.

1 Aralık 2012 Cumartesi

Allsvenskan'da Sezonun Parlayan Gençleri.. (2)




David Moberg-Karlsson (Göteborg - Forvet - Yaş 18)

Şampiyonluk parolası ile sezona giren Göteborg için berbat ötesi bir yıl oldu ancak aradan sivrilen David Moberg Karlsson'u, Blavitt taraftarlarının deyimiyle DMK'yı es geçersek olmaz. Henüz yaşı çok genç ancak fırsat bulduğu anlarda izlediğim Karlsson 1-2 seneye formayı kapıp vermeyecek kapasitede. Topla yaptığı driplinglerin yanı sıra, çalım atma kabiliyeti ile bazı maçlarda sorumluluk alma gereği hisseden ender isimlerindendi Göteborg'da. Ara ara maçlarda ön plana çıkıp 11'e girme fırsatını da yakaladı ancak bunları çok iyi değerlendirdiğini söyleyemeyiz. Gol atamasa dahi, oynadığında gösterdiği kumaşı şimdilik yetti. Önümüzdeki sezondan itibaren daha fazla şans alırsa iyi işler başarabileceğini düşünüyorum..

Robin Quaison (AIK - Orta Saha - Yaş 19)

Yazsam mı diye çok düşündüm ama sonunda yazma kararı verdim Quaison hakkında birkaç şey. Alm'ın takıma kazandırdığı genç oyunculardan oldu sezon başında ancak bir ara yaşadığı sakatlık kötü etkiledi onu. Yeni transferlerde yapılınca 11'den uzunca süre uzak kaldı ancak yeteneğini gösterdiği maçlardaki görüntüsü ilerisi için umut beslememize yeterli oldu. AIK'de dahi yeni yeni şans buldu bu yıl. Geliştirmesi gereken çok fazla yanı olsa dahi, bu kabarık ve sistemi belirsiz Alm'ın kadrosunda kendisini göstermesi bu yıl için yetipte arttı bile. Sakatlık belası tekrardan bulmazsa onu, iyi yerlere gelebilir..

Alexander Milosevic (AIK - Defans - Yaş 20)

Sakatlıktan muzdarip olan bir başka AIKli de Milosevic. Babası Sırp, Annesi Finlandiya asıllı olan İsveç U21 oyuncusu Milosevic'in bu sezon hedefler büyüktü aslına bakarsanız. Önceki sezonda gösterdiği başarılı performansla Avrupa'nın önemli liglerinin takibindeydi. Yeni sezona da harika bir başlangıç yapıp 40 metreden attığı harika gol ile gündeme oturmayı bildi ancak yaşadığı sakatlık tüm hesapları berbat etti onun adına. 6 kez forma şansı bulabildi sadece ve sezonun genelinde takımını yalnız bırakmak zorunda kaldı. Malmölü diğer genç stoper Jansson'dan daha önce A milli takıma seçilme şansı varken yaşadığı bu sakatlıklar bunu engelledi. Ancak yine de kendini toparladıktan sonra 1-1.5 yıl önceki temposunu yakalayacağından şüphem yok. Sakatken dahi, birçok takımın takibinde olan genç stoperin ismini yakın gelecekte sıkça duyabiliriz. Her ne kadar bu yıl pek ön plana çıkmasada, gerek attığı harika gol ve gerek yapabilecekleri ile bu satırlarda olmayı hakeden bir isim bence Milosevic..

Kwame Amponsah Karikari (AIK - Forvet - Yaş 20)

Mohammed Bangura ve Teteh Bangura gibi çok önemli iki golcüsünü satan AIK için yeni sezon öncesi umut bağlanan adamlardan biriydi Karikari. Hatta geçtiğimiz yıl dahi Banguralarla zaman zaman oynama fırsatı bulmuş ve bu yolda ufak ışıklar vermişti bizlere. Ancak ne olduysa sezon başında oldu ve Alm Karikari'nin Superettan ekibi Degerfors'a kiralanmasını istedi. Banguralar olmadan sezona giren AIK için facia ötesi bir karardı ancak Karikari yılmadı. Degerfors'u ligde tek başına sırtlayan genç Ganalı, burada forma giydiği 6 maçta attığı 6 gol ve yaptığı 1 asistle tekrardan Alm'ın gönlünü kazandı. O zamanlar neden Degerfors'a kiralandığını anlamadığını söyleyen Karikari'nin işine gösterdiği saygı onu bir anda çok farklı yerlere getirmişti. 2 ay önce İsveç 2.liginin kötü zeminlerinde futbol oynayan Karikari, 2 ay sonra AIK'in CSKA Moskova'yı UEFA Kupası'ndan elemesinde başrolü oynayacaktı. Ve aynı Karikari Bangura'nın tekrardan takıma dönmesi ile ligde de durmayacak ve harika bir sezonu geride bırakacaktı. Tüm yaşanan olumsuzluklara rağmen yılmayan genç golcünün katettiği aşama çok fazla. Lig ve UEFA kupasında toplamda 7 gol atarak başarılı bir istatistiğe imza atan Karikari güçsüz gözüken fiziğine rağmen defans arkasına yaptığı koşular ve bitirici vuruşları sayesinde bu noktaya geldi. En dipten en yükseğe çıkma yolunda gösterdiği çaba alkışı hakeden cinsten..

David Nilsson (Norrköping - Kaleci - Yaş 21)

Bu listeye bir kaleci yazacağım aklıma gelmezdi. Hatta ve hatta ligin tanınan takımları dışında bir takımdan birisini yazacağım hiç aklıma gelmezdi. Hikayesi derin ve ilginç olan başka bir isim David Nilsson. Son 3 sezonda Norrköping'de forma giydiği maç sayısı sadece 3'tü aslında. Hatta bu yıl forma giymeye başlamadan önce Norrköping formasıyla son maçına 2009 yılında çıkmıştı ki 3 kez formasını giydiği takımının formasına da ilk ve son kez o yıllarda kavuşmuştu. Sadece 1 tanesinin 11'de olması da ayrı bir mevzu tabi ki. Yaşının genç olması sebebi ile bizim ligimize göre 2.lig kırmızı-beyaz grup diye nitelendirebileceğim bir lige kiralık yollandı. Orada as olarak forma giydi ancak Norrköping'e geri döndüğünde hala 3.kaleci konumundaydı. Önünde as kaleci Abbas Hassan ve 2.kaleci Lindberg vardı. Kaleyi devralma hikayesi ise çok ilginç. 16-20 Mayıs tarihleri arasında iki maça çıkan Norrköping toplamda 11 gol yer. Hoca Andersson inanılmaz sinirlidir ve kadroda köklü değişiklikler yapmaya karar verir. Gelen bu farklı yenilgiler sonucunda 4-5 isim kızağa çekilir. Kızağa çekilen isimler arasında as kaleci Abbas Hassan da vardır.Abbas Hassan'a bu tarihten sonra ilk 18 yolu bile görünmeyecektir ancak önünde Lindberg olan Nilsson'un da as kaleci olma ihtimali düşük görülmektedir. Hoca Andersson sürpriz diye nitelendirilebilecek bir kararla Nilsson'u bir sonraki Atvidaberg maçında kaleye koyar. İyi bir başlangıç yapamayacaktır belki ama zamanla katettiği aşama herkesce dikkatle takip edilecektir, Nilsson'un. Harika reflekslerinin yanında, takıma kattığı enerjiyi görmek şahsen beni fazlasıyla etkiledi. Oynadığı ilk zamanlar 'kim bu kaledeki çocuk' diyorken şimdilerde, 'vay be' diyebiliyorsam, kaledeyken çıkardığı harika maçlar sayesindedir. Takımı 2-3 gol yerken dahi kalesinde muhteşem bir performans gösterdiğini söylemem gerekir. Abbas Hassan kaledeyken tırnaklarını yiyen Peking taraftarlarının, Nilsson kaleye geçtikten sonra güvenle maç izlediklerinden eminim.. Umarım bu performansını devam ettirir genç kaleci..

Jere Uronen (Helsingborg - Defans - Yaş 18)

26 Mayıs 2012'de Türk milli takımımız Finlandiya ile hazırlık maçı oynarken, Uronen ilk kez Finlandiya milli takımı formasını giymenin gururunu yaşıyordu. Finlandiya tarihinde, bu formayı en genç giyen 3.oyuncu olma özelliğini de bu maçla kazanan Uronen'in Helsingborg'da gösterdiği performansta üstüne iki çift laf edilecek cinstendi. Defans hattındaki birçok isminden sakatlık nedeniyle yararlanamayan Helsingborg'un bir anda düzenli oyuncusu oluverdi Uronen. Yaşı ve fiziği itibari ile en başlarda iyi bakmıyorduk bu duruma ancak Uronen özellikle ilk oynadığı zamanlarda bu görüşümüzün haksız çıkmasını sağladı. Sol ayağını etkili kullanmasının yanında, ileri geri yaptığı koşularda bitmek bilmeyen enerjisi her daim ön plana çıktı. Bir bekten beklenen koşuları özellikle ilk başlarda çok iyi yapıyordu. Sezon içinde düşen grafiği dikkati çeksede, yaşı itibari ile daha ilk sezonda verdikleri ilgi çekiciydi. 18 yaşında bir isim için ilk sezonunda gayet başarılı işler çıkardı. Hatta sol ayağını  etkili kullandığı için takımın duran topçusu oluverdi bir anda genç Finlandiyalı. Dediğim gibi sezon sonuna doğru grafiği düşse de, fiziğini geliştirmesi halinde çok daha iyi takımlarda ve liglerde oynamasını yüksek ihtimal görüyorum Uronen'in..

David Accam (Helsingborg - Orta Saha / Forvet - Yaş 22)

Divison 1 tarihinin en pahalı transferini yapan Helsingborg'un, neden böyle birşey yaptığını en başlarda anlayamamıştım ama sonra sonra farkına varmıştım durumun. Türkiye koşullarında ucuz olsa dahi İsveç koşullarında pahalı bir transfere imza atan Helsingborg'un Accam hikayesi de biraz ilginç.  Divison 1 gibi kalitesi belli olan bir lig düzeyinden böyle bir ismi kadroya katmak pek tabiki soru işaretlerine neden oldu en başlarda. Östersunds ile her konuda anlaşan Helsingborg, o sıralar avrupada boy gösteriyordu. Accam'ın transferi konusunda sorun yoktu ve sırf Östersunds'un istediği olsun diye sezon sonuna kadar Östersunds'da kalmasına karar verildi. Ancakj Şampiyonlar Ligi'ne yükselme çabası veren takım, Polonya ekibi rakibi Śląsk Wrocław'ı eleyip Şampiyonlar Ligi'nde play-off oynama hakkı kazananınca bu durumlar biraz değişti. Bir anda Şampiyonlar Ligi için ümitlenen takım karar değiştirdi ve Accam ile alakalı olan bu durumu bozdu ve sezon sonunu beklemeden Ganalı futbolcuyu kadrosuna kattı. Östersunds cephesi bu durumu sıcakkanlı karşılayıp sorun çıkarmadı ve Accam sezon bitmeden Helsingborg kadrosuna dahil oldu. Geldiği ilk zamandan itibaren topla olan iyi ilişkisi ve hızıyla dikkati çeken Accam attığı ve attırdığı gollerle de herkesin beğenisini kazandı. Helsingborg yönetiminin ne kadar doğru bir hamle yaptığı zamanla anlaşıldı anlaşılmasına ancak hoca Heraide bir süre sonra 11'e almayınca Accam'ı kafalarda soru işaretlerine neden oldu. 100 metreyi 10 saniye civarında koşmasıyla herkesin dikkatini çeken ve Titi lakabıyla tanınan Accam'ın neden harika performansının ardından yedeğe çekildiğini kimse anlayamadı fakat hızı ve ileri uçtaki başarılı performansıyla dikkati çeken genç Ganalının gelecek adına umut verdiğini herkes kısa süre içerisinde gördü..

Simon Tibbling (Djurgarden - Orta Saha - Yaş 18)

Tibbling'i yazmamızı sağlayan hocası Pehrsson'a hakkını vermek lazım. Sezon başında bana Tibbling deseler kimde oynuyor bu derdim ama Pehrsson alt yapıdan çıkarıp nasıl olduysa bir anda 11'e monte etti Tibbling'i. Sezon içinde bile farkına varmadık aslında 11'de olduğunun. Avrupada artık oyunun her iki yönünü oynayan adamlara yer var kadroda. Tibbling vb adamlara bu yüzden pek sıcak bakmıyorum ama yine de bu tarz isimlerinde gösterdikleri performansla alkışı hakettiğini düşünüyorum. Dediğim gibi, 11'de oynadığının bile zaman zaman farkına varmıyorduk Tibbling'in. Çünkü çok fazla etliye sütlüye karışmayan bir oyun yapısı var. Ancak haftalar ilerledikçe özgüvenini kazanan 18'lik kardeşimiz oyunun hücum yönünü de düşünmeye başladı. Yanında oynadığı Sjölund geçmiş sezonların bir kopyasını oynasa belki çok daha fazla ön plana çıkacaktı ancak Sjölund'un düşen grafiğiyle dahi zaman ilerledikçe ön plana çıkarmayı başardı. Haftalar ilerledikçe kendine gelen güveni sayesinde son haftalarda daha fazla ismini duyurdu genç orta saha. Defansif açıdan Djurgarden'ın sezon içinde herşeyi olmaya başlayan genç oyuncunun Chibsah'ı keseceğini söyleseler inanmazdım ama son durumu bu. Pehrsson'un bu tarz genç isimleri kazanmaya yönelik olan tavrını da düşünürsek, çok daha fazla şans almaya başlayacağını söyleyebiliriz ki Sjölund'un da ayrıldığı düşünülürse gelecek yıl neler yapacağı çok daha fazla merak konusu benim kafamda..

Gbenga Arokoyo (Mjallby - Defans - Yaş 20)

Eksikler sayesinde formayı kapan ve vermeyen bir başka isimde Mjallby'de. Zaman zaman yaptığı ıskalar ve top kayıpları olsa da forma aldığından bu yana gösterdiği performansla Arokoyo'nun da yazılması gerektiğini düşündüm. Nijerya ligi ekiplerinden Kwara United'tan bedavaya gelen Arokoyo Rosengren-Ivanovski-Wikström gibi yaşı ilerlemiş isimlerin arasından sıyrılıp formayı kaptı. Kasımpaşa'dan hatırladığımız Robledo dahi takıma geri döndüğünde onun yerini alamadı. Alt yapıdan as kadroya yaşanan eksiklikler sebebi ile alındıktan sonra tanıdığımız Arokoyo bir stopere göre iyi olan çevikliği ve hızıyla dikkatimizi çekmişti. Dediğim gibi zaman zaman yaptığı yersiz müdahaleler ve ıskalamalar var ama onlarda düzeltilemeyecek hatalar değil. Özellikle Rosengren'in de futbolu bırakmasıyla 11'de daha fazla şans alabileceğini söyleyebilirim. Henüz erken ama ileri de dikkat çeken isimlerden birisi olabileceğinden Arokoyo'yu not almamız doğru olacaktır..

Alexander Michel (Syrianska - Defans - Yaş 20)

Syrianska'dan bir ismin bu satırlarda yer alıyor olması epey ilginç. Çünkü Syrianska gibi her sezon ayrı bir yapılanmaya giden ve planlaması olmayan bir takımdan bahsediyoruz. O kadar kötü bir kadroyla sezona başladı ki Syrianska, şimdilerde düşmemiş olmalarına dua etmeliler bana kalırsa. Bu durumda en çok teşekkür edilecek adamlardan ilk ikisi Touma ve Felic ise 3.sü Michel olabilir. Sezon içinde kendi bölgesinde oynamayan birçok isim oldu. Ancak Michel en özeliydi. Aslında bir ön liberodur. Ancak öyle yerlerde oynadı ki, hani bazen deriz ya kendi aramızda 'bir tek kalede oynamadı' diye. İşte aynen öyle onun durumu da. Stoper oynadı Skenderovic'in yanında. Sol ve sağ bekte oynadı. Ve hatta sağ bekte kariyerinin zirvesine bile çıktı diyebilirim. Kendi bölgesi olan orta alanda oynadı. İleri uca yakın oynadı. Hafızam beni yanıltımıyorsa bek önünde de oynatıldı. Kaleye de geçse tam olacaktı cidden. Oynadığı her bölgede de sırıtmadan formasını terletti. Genç yaşına rağmen 1 sezonda gösterdiği performans ve kaydettiği gelişim harika düzeyde. Ancak bunu geliştirebileceği en kötü yerde olması da cabası. Hollanda ligi ekipleri tarafından takipte olması iyi, güzel ama Avrupa'ya açılmak içinde çok erken onun için. Allsvenskan'ın daha takım gibi takımlarında şans bulsa kendi açısından iyi olur bana kalırsa..

Malkom Moenza (GAİS - Orta Saha- Yaş 19)

Küme düşen GAİS'de kadrodan isimler ayrıldıkça bu tarz genç isimler şans buldu. Moenza aralarında en dikkat çeken isimlerden biriydi desem yanlış olmaz. Aldığı kısıtlı süre içerisinde yeterince kendini gösterdiğini ve verilen şansı iyi kullandığını düşünüyorum. Pek tabiki alın bu adamı, transfer edin diyemem ama Superettan'da boy gösterecek GAİS'in revizyona gideceği kadroda şans bulursa iyi işler yapabileceğini düşünüyorum. Bu yüzden de gelecek yıllarda daha iyi bir takımda forma giymesi sürpriz olmayabilir. Zaten en başta da söylediğim gibi. Kadrosundan birçok isimle yollarını ayıran takım sezon sonuna doğru alt yapıdan isimlere şans vermeye başlayınca Moenza gibi birçok ismi kadroda gördük. Oynadığı oyunla orta alanda dikkatimi çeken başlıca isimdi Moenza. Gelecek yıl GAİS'in genç yeteneklerinden biri olmaya aday gibi geldi gözüme ama yine de çok erken tabiki bunları söylemek için.

Erik Johansson (GAİS - Orta Saha - Yaş 23)

Herkes onu bu sezonki oynadığı bölge sebebi ile bir defans olarak tanıdı ama asıl mevkisinin orta alanın kanatları olduğunu görmek için arşive göz atmak yeterli. Falkenbergs'den alındığında Mervan ile birlikte çok iyi işler çıkarmış ve gözüme girmişti. Küme düşen GAİS'in bu yilki şüphesiz ki en iyi birkaç isminden biri olmayı da başardı. O kadar kötü bir GAİS vardı ki sahada, stoperde saçma tercihler yapan GAİS teknik direktörleri sezon başından itibaren Johansson'a stoperde görev verdi. O bölgede de layıkıyla oynadı Erik ancak dediğim gibi asıl bölgesi orta alanda harika işler çıkarabilen bir adam Erik. Zaten Jan Mak ile yollarını ayıran GAİS, yardımcı antrenörle yola devam ettikten sonra Erik'de asıl bölgesi orta alana tekrardan kavuştu. Hatta gol sorunu çeken GAİS'in son haftalarda gol yükünü çeken adam oldu. Takım pozisyon üretemezken tek başına sırtladı takımı. Ancak sezon başından itibaren defans hapsedilince gerçek performansını göstermekte zorlandı. Sözleşmesi devam etmesine rağmen birçok önemli Allsvenskan takımının listesinde olması da potansiyelinin göstergesi. Kendi bölgesinde oynadığında kısa süre içerisinde yapabileceklerini göstereceğinden şüphem yok..

Ilir Berisha (Örebro - Defans - Yaş 21)

Berisha'yı izlediğimde tecrübeli 26-27 yaşında bir stoper kokusu alıyorum ama bu adam daha 21 yaşında. Defansif açıdan berbat bir yıl geçiren Örebro'nun ayakta kalan ender isimlerinden birisiydi. Taraftara kısa süre içerisinde kendini sevdirmesi hem savaşçı kimliği hemde hava toplarındaki hakimiyeti sayesinde oldu. Duran toplarda birçok kez gole yaklaşan tek adamdı Berisha. O kadroda yokken savruk bir görüntü çizen Örebro savunması onun sayesinde toparlanıyor olsa dahi, tek başına gösterdiği çaba yeterli olmadı. Yaşı itibari ile önünde daha uzun yıllar var. Henüz Avrupa'ya açılması söz konusu olamaz ancak Allsvenskan'dan bir takımda forma giymesi zor gözükmüyor. Defansa takviye isteyen bir takım için ilaç olabilir..

William Atashkadeh (Örebro - Forvet - Yaş 20)

Ciddi bir forvet ve gol sorunuyla sezona start veren Örebro'nun tek golcüsüydü William. Uzunca süre Örebro'nun gollerini atan tek adam konumundaydı. O olmayınca pozisyona bile giremiyordu Örebro ancak kendisinin de ciddi bir bencilliğe sahip olduğunu söylemem gerek. Yine de Örebro tarzı bir takımda forma giyiyorken bu performansı göstermiş olması onu ön plana çıkardı. Örebro'yu tek başına sırtlıyorken onun da sakatlanması bir anda takımı çıkmaza soktu. Sırf o sakatlandı diye takım sisteminde değişime gitmek zorunda kaldı. Sakatlık sonrası toparlayamadı ancak bir anda 11'e girip böylesine bir çıkış yapması dikkatleri üzerine çekmesine yetti. İlerisi için umut veren bir performansı vardı ancak bunun üzerine paylaşım tohumlarını da ekmesi gerek. Aksi taktirde gelişim göstermesi çok zor..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder