30 Kasım 2012 Cuma

Allsvenskan'da Sezonun Parlayan Gençleri.. (1)





Johan Larsson (Elfsborg - Defans / Yaş 22)

Elfsborg'un başına geçtiği ilk sezonda şampiyonluk yaşayan Lennartsson, sezona onca sakatlık problemi ile girmesine rağmen bunu başararak dikkatleri çekti ki bu zorlu süreçte mevkisi dışında görev verdiği isimlerden yüksekçe randıman alması da bunda etkili oldu. Kendi mevkisi dışında görev alan ve bunu layıkıyla yerine getiren oyunculardan Larsson. Eski teknik direktörü Haglund ona daha çok orta alanda görev veriyordu ki bundan önceki birkaç sezonda da onu bu bölgedeki güzel oyunuyla izliyor ve 11'de olmadığında da 'Bu hoca bu çocuğa neden şans vermiyor ?' diye ufak serzenişlerim oluyordu. Fazlasıyla yedekten şans bulduğu maç hatırlıyorum çünkü. Lennartsson'un gelişiyle sağ bekte görev almaya başladı dersek eksik söylemiş oluruz çünkü en başta söylediğim gibi sezona pek çok sakatlık sorunuyla başladı Elfsborg. Larsson bu sorunlar sebebi ile sağ ön yerine sağ bekte görev almaya başladı en baştan itibaren ve gösterdiği performansla dikkatleri çekti. 30 maçın 28'inde 11 başlayan Larsson hiçbir maçı kaçırmadı. 3 gol 2 asistlik performansıyla da, bir beke göre iyi bir katkısı oldu takıma. Önceki sezonlarda önde oynarken 4 gol 3 asist ile oynadığını düşünürsek, bekten de yeterli katkıyı vermiş olduğunu görürüz. Çok büyük yetenek diyemeyiz fakat şampiyonluk yolunda kilit adamlardan olduğunu es geçemeyiz..

Oscar Hiljemark (Elfsborg - Orta Saha - Yaş 20)

İsveç milli takımının alt yaş kategorilerinde de forma giyen Hiljemark için Elfsborg'a şampiyonluğu getiren adam diyebilirim. 7 Ekim tarihinde ligden düşmesi kesinleşen GAİS'e konuk olan Elfsborg için işlerin kolay geçeceği barizdir - kağıt üzerinde. Herşey onları işaret eder maç öncesi ama maç başladıktan sonra anlaşılır ki aslında hiçte öyle değildir. Devre biterken takımını öne geçiren Oscar sadece bu golüyle bu sıfatı kazanmayacaktır. 70'de yediği golle bir anda şaşkına dönen Elfsborg belki de hiç beklemediği kadar da zorlanmaktadır. 84. dakikada penaltı kazanan takım rakibin de 10 kişi kalmasıyla 'tamam oldu bu iş' derken Nilsson penaltıyı kaçırır ve bir anda ortalık karışır. Aceleyle geliştirilen atakların sonucu hüsranla bitmektedir. 5 dakika uzatılan maçın son anlarında karambolde sahneye Oscar tekrardan çıkar ve sezon sonunda şampiyon olacak takıma en değerli 3 puanı kazandırır. Ligde attığı 2 golün 2'sini de bu maçta kaydeden Oscar yalnızca bu 2 golle ön plana çıkmayı başarmamıştır. Saha içinde attığı uzun ters topların yanı sıra, uzaktan çektiği etkili şutlarla sık sık kendisinden bahsettiğimiz Hiljemark'ın takımda kalmayacağı da kesin artık. Avrupa'nın önemli liglerinden teklifler aldığını da doğruluyor zaten. PSV, Nice ve Anderlecht gibi takımlarla görüşme halinde. Orta alandaki enerjisini yeni takımında da hissettirir umarım genç kardeşimiz..

Viktor Claesson (Elfsborg - Orta Saha / Forvet - 20)

Varnamo Superettan'da fırtınıa gibi eserken Claesson bu fırtınanın aktörlerinden biriydi. Elfsborg bunu farkedince aylar öncesinden anlaşma sağlayıp Claesson'un Varnamo'da forma giymeye devam etmesini sağladı. Aynı Varnamo'nun Claesson sonrası Superettan'da ne kadar zor günler geçirdiğini görebilirsiniz. Varnamo'yu tek başına sırtlayan ve belki de takıma hiç beklenmedik sonuçlar aldıran Claesson'un yeni adresi sezon başında Allsvenskan'ın şampiyonluk adaylarından Elfsborg oldu. Varnamo'da malum sezonu 13 gol 8 asistle tamamladığını da hatırlatalım. Aynı performansı burada sürdürüp sürdüremeyeceği merak konusuydu. İshizaki, Elm ve hatta Svensson gibi isimlerin takımla olamadığı zamanlarda 11'de forma şansı buldu. Beklentiler yüksek olunca gösterdiği performans çok memnun etmedi ancak Lennartsson için tam bir jokerdi Claesson. Orta alanın heryerinde oynamasının yanında golcülük özellikleri de olan Claesson'un kimi maçlarda oynadığını dahi unuturken, kimi maçlarda hayretle izlemiştim.. Elfsborg'un şampiyonluk yolunda önemli galibiyetlerinden bir başkası olan Helsingborg maçında galibiyet golünü atan adamdı mesela Claesson.  57'de oyuna girdikten sonra yarattığı hava inanılmazdı. Maçı kazandıran adam olduğunu net şekilde söyleyebilirim. Fakat gerek hocasının onu sürekli farklı yerlerde oynatması, gerekse 1.lig tecrübesizliği daha çok yolunun olduğunun göstergesi.. Henüz Lennartsson'un bile ilk tercihi değil.

Niklas Hult (Elfsborg - Orta Saha - 22 yaş)

Rotasyon anlamında sıkıntılı bir kadroya sahip olan Elfsborg'un değişmez isimlerindendi Hult. Lennartsson'un kadroyu tahtaya yazarken öncelikle onu yazdığını sonrasında diğer isimleri yazdığını dahi düşünüyorum. Katettiği aşama inanılmaz. Sezon öncesi olasılıkları ve ligde yaşanabilecekleri konuşurken onun ön plana çıkabileceğini söyleyenler aklıma geliyor hemen. Beklentileri fazlasıyla karşıladığını söylersem yanlış olmaz. Hızı ve topa hakimiyetiyle dikkati çeken Hult için sezon iyi geçti fakat ligin sonları tam bir kabus oldu onun adına. Sezonun bitmesine 2 hafta kala yaşadığı sakatlıkla şampiyonluğu getiren maçlarda takımıyla olamasa da, son Atvidaberg maçında kenarda koltuk değnekleriyle yaşadığı sevinç görülmeye değerdi. 2 sezondur harika işler çıkaran genç sol açık için Hollanda ligi kapıları bence sonuna kadar açık. Şu 4 aylık sakatlık olmasa yeni sezonda takımla olamayabilirdi ancak sakatlık sonrası erken toparlarsa, yaz transfer döneminde elinde tutamayabilir onu Elfsborg..

Oscar Lewicki (Hacken - Orta Saha - Yaş 20)

Malmö alt yapısından yetişip Alman ekibi Bayern Münih'in II.takımına kadar yükselen Lewicki için o macera bir yere kadar sürsede, geri dönüşü muhteşem oldu. Henüz 20 yaşında olmasına rağmen Bayern Münih 17-19 alt yaş gruplarında fazlasıyla şans buldu zamanında. Hatta Bayern Münih'in II. takımında dahi formayı fazlasıyla giydi ancak Hacken onu İsveç'e geri döndüren takım oldu. Göteborg şehrindeki macerasına başlangıcı ise harika oldu. Sezon başında belkide Gerhardsson'un sistemi içinde zor yer bulur diyorduk. 4-3-3 oynayan Hacken'ın orta sahasında defans yapan ender adamlarda olabileceği kimsenin aklına bile gelmemişti belkide. Ceza sahasında çok görmezsiniz onu. Daha çok orta alan ve defans bölgesinde rakibe baskı yaparken görürsünüz. Attığı isabetli paslar ise onu farklı kılan özelliklerinden. Top kapma yüzdesi ve sonrasında kaptığı topu olumlu kullanmasıyla sezon içinde fazlasıyla dikkati çekti. Hacken'ın 4-3-3'lü sistemle bu kadar başarılı olmasında fazlasıyla katkısı olan Lewicki'nin tek golünü ise ligin sondan birinci haftasındaki AIK maçında bir duran top sonrasında geldiğini söylersek, oyun anlayışını da kısaca özetlemiş oluruz sanırım..

Abdul Majeed Waris (Hacken - Forvet - Yaş 21)

Onu ve hayatını anlatan uzunca bir yazıyı paylaşmış olsakta, aslında geleceğini nasıl iyi analiz ettiğimiz görmüş olmanında verdiği mutlulukla bu yazıda tekrardan ondan bahsetmek istedim. Çıktığı 29 maçta attığı 23 golün yanında yaptığı 9 asistle belki de bu kadar gündem oldu Waris. Ranegie sonrası forvet sorunu yaşaması beklenen Hacken'ın herşeyi oldu. Gana milli takımına da çağrıldu bu performansı sayesinde. En önemlisi de Rus ligine Spartak Moskovaya transfer oldu. 3 Milyon Euro civarı bir para kazandırarak hem de. Sonradan girerekte olsa giydiği Gana forması ve yaptığı bu son transfer performansının getirileri oldu. Geliştirebileceği fiziği Rus ligi için biçilmiş kaftan. Defans arasına yaptığı koşulara cevap aldığı sürece yapamayacağı gol şekli yok gibi. Umarım aylar öncesinde var olan beklentilerimizi göstereceği performansla daha da yukarılara çeker, Ganalı genç müslüman.

Nasiru Mohammed (Hacken - Forvet - Yaş 18)

Waris'in beklenmeyen derecedeki harika performansı Hacken'ı da tatlı bir zorluğa itti. Waris'i elinde tutamayacağını anlayan Hacken yönetimi Gana'nın U20 takımında da forma giyen genç Nasiru'yu transfer edip, bir nevi Waris'in boşluğunu daha gitmeden doldurdu sezon içerisinde. Tıpkı Ranegie transferinde nasıl bir planlama yaptılarsa aynısını uyguladılar. Waris'de takıma ilk katıldığında 18'li yaşlardaydı. Nasiru'nun tek farklı yanı, Waris'den daha hızlı bir giriş yapması. Gana'dan oyuncular deneyen Manchester City ile dahi denemelere çıkan Nasiru Hacken'a öncelikle kiralık geldi. 26 Ağustos tarihindeki Elfsborg maçında 65'de ilk kez formayı sırtına geçirdi. 71 ve 76'da attığı gollerle 2-1 geride olan takımını 3-2 öne geçirdi. Kiralık olarak kadrosuna kattığı Nasiru'dan 11 maçta 4 gollük katkı alan Hacken oyuncunun performansından memnun kalınca bonservisini de aldı. 4 yıllık sözleşme imzalanan Nasiru'dan da beklentiler epeyce fazla. Hatta Spartak Moskova'ya transfer olan Waris, aylar öncesinde Nasiru'nun kendisinin yerini alacağından emin olduğunu dahi söyledi.. Bekleyip, göreceğiz..

Pontus Jansson (Malmö - Defans - Yaş 21)

Sezon içindeki performansı sayesinde İsveç milli takımına kadar yükselen Jansson'un, ekonomik sıkıntılar çeken Malmö'de kalması zor göründüğünden transferi epeyce gündemde. Rus ekibi Krlya Sovietov'dan gelen teklifi reddetse dahi, yaz ayındaki transfer döneminde ayrılmak istediğini her fırsatta söylüyor genç stoper. Yaşlı kurt kaptan Andersson ile sezonun genelinde tandemde görev alması bekleniyordu ancak bir anda yanından genç çaylak Helander'i buldu. Andersson ve Sudic'in sakatlıklarla boğuştuğu sezonda tüm maçlarda 90 dakika giyecekti fakat son AIK deplasmanında son anlarda oyundan alındı. Savaşçı kimliğinin sezon içinde ters teptiği ender maçlardan birisi henüz sezonun 2.haftasındaki Hacken maçıydı. O maçta yaptığı büyük hatalarla 5-0'lık yenilginin mimarlarındandı ancak sezon genelinde bu performansının üstünü örten başarılı performansların altına imzasını attı. En başta söylediğim gibi bu performansıyla İngiltere ile oynanan hazırlık maçının kadrosuna da çağrıldı. Mellberg sonrası sıkıntılar yaşaması muhtemel İsveç milli takımı defans hattının aday adaylarından bir tanesi Jansson..

Miiko Albornoz (Malmö - Defans - Yaş 22)

Ligde en beğendiğin genç adamlar deseler en başta hep onu, Albornoz'u söylerim. Katettiği aşama gözümde inanılmaz derecede. Brommapojkarna'dan geldiğinde sol açık olarak tanıyorduk onu. Sol bekte de fazlasıyla görev aldığını biliyorduk. Ama Malmö'de yaşanan gelişmeler ona farklı bir pozisyonun önünü açtı. Geldiği ilk sezon 18'e bile giremeyen ve çok az şams bulan Albornoz bir anda sağ bekin 1.adayı haline gelmişti sezon başında. Sezon öncesi hazırlık kampında Norling'in sakatlıklar yüzünden Albornoz'u sağ bekte denemesi garibime gitse de, sezon başlangıcıyla birlikte bunun ne kadar yerinde bir uygulama olduğuna şahit oldum. Sol ayaklı birisine göre sağ kanatta yaptığı işleri hayranlıkla izledim sezon içerisinde. Hatta asıl bölgesi sağ bek olan bir çok oyuncudan daha iyi performanslar gösterdiğini de söylersem yanlış olmaz. Yaptığı kanat bindirmelerinin karşılığını özellikle Ranegie sonrası pek alamasada, Hamad ile olan uyumu fazlasıyla dikkat çekiyordu sezon genelinde. Sol ayağıyla kullandığı etkili vuruşlar ve sahada adım atmadık yer bırakmayarak gösterdiği standart oyun sayesinde gözüme girmeye başardı Albornoz. Takıma katıldığı ilk zamanlardaki silik görüntüsünü de bu sayede silmiş oldu. Bu maç devamlılığı ve performansıyla birçok takımda rahatlıkla 11'de forma giyebileceğini söyleyebilirim.. Umarım değeri bilinen adamlardan olur..

Jiloan Hamad (Malmö - Orta Saha - Yaş 22)

Gösterdiği performansla İsveç milli takımına kadar yükselen bir diğer Malmölü'de Hamad. Albornoz'dan bahsederken aralarındaki uyumu da yazmıştım. Albornoz hem kendini hemde Hamad'ı parlatan adam oldu bana kalırsa. Aralarındaki uyum sağ kanadı fazlasıyla etkili kullanan bir takım haline getirdi Malmö'yü. Hele ki Ranegie ve Jimmy ayrılınca takımın en önemli adamı konumuna geldi Hamad. Larsson ve Wilton'un da düşen performansıyla kilit adam rolüne büründü çoğu maçta. Fakat sezon sonunda şampiyonluk gelmeyince o da isyan bayrağını çekti ve ayrılık sinyalleri verdi. Azeri asıllı İsveç vatandaşı Hamad, şampiyon olamamalarını Ranegie ve Jimmy'nin satılmasına ve yerlerinin doldurulmamasına bağladı. Böyle giderse kendisinin de gelen teklifleri değerlendireceğini söyledi her fırsatta. Gösterdiği aşama iyi güzel de, geliştirmesi gereken çok fazla yönü olduğu da kesin. Tek bir sezondaki bu performansıyla net şeyler söyleyemiyorum ancak yapabileceği şeyler olduğuda net..

Simon Thern (Malmö - Orta Saha - Yaş 20)

Efsanevi İsveçli futbolcu Jonas Thern'in oğlu Simon Thern'de bu listede olabilecek isimlerden. Malmö'nün ezeli rakibi Helsingborg'dan geldiğinde medyada epeyce şey yazıldı çizildi. Hatta sezon içindeki Helsingborg derbisinin birinde onun adına açılan çirkin bir pankart dahi vardı. Ancak sözleşmesini uzatmayan Helsingborg'un bu transferde ciddi bir hatası olduğunu da söylemeliyiz. Sezon içinde attığı jenerik gollerle dikkati çekti Thern. Jimmy takımdan ayrılınca orta alanın ortasından ziyade, solda oynatılıp ondan birşeyler yapılması beklendi ancak olmadı. Orta alanın ortasında özellikle Pekalski ile oynadığında gösterdiği başarılı performans ile göze girdi daha çok. Oyunun hücum yönünde attığı milimetrik paslar Malmölü oyuncularca cömertce harcansa da, bireysel olarak sahada izlettiği futbol bir futbolsever olarak beni fazlasıyla tatmin etti diyebilirim. Modric'i andıran dış görünüşünün yanında bir de fiziki olarak daha güçlü bir hale gelirse, iyi yerlere geleceğinden şüphem yok..

Tokelo Rantie (Malmö - Forvet - Yaş 22)

Malmö Ranegie'yi satınca yerine hemen birini alma derdine düşüp Güney Afrika'dan Rantie'yi 1.5 yıllığına kiralayınca, 'Nerden buldular bu elemanı, Ranegie'nin yerini dolduramaz' diye isyankar yazılarım olmuştu. Aratmıyor dersem yalan söylerim ama beklenenden fazlaca iyi katkı verdiğini de söylemem gerek. Afrikalıların birçoğunda olan 'beyninin kullanma ve oyun zekası' problemi onda da var ama İsveç liginde buna fazla önem verilmediğinden sahada gösterdiği enerjiyla fazlaca sevildi. Güney Afrika milli takıma da yükselen Rantie'nin yüksek yerlere gelmesi çok zor ama makul yerlerde iyi işler yapabileceğini söyleyebilirim. Hızı ve güçlü fiziğiyle birçok ikili mücadelede üstün olan taraf olabiliyor. Ancak dediğim gibi, oyun zekası kısıtlı düzeyde olunca gol yollarında saç baş yoldurtması yüksek ihtimal. Tek başına takımı sürükleme çabası da fazlasıyla olunca bencilliği tavan yapabiliyor çoğu zaman. Bu negatif yanlarından dolayı çok iyi niyetli yaklaşamıyorum onun için ama yetenekleri olduğu da bir gerçek..

1 Kasım 2012 Perşembe

Kara Mbodj Genk'te






FM Efsanesi olarak akıllarda yer edinen Kara Mbodj uzun süredir Tromso'de başarılı olarak forma giymekteydi. Bu süreçte Arsenal başta olmak üzere Avrupanın çeşitli büyük takımlarının ilgisini çekmeyi başardı. Kara için son olimpiyatların vitrin olacağını belirtiliyorduki Belçika'nın Genk kulübü ciddi bir adım atınca transferi bitirmeyi başardı.

Kulüpler yaklaşık 1 hafta önce 10 Milyon Kron'luk bonservis ücretinde anlaşırken geriye Genk'in Kara'yı ikna etmesi kalmıştı. Kara hafta sonunda oynanan Valerenga maçında cezalı olunca Pazar günü Belçika'ya gidip Genk ile hem kontrat detaylarını görüştü hemde sağlık kontrolünden geçti. Rötarlıda olsa Norveç'e dönen Senegal'li orta saha oyuncusunun Genk ile 3.5 yıllık anlaşma yaptığı belirtiliyor. Kara'da bu şansı bulmaktan memnun olduğunu ve Belçika'da oynamanın heyecan verici olduğunu söyledi.

Orta sahada defansif rol üstlenen sahada basmadık yer bırakmayan oyun tarzıyla bilinen oyuncunun 3. bölgeyede etkisi azımsanmayacak kadar fazla. Futbolunu daha üst seviyeye çıkarıp daha büyük kulüplere transfer olmasını bekliyorum. Genk onun için önemli bir basamak olacaktır.