakaladığında yıkılmaz bir adam haline bürünebilen Karikari'nin bu anlamda katettiği aşama muazzam gerçekten. İlk geldiği dönemlerde ayakta kalmakta dahi zorlanan Karikari'nin bu gelişimi PTT 1.ligde epey işe yarayacak bana kalırsa. CSKA Moskova'ya 1 yıl önce attığı golde ayakta kalışı, uzun boyuna rağmen topla attığı depar tüm bu saydığım olumlu yönlerinin özeti olarak düşünülebilir. Tüm bunları berbat edebilecek en zayıf yönü ise son vuruşları. Çoğu vasat siyahi oyuncuda gördüğümüz son vuruş eksikliği onda da var. Ancak bunun da özgüven eksikliğini aştıkça azalacağını düşünüyorum. O potansiyel vardı, olduğunu da gösteriyordu Karikari..

Şahsen bir AIK tarafarı olsam (Formasına sahip olmama rağmen bir AIK taraftarı değilim) Karikari'nin ayrılışına üzülürdüm. Alm'ın Lundberg'e tanıdığı fırsatları ona tanımadığı için üzüntüm bir kat daha artardı. Güçlü fiziği, uzun boyu ve hızına bitiriciliği katması sıkıntılı olsa da, 1.lig düzeyinde bence harika bir ismi transfer etti Balıkesir. Siyahi oyunculara olan pozitif yaklaşımın bir benzerini Karikari'de yaşamamızı yüksek ihtimal görüyorum. Bienvenu benzetmesini yapan çok kişiye rastlasam da, çok fazla dikkate almadığımı da söylemeliyim. Daha 1 yıl önceki durumunu dün gibi hatırladığım, hocası tarafından kenarda haksızca tutuluşuna birçok kez şahit olduğum Karikari'yi o kadar basite indirgeyecek değilim. Siyahidir, 1.ligde elbet iş yapar tarzı basit söylemlerin fazlasını da sergileyebilecek bir isim Karikari. Daha yaşı da genç. 2014'de AIK ile sözleşmesi bitecek. Bakarsınız Balıkesirspor'da göstereceği performansla, bir anda bitecek sözleşmesi nimet halini alır, kim bilir.. Umarım AIK'e geldiği ilk zamanlarındaki gibi kendisini göstermek için herşeyi yapar. Onun için çabaladığında keyif veriyor çünkü..